Bir yılda 60 bin ton ucuz et vatandaşa sunuldu

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, Et Süt Kurumu’nun marketlere et satışına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Tigris-Haber Et Süt Kurumu’nun 29 TL’den kesim yaptığı ve marketlere ise 20 TL’den et satışı yaptığını belirten Yalçındağ, kurumun 9 TL zararına marketlere et satışı yapığı ve bu durumun esnaflar açısından haksız rekabet olduğunu söyledi.

Esnafların uğradığı haksız rekabeti Rekabet Kurulu’na taşıdıklarını belirten Yalçındağ, Türkiye’de perakende et satış piyasasındaki etin miktarının 300 bin ton civarında olduğunu ve ESK’nun marketlere verdiği etin piyasanın yüzde 25’ine tekabül ettiğini söyledi.

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, vatandaşın ucuz et yiyebilmesinin yolunun ülkedeki küçükbaş hayvan üretiminin canlandırılmasından geçtiğini söyledi.

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, marketlere ucuz et satışına ilişkin Tigris Habere konuştu.

ESK’dan marketlere zararına et satışı!

Et ve Süt Kurumu’nun 9 TL zararına marketlere et satışı yaptığını ifade eden Yalçındağ, “Et ve Süt Kurumu 29 – 30 TL gibi rakamlardan üreticiden malı alıp kesiyor. Kestiği bu ürünü de 20 TL’ye marketlere veriyor. Tabii Et Süt Kurumu bunu kendi başına yapmıyor, bakanlığın talimatıyla yapılan bir şeydir bu. Yani kiloda 9 – 10 TL gibi zararına bir satış söz konusudur” dedi.

Esnaf ‘sosyal politika’nın neresinde?

Marketlere ucuz et satışının piyasada küçük esnaflar aleyhine haksız rekabete yol açtığını belirten Yalçındağ,  bu konuyu Rekabet Kurulu’na götürdüklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çünkü burada esnafların maliyetinin 10 – 15 TL altında bir fiyata marketlere et satışının yapılması esnafta haksız rekabet unsuru oluşturmaktadır. Rekabet Kurumu’ndan aldığımız cevap ise çok ilginçti. Efendim, 1 milyon 200 bin tonluk et tüketimi içerisinde 60- 70 bin tonluk bir bölümün haksız rekabet oluşturmayacağı vs. şeklinde bir yanıt. Birincisi koskoca rekabet kurulu Türkiye’de ne kadarlık etin perakende satış piyasasında kullanıldığını bilmiyor. Türkiye’de perakende et satış piyasasındaki etin miktarı 300 bin ton civarındadır. Hal böyleyken, 70 bin ton eti maliyetinin 10 – 15 TL altında marketlere verirseniz burada kamu yararı gözetildiğini anlamak mümkün değil. Diyorlar ki, devletin sosyal politikası; iyi de esnaf bu sosyal politikanın içerisinde yok mu? Bakanlık esnafı bir yerde yok sayıyor. Esnafın ne topraktan çıkan ne de gökten yağan bir geliri var. Esnafın iş hacmini daraltırsanız onlar nasıl geçinecek? Memleketteki işsiz ordusuna yenilerini eklemek istiyorlarsa bu da başka bir şey.”

Devlet vatandaşa 2 bin 500 TL et parası versin!

 Vatandaşın ucuz et yiyebilmesi için farklı bir öneride bulunan Yalçındağ, şöyle konuştu: “Geçen gün bir TV programında dedim ki; Türk halkının aile olarak bir yılda et için harcadığı para yaklaşık 2 bin 500 TL’dir. Türk halında dar gelirli aile sayısı da belli ve devlet de bunu biliyor. Hükümet kurban bayramında emekliye bin TL para verdi. Vatandaşa devlet versin yılda 2 bin 500 TL, vatandaş etini de alsın başka ihtiyacını da gidersin. Böyle bir uygumla hem piyasaya bir canlılık katar hem de esnafa yönelik haksız rekabetin önüne geçilmiş olur. Efendim, Türkiye’nin her tarafında bu marketlerin şubeleri varmış. İyi de memleketin her yerinde her mahallesinde her sokağında kasap da var. Ucuz eti sadece birkaç markete vermenin, esnafı mağdur etmenin ‘sosyal devlet’ neresinde anlamak güç. Benim buna itirazım var!”

Yüze 13’lük yağ farkı nereden geliyor?

Paketlenmiş hazır kıyma etlerin sağlıksız olduğuna vurgu yapan Yalçındağ, “Bir başka husus; paketlenmiş etlere (kıyma) bakıyoruz üzerinde yüzde 20 yağ içerdiği belirtiliyor. Bütün haldeki bir karkas etin içindeki yağ oranı yüzde 7’dir. Şimdi bu yüzde 13’lik fark nereden geldi bu kıymanın içine girdi? Günahı onların boynuna ama duyumlar alıyoruz; etin kıymetli yerleri, yarı kıymetli yerleri daha az kıymetli yağlarla değiştiriliyor vs. Yaşlı hayvan etlerinin kıymalara karıştırıldığı söyleniyor. Hal böyle iken bu kadar olumsuzluğa yol açan uygulamaların daha fazla sürdürülmesini doğru bulmuyorum. Vatandaşın et yemesi konusunda yardımcı olmak istiyorsan vatandaşın eline verirsin kartını, vatandaş istiyorsa A dükkânından, istiyorsa B marketinden, istiyorsa C kasabından alır. Vatandaşın hoşuna neresi giderse gider oradan etini alır.    Biz federasyon olarak kamu kurumu niteliğinde bir kuruluşuz. Kurulduğumuz günden beri karşı olduğumuz bir şey var. Biz dökme kıyma satışını yasaklattırdık. İster dökme ister paketlenmiş olsun biz kıymanın bu şekilde satışına hep karşı olduk. Bunu ne tasvip ne de tavsiye ediyoruz. Vatandaş böyle bir şeye itibar etmesin. Et almanın, kıyma almanın adresi kasap dükkânıdır. Gidersiniz, gözünüzün önünde kasabınız eti makineye atar ve size verir, afiyetle yersiniz. Nerede çekildiği belli olmayan etleri vatandaşa asla tavsiye etmiyorum. Esnafa zarar veren, halkın da yararına olmayan bu durumun biran önce durdurulmasını istiyoruz. Perakende satışın yüzde 20- 25’ine müdahale etmenin adı devletin sosyal politikası olamaz. Devlet bu yanlış uygulamadan biran önce dönmelidir” şeklinde konuştu.

‘Küçükbaş hayvancılığın canlandırılması gerekiyor’

 Et Süt Kurumu’nun zarar ettiğine işaret eden Yalçındağ, vatandaşın ucuz et tüketimi için küçükbaş hayvan üretiminin canlandırılması gerektiğini ifade etti. Yalçındağ, şöyle konuştu: “Devletin marketlere kilo başına 9 – 10 TL zararına verdiği etin parası vatandaşın cebinden çıkıyor. Devletin kurumu bu hayvanları alıp kesiyor. Allah bilir belki de banka kredisi de kullanıyor ve bir de buna faiz ödüyor. Eminim Et ve Süt Kurumu da bu uygulamaya razı değildir. Tabii ki Türkiye’deki et üretiminin artması ve ülkenin et üretiminde kendi kendine yeterli hale gelmesi lazım. Biliyorsunuz Avrupa’da insanlar et tüketiminin yarsını Domuz etinden sağlıyorlar. Elhamdülillah biz Müslümanız ve böyle bir şey yapmamız mümkün değil. Bizim yapabileceğimiz tek şey var ülkedeki küçükbaş hayvan üretimini arttırmaktır. Türkiye’de hem tüketimde hem de üretimdeki küçükbaş hayvan payının arttırılması lazım. Küçükbaş hayvan sayımızı en az iki katına çıkarmamız lazım. Sadece dana üretimini arttırmakla ülkedeki et problemi çözülmez. Bu çok yönlü ve çok köklü ele alınması gereken bir konudur. Büyükbaş hayvanı da yemi de dışarıda aldığımız sürece ucuz et üretmek mümkün değil. Aile işletmelerinin tekrardan faaliyete geçmesi lazım. Üretici kendi hayvanının yavrusunu besleyecek ki, ekstra masraflardan kurtulsun. Dana alıyorsunuz pahalı, yem alıyorsunuz pahalı; çünkü ikisinin de yurtdışı ile bağlantısı var. Hal böyle olunca da eti nasıl ucuza mal edeceğiz. Et Süt Kurumu’na 9- 10 TL zararına marketlere et sattırarak, esnafa karşı haksız rekabet içine girerek vatandaşa sağlıklı, ucuz et yediremezsiniz. Vatandaşa ucuz et için, küçükbaş hayvan üretiminin arttırılmasından başka bir çıkar yol yok. Marketlere verdiğiniz süspansiyonu küçük üreticiye, aile işletmelerine verin. Küçükbaş hayvan üretimi iki katına çıksın,  bakın o zaman ucuz ve sağlıklı et üretimi nasıl yapılıyor ve vatandaş nasıl ucuz ete ulaşıyor. Küçükbaş hayvancılığın canlandırılması gerekiyor. Meralarımız var, küçükbaş hayvan üretimi için potansiyelimiz fazlasıyla mevcut. Yem masrafı ne kadar azalırsa üreticinin de girdi maliyetleri o kadar düşer. Küçükbaş hayvan üretimini arttıracak politikalara yönelmek çok daha doğru bir yaklaşım olur kanaatindeyim.”

ESK: Bir yılda 60 bin ton indirimli satışı yapıldı

Et ve Süt Kurumu’nun açıklamasına göre et fiyatlarının düşürülmesi amacıyla başlatılan uygulama kapsamında 1 Kasım 2017 ila 1 Kasım 2018 tarihleri arasında; A101, BİM ve Migros mağazalarında yaklaşık 60 bin ton indirimli et satışı gerçekleştirildi.

ESK açıklamasında, uygulama kapsamında kıymanın kilogramını 29 lira, kuşbaşının kilogramını 31 liradan satmayı yapmayı taahhüt eden A101 ve BİM firmaları ile sözleşme imzalandığı ve sonrasında bu marketler zincirine Migros’un da eklenmesiyle ucuz satış noktasının 13 binden yaklaşık 15 bine yükseldiği ifade edildi.

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü yetkililerinden edinilen bilgilere göre, ESK’nun marketlere taze dana karkas et satışı uygulamasıyla, 81 ilde satış noktası olan marketler aracılığıyla tüketiciye uygun fiyatla kırmızı et ulaştırmayı ve piyasayı regüle etmeyi amaçladığı belirtildi. Ayrıca, piyasada aylık et tüketiminin 100 bin ton olduğu ve ESK’nun piyasaya sürdüğü ucuz etin aylık 5 bin ton olduğu ifade edildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri