TİGRİS HABER - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nin YÖK’e gönderdiği görüşte, dijital platformlardan sağlanan gelirlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında “ticaret ve kazanç getirici faaliyet” olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Düzenlemeye ilişkin görüşün üniversitelere ulaşmasının ardından bazı akademisyenler, olası disiplin yaptırımlarıyla karşılaşmamak için YouTube yayınlarını durdurma veya kanallarındaki içerikleri kaldırma yoluna gitti.
YÖK GÖRÜŞ İSTEDİ, SÜREÇ CUMHURBAŞKANLIĞINA TAŞINDI
Tartışmanın, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) 17 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı’ndan akademisyenlerin dijital platformlardaki yayıncılık ve uygulama geliştirme faaliyetlerine ilişkin hukuki görüş istemesiyle başladığı belirtildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 20 Ağustos’ta hazırlanan değerlendirmenin ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, 2 Eylül’de YÖK’e görüşünü iletti.
Söz konusu değerlendirmede, dijital platformlardan elde edilen gelirlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesinde düzenlenen ticaret ve kazanç getirici faaliyet yasağı kapsamında ele alınması gerektiği ifade edildi.
BAZI AKADEMİSYENLER YOUTUBE YAYINLARINI DURDURDU
Görüşün üniversitelere ulaşmasının ardından bazı akademisyenler, bilimsel ve eğitim amaçlı içeriklerini YouTube'dan kaldırmaya veya yeni yayın yapmamaya başladı.
Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altay Tayfun Özcan da bu gelişmenin ardından YouTube yayınlarına son verdiğini açıkladı. Özcan, dijital platformların akademik bilginin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından önemli bir araç olduğunu belirterek, bundan sonra öğrenciler ve izleyicilerle kitap ve makaleler üzerinden buluşmayı umduğunu ifade etti.
Akdeniz Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Tekir ise düzenlemenin tarih gibi alanlarda uzman akademisyenlerin dijital içerik üretmesini zorlaştırabileceğini savundu.
“BİLİM İLETİŞİM OFİSLERİ” TARTIŞMASI
Düzenlemeye yönelik eleştirilerin bir diğer başlığı ise üniversitelerin bilimsel bilginin topluma ulaştırılması amacıyla yürüttüğü çalışmalar oldu.
TOBB ETÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Ergin, Türkiye’de YouTube kanalı bulunan öğretim üyelerinin sayısının yaklaşık 146 olduğunu belirterek, üniversitelerde “Bilim İletişim Ofisleri” kurulmasının teşvik edildiği bir dönemde akademisyenlerin dijital platformlardan gelir elde etmesinin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesini çelişkili buldu.
GELİR ELDE ETMEYEN AKADEMİSYENLER İÇİN DE BELİRSİZLİK VAR
Düzenlemeyle ilgili en önemli soru işaretlerinden biri ise YouTube veya sosyal medyadan gelir elde etmeyen akademisyenlerin durumunun ne olacağı.
Reklam ve diğer para kazanma seçeneklerini kullanmayan akademisyenlerin bilimsel içerik üretmeye devam edebileceği yönünde değerlendirmeler bulunuyor. Ancak bazı yorumlarda, doğrudan gelir elde edilmese bile faaliyetin gelecekte “kazanç sağlama potansiyeli” taşımasının kapsam açısından değerlendirmeye alınabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle özellikle YouTube kanalı bulunan akademisyenler açısından, “Gelir elde etmiyorsam da yasak kapsamında mıyım?” sorusu henüz net bir yanıt bulmuş değil.
Yeni görüş, akademisyenlerin bilimsel içerik üretimi ile kamu görevlilerine yönelik ticari faaliyet yasağı arasındaki sınırın yeniden tartışılmasına neden olurken, düzenlemenin gelir elde etmeyen dijital yayınları kapsayıp kapsamadığına ilişkin belirsizliğin nasıl giderileceği merak konusu oldu.