TİGRİS HABER - Guterres, “Orta Doğu’da durum” başlığı altında acil toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde konuştu.
ABD ve İsrail tarafından İran’a düzenlenen saldırılarla ilgili BM Şartı ve uluslararası hukuka işaret eden Guterres, “Bu nedenle bu sabahtan beri ABD ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği büyük çaplı askeri saldırıları kınadım.” dedi.
Guterres, İran’a yönelik saldırılar için “Askeri müdahale, dünyanın en istikrarsız bölgesinde kimsenin kontrol edemeyeceği bir olaylar zincirini tetikleme riskini taşımaktadır.” uyarısında bulundu.
İran’ın misilleme olarak Bahreyn, Irak, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin düzenlediği saldırıları da kınadığını belirten Guterres, bölgede uluslararası barış ve güvenliğe yönelik ciddi bir tehdide tanık olduklarını söyledi.
Guterres, bölge genelinde askeri faaliyetlerin hızla yayılmakta olduğuna dikkati çekerek, bunun da giderek daha istikrarsız ve öngörülemez bir durum yarattığını ve yanlış hesaplama riskini artırdığını vurguladı.
Uluslararası anlaşmazlıkların barışçıl çözümüne diplomasi dışında alternatif bir çözüm olmadığına işaret eden Guterres, saldırıların ABD ve İran arasında yapılan üçüncü tur dolaylı görüşmelerin ardından gerçekleşmesi için “Bu diplomasi fırsatının heba edilmiş olmasından derin üzüntü duyuyorum.” dedi.
Guterres, gerilimin azaltılması ve düşmanlıkların derhal sona erdirilmesi çağrısında bulunarak, “Tüm tarafları, özellikle İran nükleer programı konusunda, derhal müzakere masasına dönmeye şiddetle çağırıyorum. Daha fazla tırmanmayı önlemek için her şey yapılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Rusya ile Çin'den BM'de ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına tepki
ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ele alındığı BMGK'daki acil toplantıya katılan Rusya ile Çin'in temsilcileri, söz konusu saldırılardan duydukları endişeyi dile getirdi.
Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik son askeri saldırılarını şiddetle kınayarak, bunları "sebepsiz silahlı saldırılar" olarak nitelendirdi.
Nebenzia, "Washington ve Batı Kudüs'ün eylemleri, örgütün tüzüğünü ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal eden, egemen ve bağımsız bir BM üye devletine yönelik bir başka temelsiz silahlı saldırıdan başka bir şey değildir." ifadesini kullandı.
ABD ve İsrail'in saldırılarının "İran'ın iç işlerine müdahale etmek" anlamına geldiğini savunan Nebenzia, "Daha önce uyardığımız gibi, ABD ve İsrail'in sorumsuz ve pervasız adımları, bölgedeki durumun keskin bir şekilde tırmandırmaktadır." değerlendirmesini yaptı.
ABD ve İsrail'in askeri saldırılarını "diplomasiye ihanet" olarak nitelendiren Nebenzia, uluslararası toplumun ABD'nin İran'a yönelik saldırıları konusunda hassas olması gerektiğini belirtti.
Çin temsilcisinden "askeri eylemlerin derhal durdurulması" çağrısı
Öte yandan Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong da ABD ile İsrail'in saldırılarının bölgede gerginliği ciddi şekilde tırmandırdığına işaret ederek, "Çin, bu gelişmelerden derin endişe duymaktadır." dedi.
Fu Cong, "Çin, daha fazla tırmanışın önlenmesi için askeri eylemlerin derhal durdurulması çağrısında bulunuyor." değerlendirmesini yaptı ve ABD ile İran'ın diplomatik müzakereler yürüttüğü bir dönemde gerçekleşen askeri saldırıların "şok edici" olduğunu vurguladı.
Çinli temsilci, konuşmasında, "Çin, tüm tarafların BM Şartı'nın amaç ve ilkelerine uyması gerektiğini savunmakta ve uluslararası ilişkilerde güç kullanımı kınamaktadır. Çin, İran ve diğer bölge ülkelerinin egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğünün saygı görmesi gerektiğini vurgulamaktadır." ifadelerine yer verdi.
ABD'nin BM Temsilcisi Waltz, İran'a saldırılardan önce defalarca diplomasiyi denediklerini savundu
BD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, "Orta Doğu'da durum" başlığı altında acil toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde konuştu.
ABD ve İsrail'in İran'a askeri saldırılarının "ahlaki netlik gerektiren tarihi bir an" olduğunu savunan Waltz, bu saldırılarla İran'ın füze ve nükleer silah kapasitesinin ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini öne sürdü.
Waltz, İran'ın Orta Doğu'da uzun zamandır kan dökülmesine neden olduğunu iddia ederek, "Tahran rejimi, Amerikan askerlerinin hayatına mal olan saldırılara öncülük etti." dedi.
Uluslararası toplumun İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı ilkesini teyit ettiğini savunan Waltz, "Bu ilke bir siyaset meselesi değil, küresel güvenlik meselesidir ve bu amaçla ABD yasal adımlar atmaktadır." ifadelerini kullandı.
Waltz, İran ile ABD’nin defalarca iyi niyetle diplomasi yolunu denediğini, "ancak barış için gerçek bir taraf" bulunmadığı yerde diplomasinin başarılı olamadığını savundu.
İran'ın BM Temsilcisi: "ABD ve İsrail, sadece İran'a değil uluslararası hukuka da savaş açtı"
İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Amir Said İravani, BM Güvenlik Konseyi'nde konuştu.
Başta Rusya ve Çin olmak üzere İran'a yönelik hukuka aykırı saldırıları kınayan konsey üyelerine teşekkür eden İravani, ABD ve İsrail'in saldırganlığını destekleyen diğer konsey üyelerinin de BM Şartı'na göre açık şekilde çifte standart uyguladığını belirtti.
İravani, İran'da saldırılar sonucunda ölen masum sivillerin sayısının artmaya devam ettiğine işaret ederek, "Bu sadece bir saldırganlık eylemi değil, aynı zamanda bir savaş suçu ve insanlığa karşı bir suçtur." dedi.
ABD'nin konseyde gerçekleri çarpıtarak İsrail ile birlikte saldırganlığını haklı çıkarmaya çalıştığını ifade eden İravani, ABD'nin öne sürdüğü gerekçelerin yasa dışı ve hukuka aykırı olduğunu savundu.
İravani, "Ülkeme karşı yaşananlar açık bir saldırganlık eylemidir. Bugün açılan savaş sadece İran'a karşı bir savaş değil, BM Şartı'na, uluslararası hukuka ve uluslararası hukuk düzenine karşı bir savaştır." ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail'in basit ve inkar edilemez şekilde uluslararası hukuku ve BM Şartı'nı ihlal ettiğini vurgulayan İravani, bu saldırganlık eylemi devam ettiği sürece, İran’ın kendini savunma hakkını kullanarak karşılık vermeyi sürdüreceğini kaydetti.