Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Dil Komisyonu, 21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle DTK binası önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak, Fırat Anlı, DTK Eş Başkanı Selma Irmak, HDP Diyarbakır milletvekilleri Sibel Yiğitalp, İmam Taşçıer, Nursel Aydoğan, Feleknas Uca, DBP İl Eş Başkanı Ali Şimşek, HDP İl Eş Başkanı Ömer Önen, yazarlar ve birçok yurttaş katıldı. Açıklamada konuşan DTK Dil Komisyonu üyesi İrfan Babaoğlu, Türkiye’nin demokratikleşmesi için öncelikli şartın anadilde eğitim olduğunu belirterek, anadil eğitimi önündeki engellerin kardırılmasını talep etti.
Açıklamada konuşan Eş Başkan Fırat Anlı, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’nün, Pakistan'daki Bangal gençlerinin dil yasağını protesto ettiği için öldürülmesi, Bangal halkının direnerek özgürlüğünü elde etmesi ve UNESCO’nun bugünü Dünya Anadil Günü ilan etmesinin ardından kutlanmaya başlandığını hatırlattı.
‘Belediyelere büyük sorumluluk düşüyor’
Türkiye’de de dil ve kültürlerin yasaklandığını kaydeden Anlı, Kürtçeye yönelik baskı ve yasakların halen devam ettiğini ifade etti. Bu konuda belediyelere büyük bir sorumluluk düştüğünü kaydeden Anlı, “Çünkü belediyeler direk halkla ilişkilerin kurulduğu kurumlardır.” dedi. 21 Şubat Dünya Anadil Günü’nü kutlayan Anlı, bir an önce dil üzerindeki baskıların son bulmasını istedi. Açıklamada DTK Eş Başkanı Selma Irmak ile DBP İl Eş Başkanı Ali Şimşek de birer konuşma yaptı.
DTK Eşbaşkanı Selma Irmak ise anadil hakkının evrensel bir hak olduğunu hatırlatarak, anadil hakkı olmadan yaşamın bir anlam taşımayacağını söyledi. Kürtçe üzerindeki baskılar artıkça varlık mücadelesinin o kadar fazla olacağını belirten Irmak,"Dil ve kültür için verilen savaş yaşamın kendisidir" dedi.
Ergani’de açıklama
Ergani'de ise yürüyüş düzenlendi. KURDÎ-DER binası önünde bir araya gelen çok sayıda kişi, "21 Sibatê Roja Zimanê Dayikê Ya Cîhanê Pîroz bê" pankartı ile eski hükümet binası önüne kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık "Zimanê me rümeta me ye" sloganları atıldı. Saygı duruşu ardından konuşan KURDÎ-DER Şubesi Eşbaşkanı Servet Pala, "Dil halkların kimliğidir. Dilsiz bir halk varlığını devam ettiremez. Ekmek gibi su gibi temel bir ihtiyaçtır. Dil kimlik, onur ve kişilik temelinde ne adım atılması gerekiyorsa derhal atılmalıdır. Halkımız yaşamın her alanında kendi diline sahip çıkmalı ve ana dilini koruması gerekir" dedi.
Çınar’da açıklama
Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde, 21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle basın açıklaması yapıldı. KURDÎ-DER öncülüğünde, dernek binası önünde yapılan açıklamaya, HDP, DBP ve Eğitim Sen yöneticileri katıldı. "Zimane me, hebûna me ye" pankartının açıldığı açıklamada, "Ziwanê min qedexe meke!", "Em perwerdehîya bi zimane xwe dixwazım" dövizleri taşınarak, "Bê ziman jîyan nabe!" sloganı atıldı. Açıklama yapan KURDÎ-DER yöneticisi Ziya Kılınç, Kürt dilinin içinde bulunduğu koşulların ulus devlet anlayışından bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi. Geçmişten günümüze Türkiye'nin Kürtlere karşı, inkar, imha, asimile etme siyasetini yürüttüğünü ifade eden Kılınç, "Türkiye Cizre, Sur, Silopi'de yaptığı katliamlarla hala kendi politikasını sürdürmektedir. Bir de utanmadan biz kardeşiz diyorlar. Eğer kardeşsek Türkiye ve Kürdistan'da Türkçe eğitim veren binlerce okul varken neden devletin açtığı bir tana bile Kürtçe okul yok. Kürt halkının kendi imkanlarıyla açtığı Kürtçe okul saldırılara maruz kalıp en sonunda da devlet tarafından kapatıldı" diye konuştu.
Haber: Özcan YILDIZ