Bir insanın diktiği ağaçların sayısı bir milyonu geçer mi?
Ahmet Aydeniz’in hayatına bakınca geçebildiğini görürsünüz.
1941 yılında Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde dünyaya geldi.
O yıllarda Dicle küçük bir ilçeydi.
İmkânlar sınırlı,
hayaller ise büyüktü.
İlkokulu Dicle’de okudu.
İlçesinde ortaokul olmadığı için eğitimine devam edebilmek adına önce Ergani’ye,
ardından İstanbul’a gitti.
Daha genç yaşlarda çalışmayı,
ayakta kalmayı
ve mücadele etmeyi öğrendi.
İnşaat teknisyeni oldu.
Askerliğini Artvin’in bir köyünde öğretmen olarak yaptı.
Hayat onu Türkiye’nin farklı şehirlerine götürdü.
Ama nereye giderse gitsin,
yanında taşıdığı iki şey vardı:
çalışma disiplini
ve Diyarbakır sevgisi.
Gençlik yıllarında amatör futbol oynadı.
Şantiyelerde çalıştı.
1974 yılında kendi firmasını kurdu.
Yıllar içinde şirketini büyüttü,
iş dünyasında başarılarıyla tanındı.
Ancak Ahmet Aydeniz’i farklı kılan yalnızca iş hayatındaki başarıları değildi.
Bir de toprağa bıraktığı iz vardı.
Ankara’da diktiği birkaç meyve ağacı zamanla büyük bir sevdaya dönüştü.
Yıllar içinde yüz binlerce,
sonra milyonlarca ağaca ulaştı.
Diyarbakır başta olmak üzere,
Türkiye’nin farklı illerinde toprağı ağaçlarla buluşturdu.
Bu sevda yalnızca doğaya değil,
insanlara da dokundu.
Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı.
Yıllar boyunca yüzlerce gencin eğitimine destek oldu.
Çünkü ona göre gerçek yatırım,
insana yapılan yatırımdı.
Ahmet Aydeniz yalnızca bir iş insanı değildir.
Aynı zamanda doğaya değer veren,
eğitime destek olan,
memleketiyle bağını hiç koparmayan bir gönül insanıdır.
Çünkü Ahmet Aydeniz’in hikâyesi yalnızca başarı hikâyesi değildir.
Bu,
Diyarbakır’ın Dicle ilçesinden başlayıp Türkiye’nin dört bir yanına uzanan,
ama köklerini hiçbir zaman unutmayan bir ömrün hikâyesidir.