TİGRİS HABER - Mevcut kırmızı, sarı ve yeşil ışık sistemine “beyaz ışık” eklenmesi yönündeki çalışma, özellikle sürücüsüz araçların yoğun olduğu bölgelerde trafik akışını daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor.
Sözcü’de yer alan habere göre, sistemin ilk denemeleri ABD’de başlatıldı. Araştırma, Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi tarafından yürütülüyor. Akademisyenler, klasik üçlü trafik ışığı sistemine dördüncü bir sinyal olarak beyaz ışığın eklenmesini öneriyor.
Beyaz ışığın anlamı ne olacak?
Tasarlanan sistemde beyaz ışık, otonom araçların kavşak geçişlerinde koordinasyonunu sağlayacak bir “takip sinyali” işlevi görecek. Bu sinyal aktif olduğunda, sürücüsüz araçlar merkezi trafik algoritmaları üzerinden yönlendirilirken, insan sürücüler de otonom araçların hareketini takip ederek ilerleyecek.
Araştırmacılar, bu modelin özellikle yoğun kavşaklarda bekleme sürelerini azaltabileceğini ve trafik akışını optimize edebileceğini belirtiyor. Yapılan simülasyonlarda seyahat sürelerinde yaklaşık yüzde 10’a varan iyileşme sağlandığı ifade ediliyor. Ayrıca daha düzenli trafik akışının yakıt tüketimini ve karbon emisyonlarını düşürme potansiyeli bulunduğu aktarılıyor.
Testler ABD’de başladı
Denemeler, Kuzey Carolina’da kontrollü alanlarda gerçekleştiriliyor. Özellikle otonom araç kullanımının daha yoğun olduğu bölgelerde yapılan testlerde sistemin kavşak performansı ölçülüyor. Uzmanlar, uygulamanın geniş çaplı hayata geçirilebilmesi için trafikteki otonom araç oranının belirli bir seviyeye ulaşması gerektiğine dikkat çekiyor. Buna göre sistemin tam verimle çalışabilmesi için araçların en az yüzde 30 ila 40’ının otonom olması gerektiği değerlendiriliyor.
Trafik ışıklarında tarihsel dönüşüm
Trafik sinyalizasyon sistemleri geçmişte de değişim geçirdi. 1920’li yıllarda ABD’de iki renkli sistemden üç renkli sisteme geçiş yapılmış, sarı ışık uygulaması ilk kez Detroit’te devreye alınmıştı. Uzmanlara göre beyaz ışık önerisi de benzer şekilde uzun bir adaptasyon süreci gerektirebilir.
Beyaz trafik ışığının yaygınlaşması kısa vadede beklenmese de, otonom araç teknolojilerinin gelişimiyle birlikte küresel ölçekte yeni bir trafik standardının oluşabileceği değerlendiriliyor. Bu gelişme, gelecekte şehir içi ulaşımın daha akıllı ve entegre sistemlerle yönetilmesinin önünü açabilir.