CHP - altılı masa - seçim atağı

NACİ SAPAN

Bir yerlerde bir şekilde bir eksik var, ya da eksikler var.

Nedir, diye sorduğunuzda bire bir ifade edemeyebilirim, ancak, var...

Siyaset arenasında bu tarif edemediğimiz eksikler, galiba sistem anlayışının hâkimiyetinden kaynaklı olsa gerek. İktidarda olanlar, iktidar olmanın gereğini, muhalefette olanlar da muhalefet olmanın gereklerini yerine getirmiyor diye tanımlamak istiyorum.

Şunu çok net söylemek istiyorum;

Cumhuriyet Halk Partisi kadroları, teşkilatları vakit kaybetmeden militanca bir hukuk mücadelesi vermek zorundadır. Yarın seçim varmış gibi, İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinde olduğu gibi. Birinci ve ikinci seçim süreçlerinde takınılan tavır, duruş, davranış, direnç, sahiplenme ve sonuç alma...

Bunlar yakın tarihte İstanbul zaferinin parametreleriydi.

Siyaset ‘Sonuç alma’ sanatı ise, İstanbul örneği çok net.

İktidarın kendini var ettiği bütün alanları markaja alıp, hareket alanını kısıtlayarak, hareketsiz hale getirilmesi lazım. Yumuşak muhalefet üslubu ile değişimi, dönüşümü sağlamak mümkün değil. Mevcut atmosferde Cumhuriyet Halk Partisinin şu an için sistemi sallayacak, deprem etkisi yaratacak tarzda bir muhalefet atağı yok.

Altılı masanın kıymetsiz olduğunu söylemiyorum, ancak ürkütüyor. Aklıma, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu, ardından da ‘İstikşafi’ görüşmeleri sokuyor. Hem ihsanoğ lu süreci hem de 7 Haziran seçimleri sonrası süreç, iktidarın lehine işleyen bir süreç olmuştu.

Bu seyri-sefer aklıma takıldıkça, muhafazakâr sağ anlayışın, altılı masa üzerinden CHP’nin genel siyasetine hâkim olmaması gerekiyor diye düşünüyorum.

Ekmeleddin İhsanoğlu süreci, 7 Haziran seçimleri sonrası hükümet kurma görüşmelerinin iktidarın lehine bir seyir izlemesi ve istikşafı olarak değerlendirmeler ışığında sona ermesini hatırlamamak mümkün değil. Sözünü ettiğimiz iki durumunda muhafazakâr sağ anlayışın kontrolünde başlayıp, sona ermesinin sonuçlarını konuşmak, tartışmak, ders çıkarmak, tam da yaşadığımız şu günler için çok uygun.

Hala zamanımız var.

Altılı masa, Kemal Kılıçdaroğlu kararını netleştirmeli.

Masa Cumhurbaşkanını seçmeye odaklanmalı.

Başta cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere, masadaki diğer partilerde parlamentoda yüksek temsil hakkı için mücadeleye başlamalıdır.

CHP kendi adına, Türkiye genelinde İstanbul Büyükşehir seçimlerinde olduğu gibi diri, canlı, seçmenin heyecanını artırıcı performans sergilemelidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.