Başörtü değil, hoşgörü ziyareti lazım

NACİ SAPAN
Ziyaret, gazetelere ‘AKP’den HDP’ye başörtüsü ziyareti’ olarak yansıdı. Anayasa değişikliği ile ilgili ihtiyaçtan kaynaklı bir ziyaretten çok, ‘Hoş görü’ ziyareti olması demokrasi açısından önemliydi, ancak bunun olma ihtimali yok, bundan sonra da olmaz diye düşünüyorum.
Bu ziyaret ile ilgili herhangi bir sıkıntı yaşanırsa, ‘Parlamento içi bir ziyaret’ olarak değerlendirilir, hükümet ve saray bu işin muhatabı olmadığını kamuoyunun algısına sunar, bu konu ile ilgili haberler de ‘Arşive manşet’ olur. Dolmabahçe mutabakatının inkâr örneğinde olduğu gibi bir durumla yüz yüze gelebiliriz.
Ziyarete kadar konuşmayan iktidarın aparatları, HDP’nin yasal bir parti olduğunu, ziyaret edilmesinin gerektiğini konuşmaya başladı.
Zaten AK Parti ile MHP’nin dışında HDP’ ye ‘Terörist’ diyen yoktu ki!
Hiç kimsenin yeri de değişmedi.
HDP parlamentoda
PKK kandilde
Abdullah Öcalan İmralı’da
Selahattin Demirtaş Edirne'de
HDP Eş Başkanları görevinde
Değişen ne?
AK Parti ya da iktidar diyeceğim ancak, değişime kapalı olduklarını hepimiz biliyoruz.
MHP mi?
Asla
İçişleri Bakanı mı (Hala hakaret etmeye devam ediyor)
Cumhurbaşkanı bu konuda bir şey söyledi mi?
Hayır, henüz duymadık.
Yani ortada bir hoşgörü de yok.
‘O iş ayrı bu iş ayrı’ derler, fezlekelere devam ederler, gözaltı ve tutuklamalar sürer, cezaevinde haksız yere tutsak edilenlerin tutukluluk halleri devam eder. Yani hikâye karışık, Devlet Bahçeli'nin bugünkü grup konuşmasından sonra da hikâye daha da karışık hale gelebilir.
Ancak, gerçek olan bir şey var ki, Makyavelizmin Türkiye siyaset tarihinde en çok AK Parti'ye yakıştığı gerçeğidir. Siyasi değerler üzerinde erişilmek istenen ve her yolun mubah olduğu bu fikir akımının günümüzdeki en iyi temsilcisinin AK Parti olduğu gerçeğini HDP’ye yapılan ziyaretle bir kez daha tanık olduk.
Seçime doğru giderken kaybedeceklerini çok net görüyorlar, gördükleri, buldukları bütün iplere sarılacaklar. Önemli olan ipi elinde tutan ciddi kurumların, elindeki ipi kaptırmamasıdır. Kapatma davasında son aşamaya gelen HDP'nin, AK Parti grubunu meclis’te kabul etmesini siyasi nezaketi olarak değerlendirmek mümkün.
Her şeye rağmen, kendilerine yapılan bütün nezaketsizliklere rağmen vakur davranıp, diplomatik nezaket gösterdiler. Ancak, karşı tarafın HDP’ye karşı aynı nezakette olmadığını, yaptıkları nezaketsiz açıklamalardan biliyoruz.
HDP yöneticileri çok kritik bir noktada duruyor, verecekleri kararın sonuçları, sadece 2 maddelik anayasa değişikliği ile sınırlı değil, ülkenin geleceğini ilgilendiriyor, sorumlulukları bu nedenle çok ağır.
Ancak, ortada bir gerçekte var, o da bu iktidar mutlaka ülke yönetiminden uzaklaştırılmalıdır. Bu nedenle HDP’nin şimdi ve devamında vereceği karar çok önemli.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.