Bir Şehir Ne Zaman Değişir?

Bir Şehir Ne Zaman Değişir?

Bir şehrin değiştiğini anlamak için her zaman yeni binalara bakmak gerekmez.

Bazen bir sabah sokağa çıkarsınız ve bir şeylerin eskisi gibi olmadığını hissedersiniz.

Kaldırım aynı kaldırım, cadde aynı cadde, hatta köşedeki dükkân bile yerinde duruyor olabilir. Ama şehir sanki size eskisi kadar tanıdık gelmez.

Çünkü şehirleri yalnızca binalar oluşturmaz.

Bir simitçinin sesi oluşturur. Sabah aynı saatte kepenk açan esnaf oluşturur. Mahallede top oynayan çocuklar, akşamüstü sandalyesini kapının önüne atan yaşlılar, fırından eve dönerken karşılaşılan tanıdık yüzler oluşturur.

Bunlar yavaş yavaş kaybolduğunda şehir de değişmeye başlar.

Sonra her yerde birbirinin aynısı dükkânlar görürüz.

Aynı tabelalar, aynı kafeler, aynı müzikler, aynı dekorasyonlar…

Dünyanın başka bir şehrine gittiğinizde bile kendi mahallenizden bir şeyler görür gibi olursunuz.

Bu ilk bakışta kötü bir şey değildir. Şehir gelişir, yenilenir, büyür. İnsanların daha iyi şartlarda yaşaması elbette güzeldir.

Ama gelişmek ile birbirine benzemek aynı şey değildir.

Bir şehrin kendine ait hikâyesi olmalı.

İnsan o şehirden ayrıldığında, başka hiçbir yerde bulamayacağı bir şeyi özlemeli.

Bir koku.

Bir ses.

Bir sokak.

Bir yemek.

Belki akşam güneşinin binaların arasından düşme biçimi bile…

Çünkü şehir dediğimiz şey biraz da hafızadır.

Çocukluğumuzun geçtiği sokağı bulamadığımızda yalnızca bir sokağı kaybetmiş olmayız. O sokağın içinde bıraktığımız bir parçamızı da kaybederiz.

Bu yüzden şehirleri yenilerken yalnızca “Ne yapılabilir?” diye sormamak gerekiyor.

Bazen “Neyi kaybetmemeliyiz?” diye de sormak gerekiyor.

Çünkü yeni olan her şey değerli değildir.

Bazı eski şeyler de yalnızca eski oldukları için değil, bize kim olduğumuzu hatırlattıkları için değerlidir.

Bir şehir büyüyebilir.

Daha yüksek binaları, daha geniş yolları, daha modern meydanları olabilir.

Ama bütün bunların arasında kendi sesini kaybederse, geriye yalnızca büyük bir yerleşim alanı kalır.

Şehir değil.

Belki de asıl mesele budur:

Şehirleri değiştirmek kolaydır.

Onların ruhunu korumak ise çok daha zordur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri