TİGRİS HABER - "Aşırı turizm" (overtourism) kriziyle karşı karşıya kalan 8 ülke; artan vergiler, ek giriş ücretleri, vize kısıtlamaları ve sıkı denetimlerle ziyaretçi sayısını kontrol altına almaya çalışıyor. Yerel halkın yaşam kalitesini korumayı ve altyapı krizlerinin önüne geçmeyi hedefleyen bu yeni politikalar, küresel seyahat alışkanlıklarını kökten değiştirecek cinsten.
İşte seyahat rotanızı değiştirmeden önce bilmeniz gereken, turistlere karşı kısıtlama kararı alan o ülkeler ve uyguladıkları yeni kurallar:
1. Tayland: Vizesiz kalış süresi yarı yarıya düşürüldü
Güneydoğu Asya'nın turizm lokomotifi Tayland, "kitle turizmi" yerine "nitelikli ve yüksek harcama yapan" turistleri çekmek için strateji değiştirdi. Birçok ülke vatandaşına tanınan 60 günlük vizesiz kalış süresi resmi kararla 30 güne indirildi. Ayrıca ülkeye ayak basan her turistten ek bir giriş ücreti alınması planlanıyor. Bu kısıtlamaların ardından yabancı ziyaretçi sayılarında gözle görülür bir düşüş trendi başladı.
2. İspanya: Turizm karşıtı protestolar ve 'veri' tartışması
Avrupa'da turizm krizinin en sert yaşandığı yerlerden biri olan İspanya’da halk, artan kiralar ve kalabalık nedeniyle sokaklara dökülmüş durumda. Hükümet ise kontrolü sağlamak adına turistlerden kredi kartı bilgileri dahil olmak üzere çok detaylı kişisel veriler talep etmeye başladı. Yükselen konaklama vergileri ve bu sıkı veri politikası, seyahat severlerin tepkisini çekiyor.
3. İtalya: Günübirlikçilere ücret ve kamusal alan yasakları
Tarihi dokusunu korumakta zorlanan İtalya, özellikle Venedik ve Floransa gibi şehirlerde sert tedbirler uyguluyor. Venedik'e şehir dışından gelecek günübirlik ziyaretçilerden giriş ücreti (ayak bastı parası) alınırken, tarihi merkezlerdeki kamusal alanlarda uygunsuz davrananlara, çevreye çöp atanlara veya tarihi basamaklarda oturanlara astronomik cezalar kesiliyor.
4. ABD: Sınır politikalarında sıkı yönetim dönemi
Amerika Birleşik Devletleri, ulusal güvenlik ve sınır kontrolü gerekçesiyle yabancı turistlerin ülkeye giriş süreçlerini zorlaştırdı. Belirli ziyaretçi gruplarından yüksek tutarlarda teminatlar talep edilirken, ülkenin dünyaca ünlü milli parklarına giriş ücretlerine yapılan ciddi zamlar da düşük bütçeli seyahat severleri caydırmayı hedefliyor.
'Nitelikli Turist' dönemi başlıyor
Küresel turizm otoriteleri, ülkelerin artık "kaç milyon turist ağırladıklarına" değil, "gelen turistlerin yerel ekonomiye ne kadar bıraktığına" odaklandığını belirtiyor. Yüksek vergiler ve kısıtlamalar, sırt çantalı ve düşük bütçeli gezginlerin işini giderek zorlaştırıyor.
5. Hollanda: Amsterdam'da 'gelmeyin' kampanyaları
Yıllardır aşırı turizmle mücadele eden Hollanda, özellikle başkent Amsterdam için caydırıcı politikalar yürütmeye devam ediyor. Şehirdeki konaklama ve eğlence vergilerini en üst seviyeye çıkaran yönetim, kitle turizmini engellemek adına dijital platformlar üzerinden "şehrin huzurunu bozacak turist gruplarını" hedef alan uyarı kampanyaları düzenliyor.
6. Japonya: Kültürel mirası korumak için erişim kısıtlaması
Pandemi sonrası turizm patlaması yaşayan Japonya, tarihi ve doğal alanların zarar görmemesi için harekete geçti. Özellikle Fuji Dağı ve Kyoto'nun tarihi geyşa bölgeleri gibi aşırı yoğunluk yaşanan destinasyonlarda ziyaretçi kotaları, yeni ek ücretler ve belirli sokaklara giriş yasakları gibi katı kurallar devreye alındı.
7. İzlanda: Araç kiralayanlara sıkı takip ve ek vergiler
Eşsiz doğasıyla son yılların gözdesi olan İzlanda, sürdürülebilir turizm için maliyetleri artırma yoluna gitti. Ülke genelinde yol ve ulaşım ücretlerine zam yapılırken, doğaya zarar verilmesini önlemek amacıyla kiralık araçlarla seyahat eden turistlerin rotaları artık çok daha sıkı denetleniyor.
8. Kanada: Dijital vize engeli ve evrak sıkılaştırması
Kanada, ülkeye giriş süreçlerini ve dijital vize (eTA) onaylarını çok daha komplike bir hale getirdi. Küçük evrak eksiklikleri veya sistemsel uyuşmazlıklar nedeniyle binlerce turistin havalimanlarından geri çevrildiği belirtiliyor. Kanada yönetimi, ülkeye giriş yapacak kişilerin profillerini çok daha sıkı bir filtreden geçiriyor.