TİGRİS HABER - Her birinin yaşanacak sevinçleri, mutlulukları, geleceklerine dair doktor, mühendis vb. mesleki hayalleri vardı. Amma hepsi anne-babaları, öğretmenleri ve arkadaşlarının yaşadığı acı vedalar ile melek oldu!
2025-2026 Eğitim öğretim yılında Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat İlçesi’nde, biri lise diğeri ortaokul olan eğitim kurumlarımıza, birer gün arayla, 19 ve 14 yaşındaki saldırganların, tüfek ve tabancalar ile yaptıkları saldırılarda, 11 öğrenci ve bir öğretmenimiz melek olmuş, otuza yakın öğrencimiz yaralanmıştı!
Bu olaylar, 1978 yılında, İstanbul Üniversitesinde siyasi amaçlı yapılan ve 7 kişinin ölümü, 41 kişinin de yaralandığı bombalı olaydan sonra, eğitim kurumlarımızda yaşanan en büyük acılar olmuştur.
Okullara saldırılardan sonra, yöneticilerin yaptığı genel değerlendirmeler; olayların münferit olduğu ve okullarda alınacak polisiye tedbirlerle, benzeri olayların önüne geçileceği şeklinde olmuş, evlatlarını kaybeden anne ve babalar ile yaralananlar acılarıyla, olaylara tanık olan öğrenciler zihinlerindeki travmalarla baş başa kalmışlardır.
Eğer sadece polisiye tedbirlerle okullarda yaşanan silahlı saldırılar önlenebilmiş olsaydı, aldıkları güvenlik tedbirleri ile her bir okulu adeta kaleye çevrilen Amerika’da, her yıl okullarda onlarca silahlı saldırı olayı yaşanmaz ve yüzlerce kişi yaşamlarını kaybetmezdi.
Dünyanın değişik ülkelerinde, okullarda yaşanan silahlı saldırıların nedenlerinde; zorbalık muamelesine tabi olma, intikam alma, depresyon, dijital platformlardaki şiddet sarmalı ile silaha erişimdeki kolaylık hususlarının yer aldığı gözlenmiştir!
Bu açılardan değerlendirildiğinde, okullara yönelik silahlı saldırıların önlenmesinde, olayları münferit olarak değerlendirilip, sadece polisiye tedbirler almanın yeterli olmayacağı değerlendirilmektedir.
Kütahya Valimiz ’in, bu yılki Eğitim-Öğretim yılının açılışı dolayısıyla, 14 Eylül’de yaptığı konuşmada kullandığı;” Veliler de öğretmenlerimizi sık sık rahatsız etmesinler. Bir şey olduğu zaman koşa koşa okula gitmeyin. Önce kendi çocuğunuzu sorgulayın... Onlara(çocuklarınıza) sorumluluk yükleyin…” ifadelerinde de vurguladığı gibi, öğrencinin öğretiminde birinci derecede öğretmen yükümlü ise de, çocuklarının eğitiminde velinin sorumluluğu, öğretmenin sorumluluğundan daha fazladır.
Anne-Babaların çocuklarıyla ilişkilerinde; şımartılmanın çocuklara aşırı derecede zarar verdiği ve kontrollerinin kaybedildiği, anne ve babaların tutamayacakları sözler verdiklerinde, çocuklarında davranış problemlerinin oluştuğu, öğütlerden daha çok anne ve babaların davranışlarından etkilendikleri ve başkalarının yanında çocuklara onur kırıcı davranılmaması gerektiği hususları ile daha fazlasının yer aldığı, aşağıda uzantısı (X) verilen” Çocuklar beş defa konuşsun” başlıklı yazımızın incelenmesinin, velilerimiz için faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
Okullarımızda yaşanan acı olayların bir diğer nedeni, Kahramanmaraş’ta 14 yaşındaki öğrencinin, kendi babasının 5 tabancası ve bunlara ait cephaneye rahat ulaşabilmesinde olduğu gibi, toplumumuzda silaha erişimin kolaylaşmış olmasıdır.
İçişleri Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının (Umut Vakfı gibi) verilerine göre, Türkiye'de milyonlarca ruhsatsız silahın bulunduğu, her yıl binlerce ruhsatsız silahın güvenlik güçlerince ele geçirildiği ve bireysel silahlanmanın toplumsal bir güvenlik sorunu haline geldiği belirtilmektedir.
Bundan dolayıdır ki, her ne şekilde olursa olsun, evinde silah bulunduran velilerin, silah ve mühimmatlarını çocuklarının erişemeyeceği tarzda muhafaza etmeleri, çok ama çok önemlidir!
334 milyon kişilik nüfusu olduğu halde, toplumunda 390 milyondan fazla bireysel silahın olduğu ABD’de, son 25 yılda, okullara 1453 silahlı saldırıda bulunulması ile yüzlerce can kayıplarının yaşanması tesadüf olabilir mi?
İstisnasız bütün okullarımızda, çevre duvarı ile fiziki güvenliğin sağlanması, güvenlik görevlisi bulundurulması, okul içi ve çevrelerinin kameralı sistemlerle donatılması, okul girişlerinde detektörlü cihaz bulundurulması ile yetkisiz kişilerin okullara girişinin önlenmesi, çocuklarımızın güvenliği için gerekli olan önemli bir husustur.
Şiddet eylemlerini meşrulaştıran sosyal medya, sosyal canavara dönüşmüş olup, başta okullarımız ve öğrencilerimiz olmak üzere, her kesimdeki insanlarımız için toplumsal sorun haline gelmiştir. Çocuklarımızın bu canavardan korunması, başta velilerimiz olmak üzere, eğitimcilerimiz ve ülkemizi yönetenler için, başat görevlerin en önemlisidir!
Ve nihayet çocuklarımızın eğitim kurumlarında gözetilmesi ile ihtiyaçları halinde kendileri ve ailelerine verilmesi gereken psikolojik destek, ihmal edilmemesi gereken asli bir görevdir!
Bunun için okullarımızda sınıf öğretmenliği uygulaması ile Psikolojik Danışman ve rehber öğretmenlik kadroları mevcuttur.
Her 300 öğrenci için bir rehber öğretmenin görevlendirildiği okullarımızda, rehber öğretmenlere; psikolojik danışman, planlama ve raporlama, eğitsel ve mesleki rehberlik, bireyi tanıma, özel eğitime ihtiyacı olanları tespit ile ilgili kurumlara sevk, öğretmen ve velilere danışmanlık, okula yeni gelen öğrencilere oryantasyon vb. muhtelif bir çok görev yüklenmiştir.
Aşırı iş gücü ve sorumluluk ile yoğunlaştırılan rehber öğretmenlerimizin, öğrenciyi tanıması ile ona ve velisine yardımcı olması ve dolayısıyla sorunlu öğrencileri tespit edip önlem aldırılması, eğitimin doğasına ve mantığına tamamen aykırıdır.
Okullarımızdaki rehber öğretmenlerin kendilerine yüklenilen; önleyici, koruyucu, geliştirici, yöneltici ve iyileştirici rehberlik hizmetlerini hakkıyla yerine getirebilmeleri için, ya okullardaki sayılarının arttırılması (her 100 öğrenci için bir danışman), ya da kendilerine yüklenilen görevlerin, sadece öğrenci ve velisini tanıma ile onlara psikolojik danışmanlık yapması şeklinde yeniden düzenlenmesidir!
Dünyanın okullara saldırı sorunu yaşanmayan(!) birçok ülkesinde, okullarda güvenli bir eğitim için; okul binalarının içi ve dışı ile giriş ve çıkışlarında, teknolojik ve fiziki güvenlik önlemleri alınırken, aynı zamanda öğrenciler ile velilerine, gerçek anlamda psikososyal destek ve sosyal entegrasyon hizmeti de verildiğinin, eğitim sistemimizi yönetenlerce bilinmesi ve buna göre davranılması, öğrencilerimiz ve ülkemizin istikbali için hayati önemdedir.
Paylaşılan tedbirler çerçevesinde alınacak önlemlerin, geçen eğitim-öğretim yılında, okullarımızda yaşanan silahlı saldırılar ve bir daha yaşanmamasını temenni ettiğimiz acı vedaları önleyeceği, hususunu okuyucularımızın değerlendirmelerine sunuyorum.
Bir hafta önce başlangıcı yapılan yeni eğitim-öğretim yılının; ilk, orta, lise ve üniversitelerde eğitim alan 25 milyona yakın öğrencimiz ile onların öğretmenleri, aileleri ve yöneticilerine, acılardan uzak, başarılar ve hayırlara vesile olması, en samimi duygularımızla, gönülden arzumuzdur.
X: 12.09.2023 tarihli yazımız, https://www.tigrishaber.com/cocuklar-bes-defa-konussun-6685yy.htm