CAN KENARIDIR YOLCULUK

 Köşe Yazarı
CAN KENARIDIR YOLCULUK

Bir telaş, bir telaş var etrafta sormayın gitsin. Kuşlar öbek öbek süzülmeye başladı gökyüzünde. Çok uzak diyarlara gider gibi bir halleri var. Oldukça yüksekten, kanat çırpmadan, süzülerek ve telaşsız şekilde uçarlar. Oradan bilirim uzak diyarlara doğru yolculuğa çıktıklarını.

Habercisi Eylül ayı olan sonbaharın gelişiyle, göçmen kuşlar misali yolculuğa çıkacakmış hissi yaşanır bazı coğrafyalarda. Bu yolculuklar çoğunlukla ayrılıkların işareti ve bilinmeze götüren gibi algılansalar da, yaşananların anlam ve önemini idrak edecek olgunluk dönemine ulaştıracak tecrübeler olarak kalıcı izler bırakırlar.

Bu coğrafya insanlarının hafızalarında Eylül ayı, yıllar öncesinin ilk çocukluk döneminin en heyecanla ve coşkuyla yaşanacak zamanlarının, zorlu geçeceğinden kuşku duyulmayan kış mevsimiyle ilgili hazırlıklarının telaşı, telaşın ayrılmazı olan laf kalabalıklarının kargaşasıyla kuşatıldığı zamanlar olarak kayıtlıdır.

Eylül ayı yolculuklarının anlam ve önemi; bazen ayrılıkların üzüntüsünü taşıyan, bazen varılacak yerdeki belirsizliklere ulaştıran, bazen buluşmaların sevincine, coşkusuna ve mutluluğuna kavuşturan, bazen de bekleneni getiren olmasındandır. Uzakların yakınlaştıranı, yakının habercisi, başlangıçların heyecanı, geçmişin hafızası gibidir aynı zamanda.

Varılacak yerin, varacak olanda yaratacağı heyecanın sürükleyeni, kişinin kendisiyle baş başa kaldığı ve en uzun hayat hikayelerinin yazıldığı zaman dilimidir. Uzaklık denen mesafenin ulaştıranı, hayata dair keşkeleri çağrıştıran anların suskunluğudur.

Taşıdıklarının ya da taşınanların, bir yerlere ulaşmak isteyenlerin neler düşündüğünü merak etmeden ve telaşlarının manasını bilmeden, taşıyanın sürekli hareketinin ve menzile giden sürecin adıdır.

İnsanoğlunun ana dair yaşadığı sıkıntılardan, sıkıntıları yaşadığı ortamlardan uzaklaşma isteğinin ürünüdür. Gelecek diye adlandırılan zaman dilimiyle ilgili hayallerinin peşine düşmek amacıyla sergilediği kararlı duruşun ifadesi olan hareketinin başlangıcıdır.

Yolculuklar hayatın zorluklarını atlatma adına verilen mücadeleler toplamı, sürekli imtihanlara tabi tutulma hali, gelecekte içine girilecek karanlık tünellerin tecrübe edilmesi, çok arzulanmasına rağmen erişilemeyeceği düşünülen ve elde etmeye can atılacak nimetlerin farklı resimlerini arama arzusudur.

Bir sazın veya başka bir enstrümanın tınısıyla insanın kendi içinde çıktığı yolculuklar vardır. Geçmişin hafızada, yürekte kayıtlı izlerine ve o izi bırakan yaşanmışlıklara doğru. Katar katar başka diyarlara, çok uzak yollara giden turnaların uçuşları esnasında kendilerine özgü dizilişlerinin ve süzülüşlerinin zarafetini çağrıştıran yolculuğu gibi. Sadakatin ve vefa duygusunun eseri insanın kendi içinde ya da gönlünde yaptığı bu yolculuklar, hayatın muhasebesidir bir bakıma. Kimi zaman kendini araması, kimi zaman kaybettim diye hayıflandığı zamanların hesabıdır. Bazen de yolculuk sırasındaki molalarda, duraklarda tesadüfen yaşananlardan kayıtlı olanları test etmektir.

Sıkışmış ve mecbur edilmiş kalabalıklar arasında yaşamanın zorluklarından bir nefes aralığı kadar da olsa kurtulma arzusuyla, ortamdan uzaklaşıp insanın bir başıma kalmak, kendimi dinlemek istedim diye çıkılan ve sabahın ilk ışıklarının aydınlattığı, sürprizlere açık dinginliğe ulaştıracak zaman dilimidir belki de en anlamlı yolculuklar.

Eylül ayı, hayatın hiçbir meşakkatine aldırmadan vakur bir endamla rüzgârın akışına kendisini bırakmış sararmış yaprakların sokaklarda sürüklenişi, o sürüklenişin ortama orkestra gibi ayrı bir güzellik katan, huzur veren sesinin yarattığı dinginlik ya da hoşluk hissiyle buluşulan zamanların en anlamlısıdır.

Yaz mevsiminin dinginliğinden uzaklaştım der gibi hırçınlık çağrıştıran dalgalarının sesiyle daha bir heybetli görünüm alan denizin ferahlığı, hiçbir şeye aldırmam dercesine kırılan dalgalara kanat çırpan martıların özgürlük çağrıştıran uçuşlarını seyre dalmanın güzelliğinin harmanlanmasıdır.

Mezopotamya (Süryanicede Mezopotamya -Bethnahrin-) halklarının dilinde Eylül, üzüm ayıdır. Bağ bozumu ayıdır. Eylül ayı, şarabın habercisidir. Üzümün şarap yolculuğunu sürdürdüğü zaman dilimidir.

Gün gelir her daim bir yerlere yetişme, bir şeylere daha erken ulaşma çabalarının eseri telaşlı koşturmacalarla geçen zamanlarda yapılan yolculukların yorgunluğu hissedilmeye başlar. Bu koşturmacalar arasında kendisine geç kaldığını anlarsa insan, bir daha gelmeyecek zaman dilimi yolculuklarını düşünmenin, sorgulamanın ve geleceğin bilinmezliğinin yorgunluğuyla buluşur.

Yollar mıdır yorulan, yolcular mı?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri