10 Aralık İnsan Hakları Haftası nedeniyle Diyarbakır Barosu, İHD, TİHV ve Tabipler Odası temsilcileri ortak basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, 2015 Temmuz ayından itibaren bölgedeki çatışmaların birçok kişiyi etkilediği belirtilerken, bu süre zarfında 2 bin kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Çözüm sürecinin pozitif etki yarattığı kaydedilen açıklamada, barıştan uzak bir sürecin yaşandığı ifade edildi.
İHD Diyarbakır Şubesi, TİHV Diyarbakır Temsilciği, Diyarbakır Barosu ve Diyarbakır Tabip Odası, 10 Aralık İnsan Hakları Haftası nedeniyle İHD Şube binasında basın toplantısı düzenledi.
Burada kurumlar adına hazırlanan basın metnini okuyan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, bir yıl önce Sur’da öldürülen Baro Başkanı Tahir Elçi’yi anarak başladı. Son bir yılı aşkın bir süredir yoğun çatışmalı bir süreçten geçildiğini belirten Bilici, “Asker, polis, örgüt militanı ve sivillerin gün aşırı yaşamını yitirdiği bu süreçte 1990’lı yıllarda çokça tanıklık ettiğimiz ağır insan hakları ihlalleri de farklı boyutlarda yeniden toplumun gündemine girmiş bulunmaktadır” dedi.
‘KHK’LERLE MUHALİF KESİMLER HEDEF HALİNE GETİRİLDİ’
2016 yılı itibari ile insan hak ve özgürlüklerindeki ihlallerin OHAL ilanı ile de tavan yaptığını belirten Bilici, “Yayınlanan KHK’lerle hükümet politikalarına eleştirel yaklaşan toplumsal muhalif kesimler hedef haline getirilmiş pek çok toplumsal kesim ağır hak ihlallerine ve mağduriyetlere maruz bırakılmıştır” dedi. Çıkarılan KHK’lerle basın, sivil toplum kuruluşları ve kamu kuruluşlarına dönük baskıların yanı sıra siyasi alanda da demokrasi ile bağdaşmayan yönelimlerin olduğunu belirten Bilici, HDP’li vekillerin tutuklanması ve belediyelere atanan kayyumların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek Protokol’üne uymadığını belirtti.
Çözümden uzağız
2015 yılının Temmuz ayından bu yana Türkiye’nin birçok noktasında çatışmaların yaşandığını belirten Bilici, “Bu süre zarfında asker, polis, örgüt militanı ve sivillerin gün aşırı yaşamını yitirdiği bu süreçte, 90’lı yıllarda çokça tanıklık ettiğimiz ağır insan hakları ihlalleri de farklı boyutlarda yeniden toplumun gündemine girmiş bulunmaktadır. 2013-2014 yılları ile 2015 yılının ortalarına dek, Kürt meselesine dair çözüm arayışları içerisine girilmesinin toplumsal yaşamımızda yarattığı pozitif etkilere tanıklık ettik. Ancak buna karşın, 2015 yılının Temmuz ayında sivil yerleşim alanlarına taşınan operasyonlar ve çatışmalar, toplumsal barıştan ve çözüm olanaklarından ne kadar uzaklaştığımızı gözler önüne sermektedir. Çatışmaların başladığı 24 Temmuz 2015 tarihinden 24 Temmuz 2016 tarihinde kadar geçen bir yıllık süreçte asker, polis, örgüt militanı ve sivil insan olmak üzere 1.550 kişi yaşamını yitirirken, bu gün bu sayı iki binin üzerindedir. İhlal edilen yaşam hakkının, oranları yüksek istatistiksel verilerle açıklanması ve ihlallerin önüne geçemeyişimiz vicdanımızı yaralamakta, toplumsal barışa duyduğumuz ihtiyacı her geçen gün daha fazla hatırlamaktadır” şeklinde konuştu.
Haber: Aziz FİDANCI