Anayasa değişikliğini STK temsilcilerine ve halka sorduk

Anayasa değişikliğini STK temsilcilerine ve halka sorduk

TBMM Genel Kurulu'nda Anayasa değişikliği ile ilgili görüşmeler sürüyor. Görüşmelerin bazı maddeleri zaman zaman gerginliğe neden oluyor. Değişikliğin meclisten geçmesi halinde Nisan ayında referandumla halkın onayına sunulması bekleniyor. Peki mecliste tüm bunlar olurken, STK temsilcileri ve vatandaşlar ne düşünüyor. Tigiris Haber Gazetesi olarak, mecliste görüşülen Anayasa değişikliğini Diyarbakır’daki STK ve vatandaşlara sorduk.

 

Yeni bir kavga başlatmak istiyorlar

Ak Parti eski Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, “Bu Anayasa Türkiye’de kamplaşma ve Gladyo darbesi olanlar ile karşı tarafta olanlar arasında siyasi bir olaydır. Bu Gladyo ‘dan medet umanlar var. AK Partinin getirdiği dönüşümler halka umut veren dönüşümlerdir. Şuan başkanlık sistemine karşı çıkanların yapısını inceleyin tek başına iktidar olamayan, vesayet kurumları ve uluslar arası güçlere dayanan kişilerden oluştuğunu göreceksiniz. Hatta bir iktidar umudu ihtimali olmayan kişiler bu değişikliklerden rahatsızlıklar duyuyorlar. Batı bir proje uygulamak istiyor. Esas gaye İslam dünyası ile diğer kesimleri ayrıştırmak. İslami kesimi engellemek adına vesayet sistemi arkasında bir rejim oluşturdular. Bu korku ve kaygı hayırcıların değil, Fransa, Belçika ve Washington’un başını çektiği batı ülkesinindir. Bunun ötesindeki her şey kamuflajdır. Mesele Erdoğan veya Yıldırım meselesi değildir. Hatalar ve yanlışlıklar tabii ki olacak. Ama asıl kavga eften püften şeyler değil. Yüz yıllık hegemonyanın bitmesini istemeyenler var. Tabii bu Anayasayı yaparken kendi içimizde gidereceğimiz şeyler var. Kürt sorunun ana rahmi batının kendi düşüncesidir. Batı Kürt sorunu üzerinden Ortadoğu’yu zayıflatmak istiyor. Lozan’ı dörde bölenler bunlardır. Yeni bir kavga başlatmak istiyorlar. Batı ile özgürlükler getirilmez. Bu süreçte batının bu projesine bazıları ikna olmuş durumda. Burada mesele sadece Kürtlerin tek değil, tüm halklarındır. Bu konunun üzerinde durulması lazımdır. Kürtler batının tuzağına düşmeyecek, Türklerde Kürlerin adalet ve onurlu bir yaşam sürdürmeleri için haklarını verecek.  Biz tüm olup bitene rağmen halkın yanındayız ve ‘EVET’ diyeceğiz” şeklinde konuştu.

SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN FIRSATTI

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Alican Ebedinoğlu: “Keşke bu hazırlanan Anayasa 4 partinin katılımı ile gerçekleşseydi ve herkesi kapsayan bir Anayasa olsaydı daha iyi olurdu . Zaten bölgede yaşanan birçok sorunun kaynağı Anayasanın sağlam temeller üzerinde olmayışındandır. Anayasadaki değişiklikler bölgedeki sorunların çözümü için bir fırsattı. Halen geç olmadan bu değişiklikler yapılabilinir. Türkiye’nin refahı için kendi iç sorunlarını bu Anayasada çözebilir. Bu konuda siyasilerin bir kez daha düşünmesi gerekir. Referandumda ise maddeler halka tek tek oylatılmalı. Bu daha demokratik olur diye düşünüyorum” dedi.

 

Baro geri çekilsin

Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen, "Yasama, yürütme, yargının bir siyasal partinin liderine tevdi edilmesi, sadece bugünün veya iktidarda olan partinin değil, başkaca siyasal odakların da gelecekte toplum karşısında pervasız ve denetimsiz olacağı kaygısını gözler önüne sermektedir."

Siyasal iktidardan toplumun tüm kesimlerinin hazırlık sürecine dahil edileceği demokratik, özgürlükçü, evrensel insan haklarına dayalı, ülkedeki bütün farklılıkları ve zenginlikleri gözeten yeni bir anayasa yapım sürecinin başlatılmasını talep ettiklerini söyleyen Özmen, mevcut değişiklik taleplerini içeren paketin sorunların çözümüne katkı sunmayacağı savundu. Diyarbakır Barosu, yeni sorun alanları yaratacağı kaygısıyla anaysa değişiklik paketinin meclis gündeminden çekilmesini talep etti.

MHP ile ittifak endişelendiriyor

Diyarbakır Toplumsal Araştırmalar Merkezi Başkanı Mehmet Kaya da, toplumun meclisteki tartışmalara kayıtsızlığının şaşırtmadığını ifade etti, MHP ile yapılan ittifakın Kürtleri endişelendirdiğini söyledi.

AK Partinin 2005'ten itibaren attığı demokratik adımlara en fazla karşı çıkan partinin MHP olduğunu hatırlatan Kaya, bölgede, MHP'nin AK Partiye desteğinin, Kürtlerin haklarını ve isteklerini engellemeye yönelik şartlı bir destek olduğu düşüncesinin hakim olduğunu söyledi. Kürtlerin referandumda sandığa gitme konusunda hevesli olmadığını da öne çıkaran Kaya, anayasa değişiklik paketine destek verilmeyeceğini de savundu.

Bölgede hendek olaylarından dolayı Kürt siyasetine de genel bir kırgınlık olduğunu belirten Mehmet Kaya sözlerine şöyle devam etti: "Şu an Kürtleri ne doğru şekilde temsil edecek bir Kürt siyaseti var ne de onları sahiplenecek bir ülke yönetimi. Kürtler, beklentilerini karşılayacak ve aidiyetlerini geliştirecek, kendilerini bulabilecekleri bir anayasa istiyor."

'MHP ile ittifak bir lüzumdan kaynaklı'

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Akar ise önerilen başkanlık sisteminin demokratik bir sistem olduğunu savundu ve bunun siyasal istikrarı beraberinde getireceğini söyledi. Yapılan değişikliğin yeni bir anayasa olmadığını hatırlatan Akar, temel meselenin Türkiye'nin idari şeklinde yapılacak değişiklikler olduğunu anlattı.

MHP ile yapılan ittifaka yönelik gelen eleştirileri haksız bulan AKP Diyarbakır İl Başkanı şöyle devam etti:"MHP destek veren partidir, onlarla ittifak bir lüzumdan kaynaklı. Ama CHP ve HDP 7 Haziran'dan beri başkanlık sistemine karşı oldular. Mevcut sistem statükodur, askeri bürokrasinin vesayetinden kurtulmamız lazım. Bunun için de milli iradenin idaresinde olması lazım. 367 bandını geçse dahi referandumla halka gidip soracağız, sandık orda, halk orda, demokrasi budur."

 

'Başkanlık sistemi, Kürt meselesinin çözümüne katkı sunacak'

Akar, bölgede Kürtlerin anayasa değişikliğine ilgi göstermemesini de, değişikliğin daha sahaya getirilmediğinden kaynaklandığını savundu. Akar: "Tartışmalar daha parlamentodan sahaya inmediği için ilgi yok gibi görülebilir ama, yakın bir süreçte halkın içinde de tartışılmaya başlanacak. Başkanlık sistemi, Kürt meselesinin çözümüne olumlu katkı sunacak. Güçlü bir siyasal iktidar daha da güçlü adımlar atabilecek, daha esaslı reformlar yapılabilecek. Kürt kamuoyu müsterih olmalı, 90'lı yıllara dönüş mümkün değildir” dedi.

'Sadece ben değil, herkes ilgisiz'

Gazi Caddesinde bulunan bazı esnaflar ise,”Anayasa değişikliği tabii ki önemli ama şuan ülke ekonomisinin geldiği yere bakarmısınız. Buradaki malların tamamını yurtdışından dolar ile getiriliyor. Dolayısıyla insanlar geçim derdindeyken Anayasa değişikliği pek umurlarında olmuyor. Bu sadece bende değil, herkes ilgisiz.  İnsanlar siyaset kurumuna artık ilgisiz. Bu yüzden mecliste ne olup bittiğine bakmıyorlar. Çünkü oradan buraya doğru çözüm gelmiyor, aksine çözümsüzlüğün kaynağı olmuş durumda. Bu değişiklikler de çözüm olmayacak, bu yüzden kimse ilgilenmiyor" şeklinde yorumda bulundular.

 

Çok yorulduk

Bir başka vatandaş ise, “45 yaşındayım, ömrümün 35 yılı bölgede devam eden bu savaşla geçti. Geçen yıl çatışmalardan dolayı iş yapamadık, bu sene de genel olarak durum kötü. Herkes kendi derdine düşmüş. Çatışmalardan, savaştan dolayı herkes çok yorgun. Bu savaşa yol açan da siyasetin kendisi. Siyaset hepimizi artık çok yordu" diye konuştu.

Özcan YILDIZ/ÖZEL HABER

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri