Bas Bas paraları

NACİ SAPAN

 

Böyle bir başlıkla yazı yazmak belki de başlarken abesle iştigal bir durum olarak algılanabilir.

Ne demek?

Daha ‘Merhaba’ demeden

‘Bas Bas Paraları’ ne demek?

Vallahi neyse o demek, zaten ne demek istediğim de kafadan anlaşılıyor.

 

Dostlarım gazete çıkarmaya karar vermiş, bana da yazı yazmak düşer diye sabahın köründen yola çıkıp bir şeyler karalayayım dedim.

Başlayınca karalamakla kalmıyor insan.

 

Sabahın karanlığından ülkenin bugününe ve geleceğine bakıyorum;

Ortalık hala karanlık, tünelin ucunda küçük bir ışık görünüyor.

Birileri karanlıkta kalmamızı reva görüyor.

Hiçbir şeyi görmeyelim diye

‘Malı götürsünler’ diye.

 

Oysa bilmiyorlar ki; Bu ülkedeki halklar, tünelin ucundaki küçük ışığın ötesindeki aydınlık yarınları görebilecek kadar diri ve yüreklidir.

 

İktidardan babaya, babadan oğul’a, oğul’dan çevresindeki küçük zümreye geçen haksız miras ve kazanç ile abad olunur mu?

 

Olunmuyor işte.

 

Bireysel ya da genel hiç fark etmez, birilerinin emeğini, alın terini gasp ederek kendine maddi gelecek temin edenler, oğullarına/çocuklarına böyle bir mirası bırakmayı hedefleyenler için bu ülkede son 5 günde yaşadıklarımız ‘kulakta küpe’ olsun.

 

90’lar dizisinin Bakkalı Lütfü ne diyor?

‘İşin sonuna bak sen’

 

İşte bu işin sonunun seyredenleri ve kazananları halklar oluyor, mağdur edilenler oluyor. Sahtekârların sayısı çoğaldığı için Allah’ta görülecek hesabı öbür tarafa bırakmıyor, bütün tarafların/Mağdur eden ve edilenlerin/bulunduğu ortamda hesabı ortaya döküyor.

 

Anlayana, algılayana tabii.

**

Böyle bir ortamda yeni bir gazete çıkıyor.

Hak, hukuk, adaleti ıskalamayan, mağdurun yanında zalimin karşısında bir yayın politikası ile başlayıp öyle devam etmesini temenni ediyorum. Diyarbakır’da iki yerel gazete çıkaran ve yayın politikasını ‘tarafsızlık’ ilkesini önceleyerek belirleyen biri olarak bu gazetenin yayın politikasını belirleyecek dostlarıma da naçizane önerim budur. Sadece öneri düzeyinde kalmayacağına da inancım tamdır.

 

Diyarbakır’ın da tarafsız, ilkeli, halkı/halkları önceleyen yayın organlarına ihtiyacı var. Ayaklar mutlaka yere basmalı. İkircikli duruş, acabalı bakış, ayaklardan birini mutlaka güçlünün tarafına doğru kaydırır ki, ikinci ayağın oraya gitmeme ihtimali yoktur.

 

En iyisi olmanın olmazsa olmaz koşulu bu nedenledir ki;

Hak, hukuk ve adaletten yana olmaktır.

‘Ayakların baş, başların ayak’ konumuna getirildiği günümüzde, ayaklar yere sağlam basmalı ki, başlar dik dursun.

 

Dostlarıma ait böyle bir gazetede yazmak elbette ki benim için de büyük onur olacaktır.

 

Merhaba; yolunuz açık olsun.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.