Çeteler de biter!

NACİ SAPAN
Hayatımızın bütün alanlarında bir çetecilik yarışıdır almış başını gidiyor. Eskiden bireyler, adam gibi adam imajıyla, nezaketli, efendi hal, hareket ve tavırları nedeniyle var olurlar, varlıklarını kabul ettirirlerdi. Bunun için maddi bir gereksinim söz konusu değildi.
Şimdi, parası, malı-mülkü, kalabalığı olanların el üstünde tutulduğu bir dönem yaşıyoruz. Böyle olunca da paraya ihtiyaç duyuluyor. Temelden olanlar için söyleyeceğim bir şey yok, zaten onlar gösterişsiz, mütevazı hayat sürdürüyorlar.
O sonradan görenlerin var olma derdi söz konusu olduğu için, daha çok paraya ihtiyaçları var, hal böyle de olunca çökme, tehdit, el koyma, faizcilik, tefecilik gibi insani olmayan eylem biçimleri devreye giriyor. Dolayısıyla bütün alanlarda da çete ve çetecilik hâkim olmaya başladı.
Hem de bütün alanlarda. Millet olarak, Devlet kurumlarından siyaset kurumlarına kadar uzanan güzergâhta kravatlı ve kravatsız hırsızların hem fikir olduğu ortak deney alanı durumundayız. Bu ayarsızlar kendilerini daha çok var etmek için, daha fazla para sahibi olabilmek için boş buldukları, boşluk yarattıkları bütün alanlara saldırıyorlar. Önce devlete sonra millete çökenleri görenler kendilerine de alan yaratmayı mubah sayıyor.
*
Diyarbakır’da DTSO ve DESOB işbirliğiyle Karacadağ Küçük Sanayi sitesi projesi çalışması başladı. Başvurular alınıyor. Buraya kadar iyi, ondan sonrasını bu iki kurumun yaptığı açıklamayla şoka dönüşüyor. Çeteler bu alanı da değerlendirmiş, üyelere SMS atarak kayıtlar için 10 bin TL talep etmişler.
DTSO ve DESOB bu konuda ortak açıklama yaptı, bu tür istismarcılara itibar edilmemesini, kayıt için herhangi bir ücretin talep edilmediğini duyurdu. Buraya kadar, iyi güzel, bir uyarı yapıldı, ya sonrası. Kim bu çıkarcı, rantçı gruplar, hangi cesaretle SMS gönderip halkı kandırmaya çalışıyorlar.
DESOB ve DTSO’nun bunları açığa çıkarmak ve kamuoyuna lanse etmek, hatta suç duyurusunda bulunarak adli merciler nezdinde meseleye ciddiyet kazandırmak gibi bir sorumluluğu söz konusudur. Bu kurumların, ‘Bunu yapanlar kim/kimlerdir bilemiyoruz’ deme şansı yok, olsa da oluruna bırakmamak gerekiyor. Mutlak surette yapılan bu işlerle ilgisi, alakası olanlardır, rahat davranıyorlar, yol-yöntem deniyorlar. Küçük bir çabayla ortaya çıkarılırlar. SMS’ler takip için başlangıç olabilir, olmalıda, geçiştirildiğinde içeriden bağlantılı gibi anlaşılır ya da algılanır.
*
Halk otobüsleri otomatik bilet makinelerini iptal etti. Belediyeye rağmen, halka karşı sorumsuzluk örneği veren işletmecilerin elbette ki kazanç sağlama çabasına bir diyeceğimiz yok. Ancak, ‘Ben yaptım oldu’ demekle de olmuyor. Herkesin kendi hukukunu uyguladığı bir ülkede toplumsal hukukun ne hale geldiğinin örnekleri böylece devam ediyor.
Aslında belediye kendisine rağmen otomatik bilet makinelerini iptal eden halk otobüslerini seferlerden men etme yetkisine sahiptir. Ancak, bu yönetim böyle bir yetkiyi kullanma beceri ve kapasitesine sahip değil. Hatırlarsanız 2012 yılında 40 civarında halk otobüsü aynı şekilde belediyenin önünde işgal eylemi yaptı. Nedeni Belediyenin onları kartlı sisteme sokmak istemesiydi, onlarda istemiyordu. Bir direniş gösterdiler, ancak belediye yönetimi gücünü kullandı, o otobüsleri seferlerden men etti, belediyenin dediği oldu. Halkın çıkarları söz konusu olduğunda kişisel, şahsi menfaatler dikkate alınmaz. Çeteler değil, halkın yararına karar verenler her zaman her yerde dikkate alınır.
ÇETELER DE BİTER!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.