Bazı insanlar vardır…
Doğdukları şehir başka olsa da,
ömürlerini başka bir şehre adarlar.
Nedim Metin Cizreli’nin hikâyesi biraz da böyle bir hikâyedir.
1931 yılında İstanbul’da dünyaya geldi.
Ancak hayatına yön veren şehir Diyarbakır oldu.
Çocukluğu ve gençliği bu kadim şehrin sokaklarında geçti.
Bu şehrin insanlarını tanıdı.
Bu şehrin sevinçlerine,
sorunlarına
ve geleceğine ortak oldu.
Belki de bu yüzden Diyarbakır onun için yalnızca yaşadığı bir şehir olmadı.
Bir aidiyet oldu.
Bir sorumluluk oldu.
Bir sevda oldu.
İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı.
Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu.
1955 yılında yüksek mühendis-mimar olarak meslek hayatına başladı.
Mesleğinin ilk yıllarında Diyarbakır Belediyesi’nde ve Diyarbakır Hava Meydanı inşaatında görev aldı.
Şehrin gelişimine katkı sunan birçok çalışmada yer aldı.
Ancak onun hizmet anlayışı yalnızca mimarlıkla sınırlı kalmadı.
1965 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nden Diyarbakır Milletvekili seçildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Diyarbakır’ı temsil etti.
Siyasette de önceliği yine memleketi oldu.
Diyarbakır’ın ihtiyaçlarını,
sorunlarını
ve geleceğini gündeme taşıdı.
Daha sonraki yıllarda iş dünyasında ve sivil toplum çalışmalarında da aktif rol aldı.
DOĞUSAN A.Ş.’nin kurucuları arasında yer aldı.
Anadolu Kulübü’nde yöneticilik yaptı.
Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı’nın (DİTAV) kurucuları arasında bulundu.
Çünkü onun için Diyarbakır yalnızca hatıraların yaşadığı bir şehir değildi.
Emek verdiği,
sorumluluk duyduğu
ve hizmet etmeye çalıştığı bir şehirdi.
Bugün geriye dönüp bakıldığında,
Nedim Metin Cizreli’nin hikâyesi yalnızca bir mimarın ya da siyasetçinin hikâyesi değildir.
Bu,
İstanbul’da başlayıp Diyarbakır’da anlam kazanan bir ömrün hikâyesidir.
Ve bir şehre gönülden bağlanmanın hikâyesidir.