Onun hayatını anlatmak, biraz da Diyarbakır futbolunun yakın tarihini anlatmaktır.
Hançepek’in taş sokaklarında başlayan bu yolculuk, yıllar sonra Ayspor’un şampiyonluklarında iz bıraktı.
Çocukluğu Diyarbakır’ın Hançepek Mahallesi’nde geçti.
O yıllarda futbol oynamak bugünkü kadar kolay değildi.
Çim sahalar yoktu.
Duvar dipleri soyunma odası…
Taş sokaklar ise futbol sahasıydı.
Mehmet, topun peşinden koşarken aslında geleceğine doğru koştuğunu bilmiyordu.
Lise yıllarında yeteneği öğretmenlerinin dikkatini çekti.
Hazrospor’a götürüldü.
Orada yalnızca futbol oynamadı.
Mücadelesi, oyun zekâsı ve bitmek bilmeyen enerjisiyle kısa sürede takımın en dikkat çeken isimlerinden biri oldu.
1983 yılı, hayatının dönüm noktasıydı.
Diyarbakır’ın köklü kulüplerinden Ayspor’a transfer edildi.
Ayspor forması altında yalnızca maçlar kazanmadı.
Attığı goller…
Kazandırdığı şampiyonluklar…
Ve sahaya koyduğu yüreğiyle kulüp tarihinin unutulmaz isimleri arasına girdi.
Futbol onun için sadece bir oyun değildi.
Dostluktu.
Emekti.
Ve formasını giydiği şehre duyduğu vefaydı.
Yıllar geçti.
Tribünlerin coşkusu geride kaldı.
Bugün en büyük mutluluğu, çocukları ve torunlarıyla aynı sofrayı paylaşabilmekte buluyor.
Onlara gösterdiği sevgi ve ilgi, sahada taşıdığı sorumluluk duygusundan hiç farklı değil.
Çünkü Mehmet Balyen için aile, hayatın en büyük şampiyonluğudur.
Diyarbakır ise onun için yalnızca doğduğu şehir değil; çocukluğunu, dostlarını ve futbol hayallerini emanet ettiği memleketidir.
Bu şehrin formasını sırtında, sevgisini ise yüreğinde taşımaya devam ediyor.
Çünkü bazı insanlar yalnızca forma giymez.
Yaşadığı şehrin hafızasında da iz bırakır.
Mehmet Balyen, yalnızca Diyarbakır futbolunun unutulmayan isimlerinden biri değil; ailesine bağlılığı, mütevazı yaşamı ve memleket sevgisiyle de örnek olmuş bir Diyarbakırlıdır.