Bilim dünyası ikiye bölündü: Yapay “yumurta”dan 26 civciv çıktı

Nesli tükenmiş türleri yeniden hayata döndürme hedefiyle çalışmalar yürüten biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, 3 boyutlu yazıcıyla üretilen yapay kabuk sistemi sayesinde 26 canlı civcivin dünyaya geldiğini açıkladı.

TİGRİS HABER - Ancak bilim insanları, bu gelişmenin “yapay yumurta” olarak nitelendirilemeyeceğini ve teknolojinin sınırlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

3 Boyutlu Yapay kabukta yeni deney

Şirketin açıklamasına göre, yumurta kabuğunu taklit eden özel bir yapı içinde geliştirilen embriyolardan, yaşları birkaç gün ile birkaç ay arasında değişen 26 civciv elde edildi. Kafes benzeri yapıya sahip bu sistem, döllenmiş yumurtaların kontrollü bir ortama alınması ve gelişimlerinin anlık olarak izlenmesine olanak sağlıyor.

Araştırma sürecinde embriyolar, yapay kabuk sistemine aktarıldıktan sonra kuluçka ortamına yerleştiriliyor. Normalde doğal kabuktan sağlanan kalsiyum gibi bileşenler de dışarıdan eklenerek gelişim destekleniyor.

Nesli tükenmiş türleri geri getirmek

Colossal Biosciences, daha önce genetik müdahalelerle yünlü mamuta benzer tüylü fareler ve dev kurtlara benzeyen yavrular ürettiğini duyurmuştu. Şirketin uzun vadeli hedefleri arasında ise nesli tükenmiş dev moa kuşuna benzer türler geliştirmek yer alıyor.

Şirket CEO’su Ben Lamm, geliştirilen yapay kabuk teknolojisinin ileride daha büyük yumurtalara sahip türler için de ölçeklendirilebileceğini ifade etti.

“Bu yapay yumurta değil”

Bağımsız bilim insanları ise gelişmeye temkinli yaklaşıyor. Uzmanlara göre bu sistem, tam anlamıyla yapay bir yumurta üretmiyor; yalnızca kabuğun belirli işlevlerini taklit eden bir yapı sunuyor.

Evrimsel biyologlar, yöntemin genetiği değiştirilmiş kuşlar üretmekte kullanılabileceğini ancak bunun nesli tükenmiş bir türün birebir geri getirilmesi anlamına gelmediğini belirtiyor. Ayrıca, yumurtanın tüm biyolojik süreçlerinin bu sistemle eksiksiz taklit edilemediği ifade ediliyor.

Bilimsel ve etik tartışmalar sürüyor

Kuş üreme biyolojisi uzmanlarına göre, benzer teknikler geçmişte de sınırlı ölçüde kullanıldı. Bu tür çalışmaların özellikle nesli tehlike altındaki canlıların korunması ve embriyo gelişiminin incelenmesi açısından faydalı olabileceği değerlendiriliyor.

Öte yandan biyoetik uzmanları, “geri getirilen” türlerin hangi ekosistemlerde yaşayacağı sorusunun hâlâ yanıtlanmadığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu alandaki çalışmaların bilimsel olduğu kadar etik boyutunun da güçlü şekilde tartışılması gerektiğini vurguluyor.

Mevcut türlerin korunması

Bilim dünyasında genel görüş, nesli tükenmiş türleri geri getirme çalışmalarından önce hâlihazırda yaşamını sürdüren türlerin korunmasına öncelik verilmesi gerektiği yönünde. Araştırmacılar, biyoteknolojinin sunduğu imkânların doğru alanlarda kullanılması gerektiğinin altını çiziyor.

Gelişmeler, genetik mühendisliği ve biyoteknoloji alanında yeni bir dönemin kapısını aralarken, “yapay yumurta” tartışması bilim dünyasında uzun süre gündemde kalacak gibi görünüyor. (Haber Merkezi)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bilim Ve Teknoloji Haberleri