Bağlar ve Sur’da uyuşturucu alarmı: Gençlerin geleceği kuşatma altında

Uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığı, Diyarbakır’ın en önemli toplumsal sorunlarından biri olmaya devam ediyor.

Mahsum Kara

TİGRİS HABER - Diyarbakır’ın Bağlar ve Sur ilçelerinde uyuşturucu kullanımına ilişkin kaygılar büyüyor. Bağlar’da yapılan araştırmalar kullanımın gençler arasında ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koyarken, ilçedeki yüzlerce metruk yapının madde kullanımı ve farklı suçlara zemin oluşturduğu belirtiliyor.

Uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığı, Diyarbakır’ın en önemli toplumsal sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Özellikle çocuklar ve gençler açısından giderek daha ciddi bir tehdide dönüşen sorun, yalnızca bireysel bir bağımlılık meselesi olmaktan çıkarak mahallelerin sosyal dokusunu etkileyen bir boyuta ulaşıyor.

Bağlar ve Sur ilçelerinde son dönemde uyuşturucuya ilişkin operasyonların yanı sıra metruk yapıların yıkılması, park ve sokakların aydınlatılması gibi çalışmaların gündeme gelmesi, sorunun mahalle ölçeğinde görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.

Bağlar’daki araştırma alarm veriyor

Saha Araştırmaları Merkezi’nin (SAMER) 2025 yılında Bağlar, Ergani ve Silvan’da 37 mahallede 1.514 gençle gerçekleştirdiği araştırma, özellikle Bağlar açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Araştırmaya göre Bağlar’da görüşülen gençlerin yüzde 16,2’si madde kullandığını beyan etti. Bu oran üç ilçe içerisinde en yüksek oran olarak kayda geçti. Araştırma aynı zamanda maddeyle tanışma yaşının çocukluk dönemine kadar gerilediğine işaret etti. Bağlar’da madde kullananların yüzde 1’i ilk kullanımının 5-11 yaş arasında olduğunu belirtti.

Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer önemli sonuç ise gençlerin maddeyle karşılaşmasında sosyal ve ekonomik koşulların belirleyici olması. Eğitimden kopuş, işsizlik, geleceksizlik, sosyal güvencesizlik ve mahallelerdeki denetimsiz alanların uyuşturucu kullanımını besleyen faktörler arasında olduğu belirtiliyor.

Araştırmada ayrıca deprem sonrasında boşaltılan ve ağır hasarlı bazı binaların, yeterince aydınlatılmayan parkların, dere yataklarının ve benzeri denetimsiz alanların madde kullanımına zemin oluşturduğu tespit edildi.

210’a yakın metruk yapı yıkıldı

Bağlar’da uyuşturucuyla mücadele kapsamında özellikle metruk yapılar üzerinden yürütülen çalışmalar dikkat çekiyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Bağlar Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarda, madde kullanımı, çevre güvenliği ve halk sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtilen yaklaşık 210 metruk yapı yıkıldı. Belediyeler, bu yapıların ortadan kaldırılmasıyla birlikte madde kullanımına zemin hazırlayan alanların azaltılmasını hedefliyor.

Ancak mahallelerdeki metruk yapıların ortadan kaldırılması tek başına yeterli görünmüyor. Çünkü uyuşturucu kullanımını besleyen koşullar; yalnızca terk edilmiş yapılarla değil, gençlerin eğitimden ve sosyal yaşamdan kopması, işsizlik, yoksulluk, kamusal alanların yetersizliği ve tedavi olanaklarına erişim gibi çok sayıda faktörle bağlantılı.

Bu nedenle uyuşturucuyla mücadelede polisiye önlemlerin yanında sosyal politikaların da geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Sur’da uyuşturucu operasyonları artıyor

Bağlar’da olduğu gibi Sur ilçesinde de uyuşturucu ticareti ve kullanımına yönelik operasyonlar sürüyor.

10 Ağustos’ta Sur ilçesinde motosikletli polis timlerinin gerçekleştirdiği kontroller sırasında bir kişinin üzerinde 126 gram esrar ele geçirildiği ve şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlamasıyla tutuklandığı bildirildi.

Sur’daki bu operasyon, ilçede uyuşturucu meselesinin yalnızca münferit olaylardan ibaret olmadığını gösteren son gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak operasyon sayılarının artması, tek başına kullanımın nedenlerini ortadan kaldırmıyor.

Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu mahallelerde sosyal alanların artırılması, gençlerin kültür, sanat ve spor faaliyetlerine erişiminin güçlendirilmesi ve bağımlılıkla mücadele konusunda ücretsiz ve ulaşılabilir destek mekanizmalarının oluşturulması önem taşıyor.

Sorun yalnızca uyuşturucu değil

Uyuşturucu kullanımının mahallelerde görünür hale gelmesi, beraberinde başka toplumsal sorunları da getiriyor. Metruk yapılar, karanlık sokaklar, terk edilmiş alanlar ve denetimsiz mekânlar yalnızca madde kullanımına değil, farklı suç biçimlerine de zemin hazırlayabiliyor.

Bu nedenle bağımlılıkla mücadele, yalnızca uyuşturucu satıcılarının yakalanması üzerinden ele alınabilecek bir mesele değil.

Asıl tartışılması gereken nokta, çocukların ve gençlerin neden uyuşturucu ile bu kadar erken yaşlarda karşı karşıya kaldığı ve onları koruyacak sosyal mekanizmaların neden yeterince güçlü olmadığı.

SAMER araştırmasında görüşülen gençlerin önemli bir bölümünün profesyonel destek almadığı belirtilirken, ailelerin de çocuklarının madde kullandığını çoğu zaman geç fark ettiği ortaya konuldu. Araştırma, tedavi ve rehabilitasyon mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Çocuklar hedefte

Uyuşturucuyla mücadelede en kritik başlıklardan biri, kullanım yaşının giderek aşağı çekilmesi.

Diyarbakır’a ilişkin önceki araştırma ve raporlar da çocukların uyuşturucu ile çok erken yaşlarda karşılaşabildiğini ortaya koymuştu. Diyarbakır Barosu’nun 2023 verilerine ilişkin raporunda, uyuşturucu bağlantılı adli işlemlerde 12 yaşından küçük çocukların da yer aldığı belirtilmişti.

Bu tablo, uyuşturucu sorununa yalnızca güvenlik perspektifinden yaklaşmanın yetersizliğini gösteriyor. Çocukların korunması, okullaşmanın güçlendirilmesi, ücretsiz sosyal ve kültürel faaliyetlerin yaygınlaştırılması, ailelerin desteklenmesi ve bağımlılık tedavisinin erişilebilir hale getirilmesi aynı anda ele alınması gereken başlıklar olarak öne çıkıyor.

Mahallelerin geleceği için ortak mücadele

Bağlar ve Sur’da yaşananlar, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca emniyet birimlerine bırakılmaması gerektiğini gösteriyor.

Yerel yönetimler, sağlık kurumları, eğitimciler, hukukçular, sivil toplum örgütleri, mahalle meclisleri, aileler ve gençlerin dahil olduğu bütünlüklü bir mücadele hattına ihtiyaç var.

Metruk yapıların temizlenmesi ve sokakların aydınlatılması kısa vadede önemli adımlar olabilir. Ancak kalıcı çözüm için gençlerin yaşam alanlarının genişletilmesi, iş ve eğitim olanaklarının artırılması, kültür-sanat ve spor faaliyetlerinin mahallelere taşınması gerekiyor.

Çünkü uyuşturucuyla mücadele yalnızca uyuşturucuyu sokaktan çekmek değil, gençleri uyuşturucuya iten koşulları ortadan kaldırmak anlamına geliyor.

Bağlar ve Sur’da bugün ortaya çıkan tablo, Diyarbakır’ın geleceğine ilişkin daha geniş bir tartışmayı zorunlu kılıyor: Çocukların ve gençlerin uyuşturucu ağlarının hedefi haline gelmesini engelleyecek nasıl bir toplumsal politika geliştirilecek?
Sorunun büyüklüğü, cevabın da yalnızca operasyonlarla sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri