Mahsum KARA
TİGRİS HABER - Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde İstasyon Meydanı’nda “Demokratik toplum için emekle özgürlüğe yürüyoruz” şiarıyla düzenlenen 1 Mayıs İşçi Bayramı mitinginde Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın konuşma yaptı.
Konuşmasına saygı duruşu sırasında yaşanan polis müdahalesine tepki göstererek başlayan Uçar, emekçilerin ve Kürt halkının mücadelesinin engellenemeyeceğini vurguladı. Uçar, “Saygı duruşuna tahammül edemediler. İşçiler, emekçiler mücadeleyi yarım bırakır mı? Yitirdiklerimizi unutmayacağız. Kürt halkını kriminalize eden anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Farklı toplumsal kesimlerin emek sömürüsüne karşı verdiği ortak mücadeleye dikkat çeken Uçar, bu mücadelenin büyütülmesi gerektiğini belirtti. Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu perspektife işaret eden Uçar, barış ve demokratik toplum hedefinin emek mücadelesiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
YIKIM EKONOMİSİ ELEŞTİRİSİ
Türkiye’deki ekonomik tabloyu “yıkım ekonomisi” olarak tanımlayan Uçar, emeklilerin çalışmak zorunda bırakılmasını ve iş cinayetlerini bu politikanın sonucu olarak değerlendirdi. Uçar, “Halklar açlık ve yoksullukla baş başa bırakıldıysa bu bir yıkım ekonomisidir. Bu ülkenin ihtiyacı olan şey toplumsal ekonomidir” diye konuştu.
Asgari ücret ile yoksulluk sınırı arasındaki uçuruma dikkat çeken Uçar, emeğin daha cebe girmeden gasp edildiğini belirterek, “Emekçilerden çalınan değerlerin nereye harcandığını soruyoruz” dedi.
KOMÜN MÜCADELESİ VURGUSU
Madencilerin ve işçilerin eylemlerine değinen Uçar, çocukların dahi çalışma koşullarıyla yüz yüze bırakıldığını ifade etti. Bu tabloya karşı daha güçlü bir toplumsal birlik çağrısı yapan Uçar, “Toplum kendi geleceğine kendisi karar vermeli. Komün dediğimiz şey halkın birlikte üretmesi, birlikte karar vermesidir” dedi.
Kadın emeğinin görünür kılınması, çocuk işçiliğinin engellenmesi ve yoksulluğa karşı ortak mücadele edilmesi gerektiğini belirten Uçar, komün örgütlenmesinin bu noktada temel bir rol oynayacağını ifade etti.
“PARÇALANMA DEĞİL, BİRLİK ZAMANI”
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Uçar, sürecin yalnızca Kürt halkını değil tüm toplumu ilgilendirdiğini söyledi. Savaş politikalarının bölge halkları için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Uçar, “Artık savaşın maliyetini değil, barışın nasıl inşa edileceğini tartışmalıyız” dedi.
Uçar, sözlerini “Parçalanma zamanı değil, komün olma zamanıdır. Kendi hayatımıza dair kararları birlikte alma zamanıdır” diyerek tamamladı.