2023’te Eğitim

Şeyhmus Kaya
2022 yılı, Pandeminin etkisi, küresel ekonomik dalgalanmalar, Suriye’de çete istilalarının devam etmesi, Rusya – Ukrayna savaşı, Türkiye için zam yılı ve yine Türkiye için adaletin sancılı olduğu bir yıl oldu.
Peki, eğitim alanında tablo nasıldı? Değişen MEBbakanının eğitim kökenli olmaması ve eğitim alanına yeterince hâkim olmaması dikkat çeken önemli detaylardan biriydi. Öğretmenlik meslek kanunuyla getirilen kariyer basamaklarının yarattığı ikilik,eğitimciler arasında ciddi bir eşitsizliğe yol açmıştır.
2022 yılı ve öncesinden süregelen, 2023 te çözüm bekleyen bazı temel sorunları şöyle sıralamak mümkün:
  1. Atanmayan Öğretmenler Sorunu
  2. Özel Sektörde Çalışan Öğretmenlerin Yasal Statüleri ve Çalışma Koşulları
  3. Okulların Eğitim Kalitesi ve Altyapı Sorunları
  4. LGS VE YKS Sınavlarının Yapısal Sorunları
  5. Anadilde Eğitim Sorunu
Yukarıda belirtilen sorunlara daha çok sorun eklenebilir fakat onlar arasında en hayati özellikte olanları irdelemek yerinde olacaktır.
1-Atanmayan Öğretmenler Sorunu:
2022 verilerine göre atama bekleyen öğretmen sayısının 500bininin üzerinde olduğu gerçeği karşımızda durmaktadır. Bu rakama özel sektörde çalışıp kamu okullarına atanmak isteyenleri de eklersek rakam 1milyona yaklaşacaktır. İşsiz olan ve özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaşadığı can alıcı sorunları hesaba kattığımızda bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
2-Özel Sektörde Çalışan Öğretmenlerin Yasal Statüleri ve Çalışma Koşulları:
Özel sektörde çalışan eğitimcilerin, iş kanunu olan 4857, özel öğretim yasası olan 5580 ile memurluk yasası olan 657 arasında gidip gelmektedirler. Süreli sözleşmeli anlaşmaların yarattığı güvencesizlik, düşük ücretler, yoğun mesai ve benzeri hususlardan kaynaklı yaşanan sıkıntılar vahim noktalara varmıştır. Güvencesiz çalışma koşulları emek sömürüsünü en acımasız evreye taşımıştır. Bu alandaki sorunlar “Eşit işe eşit ücret” ve çıkartılacak adil bir meslek yasasıyla giderilmesi mümkündür.(2014 te iptal edilen 5580 / 9-2 geri getirilmelidir)
Son verilere göre öğretmen sayısı 1milyon 112bini geçmiş durumda. Bu rakamın 162bini özel okullarda çalışmaktadır. Tabi kayıt dışı olanları ve kurslarda çalışan 100binleride hesaba katarsak bu rakam 2milyonu geçmektedir. Diyarbakır’ da özel okullarda atamalı olarak çalışanların sayısı 3binin üzerinde iken kurslarda çalışanların sayısı 10binin üzerindedir. (Resmi girişi olmayanları da katarsak bu rakam 20bini fazlasıyla geçmektedir.)
3-Okulların Eğitim Kalitesi ve Altyapı Sorunları:
Ülkenin hemen her yerinde okulların verdiği eğitimin yetersizliğinden dolayı özel okul ve kurslara ilgi her dönem artmıştır.( Son ekonomik tablodan dolayı her nekadar 2022 de talepte düşüş olsa da)Kamu okullarında sınıfların kalabalığı, ders işleyiş kalitesinin düşüklüğü, kütüphane, laboratuvar ve spor salonu gibi altyapı yetersizlikleriile sınav odaklı eğitim, kalitesiiyice düşürmüştür. Özel okullarda altyapı genel olarak iyi olsa da verilen eğitim tartışmalıdır. Diyarbakır’ı temel aldığımızda kamu okullarında özellikle son yıllarda kalite iyice düşmüş durumdadır. Özel okul eğitimi kamuya göre birkaç derece daha iyi olsa da 8.sınıf ile 12. Sınıflarlar da sadece sınav endeksli hareket edilmektedir. Bu tür okullarda kültür sanat etkinlikleri ön plana çıksa da bilimsel etkinlikler birkaç okul dışında oldukça sönük kalmaktadır. Büyük zahmetlerle girilen fen liselerinde ve diğer nitelikli okullarda da eğitim son sınıflarda ciddi anlamda sekteye uğramakta, öğrenciler okullardan adeta kaçmaktadırlar.
4-LGS ile YKS Sınavlarının Yapısal Sorunları:
Her iki sınavın,hem konu içeriği hemde soru sayıları açısından geçerliliği ve güvenirliliği oldukça tartışmalıdır. Özellikle YSK’nin TYT kısmındaki fen ve Sosyal testlerinin soru sayısı konu sayına göre oldukça yetersiz kalmaktadır.
Gerek LGS sınav konuları olsun gerekse YKS sınav konularının çokluğu ve özellikle akademik olarak üst düzey zihinsel beceri ölçmeye dönük soruların soruluyor olması, bireysel yetenek tarafının gölgede kalmasına yol açmaktadır. YKS konularının üniversite müfredatı düzeyinde olması, öğrencilerin sağlıklı bir şekilde gelişim göstermelerini engellemektedir.LGS’nin tek sefere mahsus yapılıyor olması hem gençlerde kaygı düzeyini arttırmakta hem de olası aksilikler sonucunda tüm emeklerinin kaybolmasına yol açabilmektedir. Her iki sınav grubu için konu yoğunluklarının azaltılarak bireysel yetenek ve okulda geçen sürenin daha nitelikli hale getirildiği, salt sınav odaklı olamayan bir sistemin acil olarak oluşturulması şart.(Her iki sınavın yapısal sorunları ayrıca detaylı bir şekilde ele alınması gerekmektedir. Burada bu sınavların en temel bazı sorunlu noktaları ele alındı. YKS ile ilgi bilgileri bir önceki yazılarımda görebilirsiniz.)
5-Anadilde Eğitim Sorunu:
Ülkemizde anadilde eğitim, 1924 anayasasından sonra ve özellikle 1980 darbesi sonrası ciddi bir sorun alanına dönüşmüştür. Lozan anlaşmasıyla beraber,azınlıklara tanına eğitim hakkı Kürtlere Cumhuriyetin asli üyeleri olduğu gerekçesiyle verilmemiştir. Nüfus itibariyle ikinci büyük çoğunluğa sahip olan Kürtlerin anadili yani Kürtçenin ikinci resmi dil olması gerekliliğine rağmen birçok konuda olduğu gibi anadilde eğitime de yasaklar getirilmiştir. Günümüzde bu köklü sorun büyük oranda mevcudiyetin sürdürmektedir. Demokratik ve adil bir yaklaşımla aslı üye olduğu belirtilen Kürtlerin anadilde eğitim hakkı hem insani hem de hukuki olarak şarttır.
Eğitim alanındaki bazı temel sorunlar en genel haliyle ele alınmaya çalışıldı. (Her bir sorun alanının detaylı bir şekilde ele alınması gerekir.) Gelişmiş ülke olmanın gereği, demokratik bir cumhuriyeti inşa ederek, başta eğitim olmak üzere diğer hayati soruları ivedilikle çözüme kavuşturmaktır. Umarım yeni yıl sadece rakamların değiştiği yıl olmaz…
Salawe ya nu ronahibi(yeni yılınız aydınlık olsun)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.