Futbol bazen sadece sahada oynanan bir oyun değildir. Bazen bir kentin direnişi, umudu ve inadı olur. İşte Diyarbekirspor’un bu sezon yazdığı hikâye tam da böyle bir hikâyeydi.
Sezon boyunca maddi imkânsızlıklarla boğuşan, yönetimsel sıkıntılar yaşayan, transfer tahtası kapalı bir takım düşünün. Daha sezon başında yaşanan sorunlar, kulübü derinden sarsmaya devam ediyordu.
Bir tarafta… Bahis soruşturması ve büyük kırılma
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yürütülen “bahis eylemi” soruşturması kapsamında yaklaşık 21 futbolcunun bu sürece dâhil edilmesi ve kulüple ilişkilerinin kesilmesi, takım için adeta bir kırılma noktası oldu.
Bu gelişme, zaten zor şartlar altında mücadele eden Diyarbekirspor için çok daha ağır bir tabloyu beraberinde getirdi. Süreç içinde kulübe TMSF’nin devreye girmesi de bu tabloya eklendi.
Kenan Aşkan ve ekibinin dokunuşu
Zor günler geçiren takımın başına 9 hafta önce teknik direktör Kenan Aşkan getirildi. Onunla birlikte Diyarbakır’ın öz evladı kaleci antrenörü Süleyman Özdoğru da göreve başladı.
Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen takımı ayakta tutmayı başaran bu teknik ekip, kısa sürede önemli bir toparlanma sürecine imza attı.
Amedspor’dan 4 genç takviye
Takım, yaşanan büyük dağılmanın ardından rotasını gençlere çevirdi. Bu süreçte altyapının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Amedspor da bu noktada önemli bir destek vererek U19 takımından 4 genç oyuncuyu Diyarbekirspor’a kazandırdı.
U17’nin golcü ismi Yusuf Özbilek, savunmada Baran Karaman, orta sahada Özgür Gümüş ve sol bekte Furkan Özgen, bu zorlu süreçte sorumluluk alarak dikkat çekti.
Şehrin ortak mücadelesi
Bu süreçte sadece saha içi değil, saha dışı da büyük bir mücadeleye sahne oldu. İş insanları, sivil toplum kuruluşları, DTSO ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere kentin dinamikleri, ellerinden gelen maddi ve manevi desteği verdi.
Kimi zaman deplasman masrafları karşılandı, kimi zaman sporcuların konaklama sorunları çözüldü. Bu dayanışma, başarının en önemli parçalarından biri oldu.
Sadece bir başarı değil, bir duruş
Bu yüzden Diyarbekirspor’un ligde kalması sadece bir sportif başarı değildir. Bu, bir kentin birlikte hareket ettiğinde neleri başarabileceğinin en somut göstergesidir.
BAL’da buruk bir sevinç
Elbette gönül isterdi ki Diyarbakır futbolu adına her şey daha farklı olsun. BAL Ligi’nde mücadele eden iki takımın da ligde kalmasını isterdik. Ancak statü gereği bir takımın düşecek olması, bu sevincin yanında burukluğu da beraberinde getiriyor.
Diyarbekirspor bu sezon sadece ligde kalmadı…
Adeta bir şampiyonluk yaşadı, yaşattı.
Bir karakter ortaya koydu, bir direniş gösterdi. Bir arma için sahaya ruhunu koydu.
Ve en önemlisi, bu şehir kendi çocuklarıyla da başarabileceğini bir kez daha herkese gösterdi.