CHP'li Alp: Biz bu sürece, cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci diyoruz

CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne destek verdiklerini belirtti.

TİGRİS HABER - CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne destek verdiklerini belirtti. Alp, "Terörün bitmesi Türkiye için tarihsel bir fırsattır" derken, süreci "Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci" olarak tanımladı.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel'in konuşmasının ardından, kanun teklifinin ilk imzacılarına söz verildi. CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, yaptığı konuşmada, teklifin Türkiye için hayırlı olmasını temenni etti. Alp, şunları kaydetti:

"Partimiz bu yasayı, devletin kurucu partisi olma tarihsel misyonuyla, Cumhuriyet'in kazanımlarını sahiplenen geçmişi demokratik bir olgunlukla değerlendirerek geleceğe yönelen bir siyasal dil ve perspektifle karşılamıştır. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında önemli bir görevimiz de ülkemizin üniter yapısından, demokratik hukuk devletinden taviz vermeden, bu ülkede yaşayan herkesin kendisini eşit, özgür ve güvende hissedebileceği bir Türkiye inşa etmektir. Cumhuriyet'in kurucu iradesi, ikinci yüzyılda da toplumsal barışın ve ortak geleceğin kurucu iradesi olacaktır."

CHP'li Alp, "Kürt sorununa" dair, "Kanımızca Kürt sorununda çözümün en uygun mimarisi; önce çatışmaların sona erdirilmesi, sorunun tüm yönleriyle demokratik yollardan çözümü için gerekli adımların atılması ve nihayetinde Türkiye'nin topyekun demokratikleştirilmesidir. Türkiye, terörsüz ama otoriter bir ülke değil; şiddetten arındırılmış, hakça paylaşan ve demokratik bir ülke olmalıdır. Barış süreçlerinde süreci başlatan ana tema, aynı zamanda sürecin modelini de belirlemektedir" diye konuştu.

"BU SÜRECİN BAŞARILI OLMASI İÇİN AYNI ZAMANDA DEMOKRASİ TALEPLERİNİN DE KARŞILANMASI GEREKİR"

İnan Akgün Alp, sürecin ana temasının silah bırakma, örgütün feshi ve yeniden entegrasyon olduğunu belirterek, bu çerçevenin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısı ve Abdullah Öcalan'ın örgüte yaptığı silah bırakma çağrısıyla şekillendiğini söyledi. Alp, örgütün kendini feshederek silah bıraktığını ifade ederek, "Bu modele dünyada Türkçe kısaltmasıyla STR denir; silahsızlanma, terhis ve yeniden entegrasyondur. Bu yaklaşım, sürecin güvenlik, adalet ve toplumsal bütünleşme boyutlarını aynı çatı altında ele alan bir yaklaşımdır. Bu sürecin başarılı olabilmesi için aynı zamanda demokrasi taleplerinin de karşılanması gerekir. Zira 'STR' denilen model tek başına yürüyen bir süreç olarak düşünülmemelidir" dedi.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE BİR DEVLET POLİTİKASIDIR"

"Sürecin barış inşası, geçiş dönemi adaleti, güvenlik reformları ve kalkınma bağlamında yürümesi şarttır" diyen Alp, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bizim bu süreçteki ilkesel tutumumuz; TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı raporda belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, bu yolla çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması çabalarına destektir. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzda ele alınan 'Terörsüz Türkiye' hedefi, dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikasıdır. Vatandaşlarımızın ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucudur."

Alp, kanun teklifine yönelik temel eleştirinin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun demokratikleşmeye ilişkin 7. madde önerilerini içermemesi nedeniyle beklentileri karşılamadığı yönünde olduğunu söyledi.

"TERÖRÜN BİTMESİ, TÜRKİYE İÇİN TARİHSEL BİR FIRSATTIR"

CHP olarak 2013-2015 yıllarındaki ilk çözüm sürecine de destek verdiklerini hatırlatan Alp, o dönemde de sorunun çözüm adresi olarak TBMM'yi işaret ettiklerini ve bu yaklaşımlarını sürdürdüklerini söyledi. İnan Akgün Alp, şöyle konuştu:

"Türkiye kendi iç barışını kurarken dış politika hesaplarına karşı da dikkatli olmak zorundadır. Bu mesele, Türkiye'nin kendi tarihsel ve toplumsal gerçekliği içinde, kendi Meclisiyle, kendi hukukuyla ve kendi yurttaşlarıyla çözmesi gereken bir meseledir. Dolayısıyla Türkiye, hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır. Bugün konuştuğumuz mesele yalnızca bir güvenlik başlığı, yalnızca bir yasa hazırlığı, yalnızca bir örgütün silah bırakması veya kendisini feshetmesi değildir. Terörün bitmesi, Türkiye için tarihsel bir fırsattır. Bu süreç ancak Cumhuriyet'in kurucu ilkeleriyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin demokratik meşruiyetiyle, hukuk devletiyle, eşit yurttaşlıkla, üniter yapıyla, üretken kalkınmayla ve bağımsız dış politika iradesiyle başarıya ulaşabilir. Çünkü bugün konuştuğumuz mesele, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türkiye'nin nasıl bir ülke olacağı meselesidir."

Alp, sürece "Terörsüz Türkiye" süreci demediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Meseleyi terör parantezine de sıkıştırmıyoruz. Biz bu sürece, Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci diyoruz. Dolayısıyla bu sürecin başarısı yalnızca siyasi iradeye bağlı değildir. Hukuki güvenceye, şeffaflığa, toplumsal katılıma ve güven duygusunun yeniden inşasına bağlıdır. Bu mesele sadece bir demokrasi ve hukuk meselesi de değildir. Bu mesele, Türkiye'nin güvenliği ve dış politikası açısından da hayati bir meseledir. Şunu iyi biliyoruz ki; biz bu meselemizi çözmeden güçlü bir bölgesel aktör haline gelemeyiz. Şunu da unutmamak gerekir: Önce Kürt vatandaşlarımızla, ardından Kürt komşularımızla kuracağımız güçlü bağlar, Türkiye'nin gelecek vizyonunu da şekillendirecektir. Bu noktada artık ilkesel bir çerçeve ortaya koyuyoruz. Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı bizim kırmızı çizgimizdir. Bu bağlamda silahın siyasetin dışına çıkmasını, sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi merkezli yönetilmesini, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesini ve eşit yurttaşlığı destekliyoruz. Bu ülkeyi kuran parti olarak sorumluluğumuzu biliyoruz. Hiçbir siyasi menfaat düşünmeden elimizi gerektiğinde taşın altına koymasını biliyoruz. Görüşülmekte olan yasaya, terörün kalıcı biçimde sona erdirilmesi, silahların tamamen devreden çıkması, bölgesel güvenlik düzenlemelerinin hayata geçirilmesi ve demokratik siyasetin güçlenmesiyle birlikte Cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlandığı yeni bir dönemin kapılarının aralanmasına vesile olabileceği umuduyla destek verdiğimizi belirtiyoruz."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri