Yıllardır büyük emeklerle, zorluklarla ve mücadeleyle yürüyen bir camia artık Türkiye’nin en yüksek liginde futbol sahnesinde yer alacak...
Amedspor artık Süper Lig’de. Bu sadece sportif bir başarı değil; bir kentin, bir bölgenin ve milyonların hikayesi oldu.
Ama bugün gelinen noktayı anlamak için geçmişi unutmamak gerekiyor.
Çok değil, birkaç yıl önce Amedspor bambaşka sorunlarla mücadele ediyordu...
Kulüp, bir dönem düşme potasının korkusunu yaşarken, bir dönem de kayyum atanacağı yönündeki endişelerle bile gündeme gelme noktasındaydı...
Maddi krizler, yönetimsel sıkıntılar ve belirsizliklerin gölgesinde ayakta kalmaya çalışan ve bu zorluklarla mücadele eden bir kulüp vardı.
Bugün ise aynı kulüp Süper Lig’de.
İşte bu yüzden gelinen başarı sıradan bir sportif sonuç değildir. Bu başarı; ortak aklın ve kararlı mücadelenin sonucunda, oluşturulan İstişare Kurulu ve yönetim yapısı, kulübün kaderini değiştiren en önemli adımlardan birisi.
Şimdi gözler bayram sonrası
1 Haziran’da yapılacak kongrede.
Mevcut başkan Nahit Eren ile bu kez Süper Lig yolculuğuna devam edilecek..
Şampiyonlukla taçlanan bu büyük yürüyüşün ardından camiada süper lig döneminin nasıl şekilleneceği merak etmeye başladı...bile
Ancak görünen o ki artık herkesin tek görüşü ve ortak hedefi ise Süper Lig’de kalıcı, güçlü kurumsalaşan ve profesyonel anlayışla yönetilen bir Amedspor oluşturmasında..
Kongre öncesi konuşma yapan Nahit Eren’in özellikle kurumsallaşma ve profesyonellik vurgusu yapması da aslında yeni dönemin yol haritasını da bir açıdan net bir şekilde ortaya koymuştu...
Çünkü bugün modern futbolda başarı artık sadece sahada kazanılmıyor. Güçlü yönetim, profesyonel altyapı organizasyonu, tesisleşme ve ekonomik sürdürülebilirlik başarının temel anahtarı haline gelinmiş noktasında.
Ama belki de en önemli mesele, ekonomik güçle Süper Lig devleriyle mücadele edebilmek. Ve Süper Lig’de uzun soluklu kalabilmek kısa, orta ve uzun vadeli mücadele etmek ciddi bütçeler gerektiriyor...
Özellikle dört büyük takımın ve yüksek gelirli kulüplerin bulunduğu bir ortamda rekabet edebilmek için Amedspor’un güçlü mali kaynaklar oluşturması net ve şart...
Sponsorluklar, kombine gelirleri, store satışları, lisanslı ürünlerin artırılması, reklam anlaşmaları ve yatırım destekleriyle kulübün ekonomik yapısı güçlenmeli ve büyümeli.
Çünkü bugün Süper Lig’de en düşük maliyetli bir takım bile yaklaşık 20 milyon euro bütçeyle mücadele ediyor.
Bu gerçek unutulmamalı...
Eğer Amedspor uzun yıllar Süper Lig’de kalıcı olmak istiyorsa, ekonomik anlamda da güçlü olmak zorunda.
Amedspor’un şampiyonluk hikâyesi sadece Diyarbakır’da değil, bütün bölgede büyük bir heyecan yarattı...
Ama artık burası başka bir arena.
Süper Lig’de sadece futbol oynanmaz. Burada artık dünyanın gözü kulağı Diyarbakır’da oynanacak olan karşılaşmalarda olacak...
Bir yanda maçları takip etmek için dışarıdan Diyarbakır’a gelen taraftarlar.
Diğer yanda ekran başında maçı izleyen milyonlar...
Aslında bu süreç, kentin tanıtımı ve maddi anlamda çok büyük bir fırsat anlamında.
Diyarbakır’ın tarihi, kültürü, mutfağı ve turizmi her hafta Türkiye’ye ve dünyaya gösterilecek.
Oteller dolacak, restoranlar hareketlenecek, şehir ekonomisi canlanacak. Süper Lig artık sadece futbol değil; aynı zamanda büyük bir ekonomik ve sosyal organizasyona ev sahipliği yapacak.
İşte bu yüzden Amedspor’un Süper Lig’deki varlığı; esnafından turizmcisine, gençlerinden iş insanlarına kadar herkes için önemli bir kazanım ise "KAZAN KAZAN " olacak
Ancak bu büyük sahnede herkesin sorumluluğu da artıyor...
Özellikle taraftar artık Süper Lig bilinciyle hareket etmeli. Tribünler tek ses, tek nefes olmalı. Ayrı ayrı tezahüratlar ne sahada mücadele eden takıma destek olur ne rakibi baskı altına alır ne de hakemi etkiler.
Bu nedenle Amedspor taraftarının tribünlerde ortak bir ses oluşturması büyük önem taşıyor.
Bir diğer önemli konu ise saha olayları.
Geçtiğimiz sezon Amedspor’un SMS kampanyasından yaklaşık 2 milyon lira gelir elde edilirken, kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle kesilen cezalar yaklaşık 6 milyon lirayı buldu.
Bunun yanında tribün kapatma cezaları da camiaya ciddi zararlar verdi...
Artık bu unutulmamalı!
Çünkü artık burası Süper Lig. Burada cezalar daha ağır, denetimler daha sıkı ve yaptırımlar çok daha büyük.
Sahaya atılacak bir yabancı madde, birkaç saniyelik öfke ya da kontrolsüz davranış milyonlarca liralık kayıplara neden olabilir...
Oysa bu paranın transfer bütçesine, altyapıya veya tesisleşmeye harcanması çok daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Amedspor artık sadece bir futbol takımı değil; bölgenin vitrinidir.
Bu yüzden yönetiminden taraftarına, futbolcusundan basınına kadar herkesin aynı bilinçle hareket etmesi gerekiyor.
Çünkü Süper Lig’de kalıcı olmak sadece sahadaki skorlarla değil; akıl, disiplin, birlik ve kurumsallıkla mümkün olacak.
Bugün Diyarbakır heyecanlı…
Bölge heyecanlı…
Milyonlar heyecanlı…
Ve artık herkes, Süper Lig’de başlayacak yeni hikâyeleri büyük bir merakla bekliyor...