Tüm dünyada geleceğin yıldız sporcularının gelişimi için yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz:
“Altyapıya önem verilmeli, gençler spora kazandırılmalı, yeni yetenekler keşfedilmeli…”
Peki, gerçekten öyle mi?
Bir taraftan altyapının öneminden söz ediyoruz, genç futbolcuların önünü açmamız gerektiğini söylüyoruz.
Diğer taraftan ise Türk futbolunun en önemli yapı taşlarından biri olan amatör futbola her geçen gün yeni mali yükler getiriliyor.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2026-2027 sezonu için amatör spor kulüplerini ilgilendiren filiz lisans ve transfer ücretlerini açıklamasının ardından, bazı ücret kalemlerinde geçen yıla oranla yüzde 300’ün üzerinde artış yaşanması amatör futbol camiasında büyük tepkiye neden oldu.
Zaten ekonomik olarak ayakta kalmakta zorlanan amatör kulüpler, yeni sezon öncesinde bir kez daha mali yükün altında bırakılıyor.
Şimdi sormak gerekiyor:
Amatör futbol olmadan profesyonel futbolcu nereden çıkacak?
Bu sorunun cevabını kim verecek?
AMATÖR LİG, FUTBOLUN İLK ADIMIDIR
Bir futbolcunun profesyonelliğe uzanan yolculuğu çoğu zaman büyük stadlarda başlamıyor.
Mahalle sahalarında, toprak sahalarda, amatör kulüplerde ve altyapılarda başlıyor.
Bugün Süper Lig’de, 1. Lig’de ve diğer profesyonel liglerde forma giyen birçok futbolcunun geçmişinde amatör futbol ve bir amatör kulüp vardır.
Çünkü amatör ligler; futbolcunun ilk kez lisans aldığı, ilk maçına çıktığı, ilk formasını giydiği ve futbol hayatının temellerini attığı yerdir.
Dolayısıyla amatör futbolu güçlendirmek demek, aslında Türk futbolunun geleceğini güçlendirmek demektir.
Ama bugün geldiğimiz noktada bunun tam tersini görüyor ve yaşıyoruz.
BİR TARAFTAN “ALTYAPI”, DİĞER TARAFTAN YÜKSEK MALİYET
Bir taraftan kulüplere; "altyapıya önem verin, genç futbolcu yetiştirin, çocukları spora kazandırsın, Türk futboluna yeni yetenekler kazandırın." deniliyor.
Peki, kulüpler bunları hangi imkanlarla yapacak?
Bir kulüp saha kiraları, ulaşım giderleri, malzeme giderleri, forma, top ve ayakkabı, hakem ve organizasyon giderleri, lisans ücretleri, transfer ve katkı paylarından hangisini versin.
Kulüpler zaten bütün bu giderlerle ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Şimdi bunların üzerine bir de yeni ve yüksek mali yükler getiriliyor.
Üstelik TFF’nin yeni sezon için açıkladığı filiz lisans ve transfer ücretlerinde bazı kalemlerde yüzde 300’ü aşan artışlar söz konusu.
Bu nasıl bir altyapı politikasıdır?
Gençlerin önünü açmak istiyorsak, önce onların yetiştiği ortamı ayakta tutmamız gerekiyor.
TFF’ye Soruyorum
Peki amatör futbol olmazsa, profesyonellik nerede olacak?
Buradan Türkiye Futbol Federasyonu’na açıkça sormak gerekiyor...
Amatör futbol olmazsa profesyonel futbolcu nasıl yetişecek? Bir futbolcu 10-12 yaşında altyapıya giriyor. Yıllarca eğitim alıyor.
Amatör liglerde mücadele ediyor. Antrenörler büyük fedakarlıklar yapıyor.
Kulüp yöneticileri kendi cebinden para harcıyor. Aileler çocuklarını antrenmanlara götürüyor.
İşte bu nedenle amatör futbolun içerisinde aslında profesyonel bir emek var. Ama bu emeğin karşılığı daha fazla mali yük olmamalı.
Teşvik ve destek yerine...
Yeni maliyetlerle kulüplerin gelişimlerini zorluyor..
Çünkü bir kulübün yetiştirdiği futbolcu yıllar sonra profesyonel olduğunda, bundan sadece o futbolcu değil, Türk futbolunun tamamı kazanacak
“AMATÖR FUTBOL GELİR KAPISI DEĞİL, GELECEĞİN KAPISIDIR”
Bugün bir amatör kulübün 10-12 yaşındaki bir çocuğa yaptığı yatırım, belki 10 yıl sonra Süper Lig’de forma giyecek bir futbolcunun temelini oluşturacak.
Belki A Milli Takım’a oyuncu olacak.. Belki Avrupa’ya transfer olacak...
Belki Türk futbolunun yeni yıldızı olacak...
Ama o çocuğun ilk formasını aldığı kulüp bugün ayakta kalamıyorsa, yarının futbolcusunu nasıl yetiştireceğiz?
İşte asıl mesele burada.
Amatör futbolu hiçe sayarsanız veya küçültürseniz, profesyonel futbolun kaynağı olan altyapıyı kurutmuş olursunuz.
Bu nedenle artık amatör kulüplere sadece, “Genç yetiştirin, demek yetmez"
Onlara bunu yapabilecekleri imkanları sağlamak zorunlu ve gereklidir.