Bazı insanların vefat haberini aldığınızda sanki eliniz ayağınız uyuşur. Bir ses çekilir hayattan. Bir cümle yarım kalır. Bir şiir son dizesini söyleyemeden susar.
Murat Bozkurt'un vefat haberini aldığımda tam da böyle hissettim.
Ölüm, hep ansızın gelir deriz. Ama bazı gidişler, sadece yakınlarını değil, onunla yolu kesişmiş herkesi yetim bırakır. Murat Bozkurt da öyle gitti. Ardında tamamlanmış kitaplar, yazılmış şiirler, kurulmuş dostluklar ve en önemlisi; insan olmanın inceliğini hatırlatan bir ömür bırakarak...
Onu yalnızca "şair" ya da "yazar" sıfatlarıyla anlatmak eksik kalır. Çünkü o, kelimeleri sadece yan yana getiren biri değildi. Kelimelerin ruhuna dokunurdu. Şiirlerinde insan vardı; vicdan vardı, umut vardı. Hayatın en kırılgan anlarını büyük iddialarla değil, samimiyetle anlatırdı. Bu yüzden yazdıkları okurun zihninde değil, yüreğinde yer bulurdu.
Yayıncılık alanındaki emekleri de en az eserleri kadar kıymetliydi. Nice kalemin cesaret bulmasına vesile oldu. Genç yazarların elinden tuttu, metinlerine emek verdi, bilgi ve tecrübesini hiçbir zaman kendisine saklamadı. Gerçek yayıncılık, yalnızca kitap basmak değil; yeni seslerin doğmasına katkı sunmaktır. Murat Bozkurt bunu hakkıyla yapan isimlerden biriydi. Ben de ilk şiir kitabımı onun vesilesiyle bastırdım. Bu konuda bana inanılmaz bir destek sundu.
Tigris Gazetesi’nde ve daha birçok gazetede yayımlanan yazılarıyla da düşüncenin ve vicdanın sesi olmayı sürdürdü. Kalemi hiçbir zaman gösterişin değil, hakikatin peşinden yürüdü. Yazmayı bir meslek olarak değil, bir sorumluluk olarak gördü.
Ben ise onu bunların ötesinde, dostluğu ile hatırlayacağım.
Hayat bazen bize çok değerli insanlar armağan ediyor. Sonra da onları beklemediğimiz bir anda bizden alıyor. Geriye ise birlikte edilen sohbetler, paylaşılan cümleler ve hafızamızdan silinmeyecek anılar kalıyor. Murat Bozkurt'un ardından konuşurken insan, ölümün aslında bedeni aldığını; güzel insanların ise hatıralarıyla yaşamaya devam ettiğini daha iyi anlıyor.
Bir şair, bir yazar öldüğünde yalnızca bir insanı toprağa vermeyiz. Bir bakış açısını, bir zarafeti, bir vicdanı uğurlarız. Ama iyi edebiyatçıların bir ayrıcalığı vardır. Onlar eserlerinin içerisinde yaşamaya devam ederler.
İnanıyorum ki Murat Bozkurt da bundan sonra okurlarının her yeniden açtığı sayfada, her okunan şiirde ve kitaplarının satır aralarında hatırlanmaya devam edecektir.
Allah rahmet eylesin.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Geride bıraktığı eserler, yetişmesine katkı sunduğu insanlar ve dostlarının gönlünde taşıdığı hatıra ise onu uzun yıllar yaşatmaya devam edecek.
Hoşça kal sevgili Murat Bozkurt...
Kelimelerin bize seni anlatmaya yetmeyecek.