Yıl 1919…
Diyarbakır’da genç bir öğretmendi.
Sınıfta çocuklara ders anlatıyor, onların geleceğini düşünüyordu.
Dışarıda ise memleketin geleceği konuşuluyordu.
İşgal haberleri geldikçe onun hayatının yönü de değişmeye başladı.
Artık yalnızca öğretmenlik yapmakla yetinmek istemiyordu.
İzmir’in işgaline Diyarbakır’dan yükselen tepkilerin içinde yer aldı.
Ergani ve Diyarbakır’da Müdafaa-i Hukuk teşkilatlarının kurulması için çalıştı.
1890’da Diyarbakır’da doğdu; Mülkiye Mektebi’ni bitirip matematik öğretmenliğine başladı.
Birinci Dünya Savaşı’nda dört yıl yedek subay olarak görev yaptı.
Savaşın ardından önünde yeni bir yol açılmıştı:
Sivas.
Diyarbakır’ı temsil etmek üzere yola çıktı.
Yol uzundu.
Ulaşım zordu.
Benzin sıkıntısı vardı.
Sivas’a vardığında kongre sona ermişti.
Geç kalmıştı.
Ama Millî Mücadele’ye geç kalmamıştı.
Mustafa Kemal Paşa ve delegeler tarafından karşılandı, Heyet-i Temsiliye’ye seçildi; dönüşünde Diyarbakır’daki Müdafaa-i Hukuk çalışmalarına öncülük etti.
Sonraki yıllarda hizmet alanı genişledi.
Eğitimdeydi.
Yerel yönetimdeydi.
Meclisteydi.
1921’de Diyarbakır Maarif Müdürlüğüne atandı.
1922’de Diyarbakır Belediye Başkanı seçildi.
İki dönem Diyarbakır milletvekilliği yaptı.
1961’de Diyarbakır senatörü seçildi ve dört yıl Senato Başkanvekilliği yaptı.
Öğretmenlikle başlayan kamu hizmeti, bir ömre yayıldı.
Diyarbakır’dan Sivas’a…
Sivas’tan Meclis’e…
Görevleri değişti.
Ama bağlı kaldığı memleket hiç değişmedi:
Diyarbakır.
Bir öğretmen olarak başladığı yolculukta, memleketinin sesini Millî Mücadele’ye ve Meclis’e taşıdı.
1985 yılında hayata veda etti.
Geride…
Eğitime verilmiş yıllar…
Millî Mücadele’ye verilmiş bir emek…
Ve Diyarbakır’a adanmış uzun bir hizmet hayatı bıraktı.
Saygı ve minnetle.