Bir Babanın Vasiyeti

İbrahim Ateşoğlu

Şeyhmus Tanaman

Nam-ı diğer Hakkı Usta

Diyarbakırlılar Şeyhmus Tanaman’ı pek bilmez…

Ama “Hakkı Usta” dendi mi,

yediden yetmişe herkes tanır.

Çünkü bazı insanlar

isimleriyle değil…

arkalarında bıraktıkları duruşla anılır.

“Hakkı” dediler ona…

Adaletli oluşundan…

Hakikatin yanında duruşundan…

Mazlumun elini tutup,

zalimlerin karşısına dikilişinden…

Bu şehirde

bir insana verilebilecek

en ağır, en onurlu isimlerden biriydi bu.

Hakkı Usta…

Bu şehrin vicdanına verilmiş bir isimdi.

1926 yılında, Diyarbakır’ın Alipaşa Mahallesi’nde dünyaya geldi.

Bundan tam elli yıl önce…

Henüz çok genç bir delikanlıyken

bir hayal kuruyordu…

O yıllar…

memleketin zor zamanlarıydı.

Darbeler…

korkular…

suskunluklar…

İnsanlar “vatan haini” diye damgalanıyor,

mahkeme salonlarında ve gazete manşetlerinde

yargılanıyordu.

Ve o genç adam…

Diyarbakır Dörtyol’unun köşesinde,

Atlas Şekercisi’nin önünde…

meyve kasalarından kurduğu

o mütevazı tezgahta

bir gün gecikmeli gelen gazeteleri satıyordu.

Ama aslında…

o günleri satmıyordu…

eksik olanı görüyordu.

Her gün

bir eksikliği fark ediyordu.

Her manşette

bir sessizlik hissediyordu.

Ve içinden şöyle diyordu:

“Bir gün…

insanların gerçekleri korkmadan okuyabildiği

bir gazete olmalı…”

Hakkı Usta’nın hayali büyüktü…

Ama hayat…

her hayale büyüyecek zaman vermez.

Altı evlat bıraktı geride:

Nermin…

Mirza…

Mehmet…

Ahmet…

Ayşe…

Mustafa…

Onlara servet bırakmadı…

Ama daha kıymetli bir şey bıraktı:

Bir duruş…

Bir karakter…

Bir vasiyet…

Hakkı Usta…

1999 yılında…

yüreğinde biriktirdiği onca yükle

kalbi sustu…

Ama bazı insanlar ölmez…

Sadece emaneti devreder.

O günden sonra

bayrağı evlatları devraldı.

Ve bir zamanlar

bir köşe başında kurulan o hayal…

bir gazetenin sayfalarına dönüştü.

Ahmet Tanaman…

bir babanın vasiyetini yerine getirmenin

sessiz gururunu yaşadı.

Bir hayalin gerçeğe dönüşmesinin

en derin huzuruyla…

Tigris Haber Gazetesi

artık sadece bir gazete değildi…

Bir sözün devamıydı.

Bir karakterin yansımasıydı.

Bir babanın evlatlarına bıraktığı

namus borcuydu.

Bugün…

okunan her satırda onun sesi vardır.

Her haberde

bir vicdan…

Her manşette

bir duruş…

Ve her kelimede

bir baba öğüdü:

“Haktan şaşma…”

Rahat uyu Hakkı Usta…

Emanetin emin ellerde.

Çünkü bazı vasiyetler

kağıda yazılmaz…

insanın içine işlenir…

Ve ömür boyu taşınır…

çünkü bazı vasiyetler

unutulmaz…

yaşatılır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.