Bakırhan: “Eşit yurttaş değiliz, talebimiz dilimizin yaşaması ve yerel demokrasi”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Sözcü TV’de katıldığı programda Kürt meselesi, eşit yurttaşlık, ana dilde eğitim ve yerel demokrasi başlıklarında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

TİGRİS HABER - Bakırhan, Kürtlerin temel talebinin bölünme değil, onurlu ve demokratik bir zeminde birlikte yaşamak olduğunu vurguladı.

Bakırhan, programda Kürtçe konuşarak başladığı sözlerinde, “Ben şimdi Kürtçe konuşsam beni anlar mısınız? Tabii ki hayır. Çünkü Kürtçe bu ülkede kamusal alanda yok sayılıyor. Ben Kürdüm, annem babam beni böyle doğurdu. Kürt olmamdan kaynaklı farklı bir dil kullanıyorum. Bu dilin yok olmasını istemiyorum. Eşit yurttaşlık dediğim şey tam olarak budur” dedi.

“ORTAK DİL TÜRKÇE OLSUN, AMA BENİM DİLİM DE YAŞASIN”

Ana dil meselesine ilişkin olarak Bakırhan, taleplerinin çarpıtıldığını belirterek şunları söyledi:

“Algı operasyonlarının önünü kesmek için açık söylüyorum: Ortak iletişim dili Türkçe olsun, resmi dil Türkçe olsun. Buna itirazımız yok. Ama benim dilim de yaşasın. Kürtçe eğitim, Kürtçe öğrenim istiyoruz. Bunun neresi bölücülük? Türkiye’de yaşayan tüm etnik kimlikler kendi diliyle eğitim görebilmeli.”

“HEPİMİZ TÜRK DEĞİLİZ, KAPSAYICI BİR VATANDAŞLIK TANIMI GEREK”

Bakırhan, vatandaşlık tanımının daha kapsayıcı hale getirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Hepimiz Türk değiliz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Türkiye çok renkli, çok kültürlü bir ülkedir. Bu zenginliği inkâr eden tekçi anlayışların terk edilmesi gerekiyor. ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız’ demek neden bu kadar zor?” diye konuştu.

“BEN DEMOKRASİ OLMADIĞI İÇİN CEZAEVİNDE YATTIM”

Siirt Belediye Başkanı olduğu dönemde tutuklandığını hatırlatan Bakırhan, “Bir belediye başkanı neden yıllarca cezaevinde kalır? Sonra AİHM karar verir, Türkiye tazminat öder. Demokrasi olmadığı için yattım. Kayyum atanması gerekiyordu, tutuklanmam gerekiyordu. Bu sadece Kürtlerin değil, Türkiye’nin demokrasi sorunudur” dedi.

Bakırhan, yerel demokrasi talebinin yalnızca Kürtler için değil, tüm Türkiye için olduğunu vurgulayarak, “Ekrem İmamoğlu da iyi olduğu için yargılanmıyor, demokrasi sorunu olduğu için yargılanıyor. Biz yerel demokrasiyi herkes için istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“KAYYUM, TUTUKLAMA VE BASKI VAR; BU NASIL EŞİTLİK?”

Kayyum uygulamalarına da değinen Bakırhan, “Kastamonu Belediyesi’ne kayyum atanmıyor ama Kürt illerinde en küçük gerekçeyle kayyum atanıyor. Sayıştay raporları ortada. Kayyum atanan belediyelerle iktidara yakın belediyeleri karşılaştıralım, gerçekler ortaya çıkar” dedi.

“TOPRAK TALEBİMİZ YOK, MEMLEKETİ BÖLMEK İSTEMİYORUZ”

Kürtlerin toprak talebi olduğu iddialarını reddeden Bakırhan, “Bizim toprak derdimiz yok. Türkiye’nin bütün toprakları hepimizindir. Ayrı devlet istemiyoruz. Dilimizi yaşatmak, onurluca ve demokratik bir zeminde birlikte yaşamak istiyoruz” diye konuştu.

“KÜRT İLLERİ YOKSUL, SANAYİ YOK, BU MU EŞİTLİK?”

Bölgesel eşitsizliklere dikkat çeken Bakırhan, “Türkiye’nin en yoksul kentleri Kürt kentleridir. Siirt’te sanayi yok, yatırım yok. Barajlardan elektrik alınıyor ama karşılığında yatırım yapılmıyor. Hastanelerde, yollarda insanlar ölüyor. Eşitlik dediğimiz şey sadece ekmek yemekle mi olur?” ifadelerini kullandı.

PKK ile bölgenin geri bırakılması arasındaki ilişkiye dair iddialara da yanıt veren Bakırhan, “PKK 30-40 yıllık bir meseledir. Ama Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Siirt’e sanayi gelmemiştir. Sorun çok daha eskidir” dedi.

Bakırhan, sözlerini “Biz kimseyi aşağı görmeden, kimseyi inkâr etmeden, bu ülkenin tüm renkleriyle birlikte yaşamak istiyoruz. Talebimiz bu kadar nettir” diyerek tamamladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri