ATK’den 80 yaşındaki hasta tutuklu cezaevinde kalabilir raporu

Adli Tıp Kurumu (ATK), Lice’de suikast ile öldürülen Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın ölümünden sorumlu tutulan ancak suçsuz olduğu ortaya çıkmasına rağmen 22 yıldır cezaevinde olan 79 yaşındaki ağır hasta hükümlü Mehmet Emin Özkan için "cezaevinde kalabilir"

 Diyarbakır'ın Lice ilçesinde, 1993 yılında Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'a yönelik düzenlenen suikasttan sorumlu tutularak 1996 yılında tutuklanarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan, ancak 2014 yılında hazırlanan Lice davası iddianamesinde suçsuz olduğu ortaya çıkmasına rağmen tahliye edilmeyen Mehmet Emin Özkan (79), İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) “ağır hasta tutuklu” listesinde yer alan isimler arasında.

 Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutulan Özkan’ın hafıza kaybı sorunu ve iki kulağı duymamasının yanı sıra kalp, tansiyon, zehirli guatr, kemik erimesi, böbrek ve bağırsak bozuklukları, aşırı derecede kilo kaybı, görme kaybı gibi rahatsızlıkları mevcut.

 Özkan, sağlık durumu her geçen gün daha da ağırlaştığı için haftanın neredeyse 2-3 gününü hastanede tedavi altında geçiyor. Bugüne kadar 6 cezaevi değiştiren Özkan, bu sürede 5 kez kalp krizi geçirdi, 4 defa da anjiyo oldu. Boğazındaki kötü huylu guatr nedeniyle ameliyat olması gereken Özkan, yaşından dolayı ameliyat olamıyor. Özkan, beynindeki baloncuklar nedeniyle ise sıcak su ile banyo yapamıyor.

  AYNI HASTANEDEN İKİ AYRI RAPOR!

 Cezaevinde yeme, içme giyinme, banyo, tıraş, tuvalet gibi ihtiyaçlarını tek başına karşılamadığı için bakıma muhtaç durumda olan Özkan’ın günlük ihtiyaçlarını ve bakımını koğuş arkadaşları yapıyor. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 2015’te hazırladığı heyet raporunda,  Özkan'da yüzde 87 oranında vücut fonksiyon kaybı olduğunu belirtilerek, yaşamını ceza ve infaz kurumlarında tek başına idame ettirebilmesinin hayati tehlike doğuracağı kaydedildi. Aynı hastane 2017 yılında ise, bir skandala imza atarak ağır hasta olan Özkan'ın vücut fonksiyon kaybının "yüzde 0" olduğuna ve tedavisinin cezaevi koşullarında yapılacağına dair heyet raporu verdi.

 İnfazının durdurulması için bugüne kadar 6 defa başvurunun yapıldığı Adli Tıp Kurumu (ATK), Özkan için “cezaevinde kalabilir” raporu verdi.

 HEM CUMHURBAŞKANINA HEM DE ADALET BAKANLIĞINA BAŞVURDU

 Hafıza kaybı nedeniyle ne için cezaevinde olduğunu bile artık hatırlamayan Özkan, ailesi ve cezaevinde birlikte kaldığı oda arkadaşları aracılığıyla Cumhurbaşkanlığı’na dilekçeyle başvurarak, hastalığının Anayasa’nın 104. maddesinde belirtilen “sürekli hastalık sakatlık ve kocama hali“ kapsamında olduğunu belirterek, cezasının kaldırılmasını istedi. Adalet Bakanlığı’na da başvuran Özkan, cezaevinde hayatını yalnız başına idame ettiremeyeceğini ifade ederek, cezasının infazının durdurularak, tedavisinin dışarıda yapılmasını talep etti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Özkan’ın, yaşadığı sağlık sorunlarının cezasının ertelenmesi veya Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesi koşullarının taşıyıp taşımadığı konusunda rapor aldırılması için geçtiğimiz Mayıs ayında İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk etti. 

 ATK: CEZAEVİNDE HAYATINI TEK BAŞINA İDAME ETTİREBİLİR

 Özkan’ın muayenesini yapan Adli Tıp Grup Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu, 30 Mayıs’ta hazırladığı ve oy birliğiyle aldığı kararla, ağır hasta olan Özkan’ın hayatını cezaevinde tek başına sürdüreceğini ileri sürdü. ATK’nin hazırladığı raporun sonuç kısmı şöyle: “a) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 104/b maddesinde belirtilen sürekli hastalık sakatlık ve kocama hali kapsamında değerlendirilmediği, b) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununu 16/6 maddesi kapsamında değerlendirilmediği,  hayatını yalnız başına idame ettirebileceği, c) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununu 16/2 maddesi kapsamında değerlendirilmediği, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam edebileceği oy birliğiyle mütalaa olunur.”

 ATK’nin cezaevinde kalabilir raporu üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Özkan’ın infazının durdurulması yönündeki başvurusunu reddetti.

 ‘SUÇSUZ VE MASUM OLDUĞU KONUSUNDA ŞÜPHE YOK’

 Özkan’ın avukatı Serdar Çelebi, hazırlanan ATK raporunu değerlendirdi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı Lice davası iddianamesinde Aydın cinayetinin tanık ifadeleri ve deliller üzerinden bütün yönleriyle ortaya konulduğuna dikkat çeken Çelebi, iddianamenin incelenmesi durumunda işlemediği bir suçtan dolayı 22 yıldır hükümlü olan Mehmet Emin Özkan’ın suçsuz ve masum olduğu konusunda hiçbir şüphenin kalmayacağını vurguladı.

 Bütün bunlara rağmen Özkan’ın yeniden yargılama talebini kabul eden mahkemenin ısrarla Lice davasının sonucunu beklediğini ifade eden Çelebi, davada sanık askerlerin beraat etmesi iddianamede yer alan tespitleri boşa çıkarmayacağını söyledi.

  ‘ATK RAPORU TIP VE HUKUK KURALLARINA AYKIRI’

 Özkan yaşlılıktan ve cezaevi koşullarından dolayı çok ciddi sağlık sorunları yaşadığını ifade eden Çelebi,  Özkan’ın cezaevinde tek başına yaşamını sürdürecek bir durumda olmadığını söyledi. ATK raporuna tepki gösteren Çelebi, hasta bir insanın bakımı ve tedavisinin dışarıda yapılmasıyla cezaevinde yapılması arasında yaşamsal farklar olduğunu vurgulayarak, “ATK kararının tıp meslek etiğine uygun bir şekilde verildiğini düşünmüyoruz.  Raporun, Mehmet Emin Özkan kişiliğinden bağımsız olarak verilmediğini düşünüyoruz. Başka bir suçtan hüküm giymesi durumunda çok rahatlıkla cezaevinde kalamaz raporu alabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle ATK raporu hukuk ve tıp kurallarına uygun olmadığını düşündüğümüz ATK raporuna karşı gerekli yasal yollara başvuracağımızı özellikle belirtmek istiyorum” dedi.

  'CEZAEVİNDE GİTTİĞİMİZDE BABAM BİZİ TANIMIYOR'

 Ağır hasta tutuklu Özkan'ın kızı Selma Özkan ise, geçtiğimiz gün cezaevinde ziyaret ettikleri babasının yüzünün şiştiğini gördüğünü ve her geçen gün sağlık sorunlarının ağırlaştığına dikkat çekti. 

Özkan, "Babam cezaevinde hafızasını kaybetti. Cezaevi görüşüne gittiğimizde, bizi tanımıyor ve bizimle konuşmuyor. Artık neden cezaevinde bile unutuyor. Konuşmak hafızasının gelmesini bekliyoruz. Kulakları duymuyor. Kalp, tansiyon zehirli guatr hastalığı var. Kafasındaki baloncuklar nedeniyle kışın ortasında soğuk su ile banyo yapmak zorunda. Bağırsaklarında ameliyat oldu, böbrekleri her geçen gün iflas ediyor. Cezaevindeki arkadaşlarının yardımıyla yaşıyor. Babam bu haliyle yaz aylarından sağ çıkacağına inanmıyoruz" dedi.

  'ATK MUAYENESİ 5 DAKİKA BİLE SÜRMEMİŞ'

 ATK'nin 6 defadır babasına "cezaevinde kalabilir" raporu verdiğini hatırlatan Özkan, "Babam en son ATK'ye gittiğinde yaşadıklarını arkadaşlarına anlatmış. Orada 3 gün boyunca tek kişilik hücrede tutmuşlar. Muayene 5 dakika bile sürmemiş. Ona demişler, 2 defa git gel. Ne zaman tutuklandın, yaşın kaç diye sormuşlar. Ondan sonra hücreye geri göndermişler. Babam bu nedenle ATK'ye gitmek istemiyor.  Beni niye boş yere götürüp orada işkence çektiriyorsunuz.  Ben burada ölsem bile artık rapor için ATK’ye gitmeyeceğim. Onlardan rapor istemeyeceğim diyor" diye aktardı.  ATK'nin raporuna tepki gösteren Özkan, "O raporu veren doktorların demek ki vicdanı yok. Adalet Bakanlığı'nda, ATK'de vicdan yok. Babamın hasta olduğuna inanmayan varsa kaldığı cezaevine gitsin görsünler. Babamın yaşadığı ağır sağlık sorunları ortada. Bu insan nasıl cezaevinde kalabilir. Artık babamı bir an önce serbest bıraksınlar.  Babam ömrünün geriye kalan son günlerini bu bir hafta olsa bile yanımızda geçirmesini istiyoruz" dedi.

 DAVA HAKKINDA

 Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 22 Ekim 1993’te Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın suikast ile öldürüldüğü tarihte ilçede çiftçilik yapan 80 yaşındaki Mehmet Emin Özkan’ın köyü askerlerce yakıldığı için ailesiyle birlikte Adana’ya göç etmek zorunda kaldı. Bahtiyar Aydın cinayeti üzerinden 3 yıl sonra 1996 yılında 2 itirafçının verdiği, sonrasında da geri çektiği ifadeleri nedeniyle Mersin’de gözaltına alınan Özkan, suçu kabul etmesi için gözaltında ağır işkencelere maruz kaldı. Adana 1'Nolu DGM’de yapılan yargılama boyunca olay ile hiçbir ilgisi olmadığını anlatmaya çalışan Özkan’a ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi.

 YENİDEN YARGILAMA

 Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014 yılında Lice dosyasının zaman aşımından düşmesine bir gün kala dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Üsteğmen Tünay Yanardağ hakkında hazırladığı iddianamede, Lice’de yaşanan olayın bir JİTEM organizasyonu olduğu belirtildi. İddianamede, Özkan’ın Tuğgeneral Aydın öldürüldüğü eyleme katıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı belirtildi. Bunun üzerinde Özkan’ın avukatları kapatılan Adana 1’Nolu DGM’nin yerine bakan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak yargılamanın yenilenmesi, Özkan’ın infazın durdurularak, tahliyesini talep etti. Yargılamanın yenilenmesi talebini kabul eden mahkeme, infazın durdurulması için de İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Lice davasının sonucunun beklenmesine karar verdi. Cezaevinde geçen her gün ölüme bir adım daha yaklaşan Özkan, 4 yıldır görülen Lice davasında çıkacak kararı bekliyor. (Kaynak: MA)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri