TİGRİS HABER - Cupolo, Amedspor’un yalnızca bir spor kulübü olmadığını, Diyarbakır merkezli bir kimlik ve aidiyet sembolü olduğunu belirterek, kulübe yönelik yaptırımların tüm kenti ilgilendiren kolektif bir mesele haline geldiğini ifade etti. Son haftalarda yaşanan gelişmelerin “sistematik ve ayrımcı uygulamaların” üst seviyeye taşındığını savunan Cupolo, bunun kentteki toplumsal tepkiyi büyüttüğünü kaydetti.
Meclis’e verilen soru önergesinde şu ifadeler yer aldı:
• “Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 22 Ocak’ta Amedspor’un Instagram hesabından yapılan saç örme paylaşımlarını gerekçe göstererek; paylaşımın“futbolun ve kurumların itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar” ile “ideolojik propaganda” içerdiği iddiasıyla, Trendyol 1. Lig’de lider konumda bulunan Amedspor’a802.500 TL para cezası veAmedspor Kulübü Başkanı Nahit Eren hakkında da“futbolun ve kurumların itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar” gerekçesiyle 15 gün hak mahrumiyeti cezası vermiştir.
•1 Şubat günü Diyarbakır Stadyumu'nda TFF 1. Lig'de mücadele eden Amed Sportif Faaliyetler Kulübü ile Adana Demirspor karşılaşmasında; tribünlerdeki sloganlar, pankartlar ve gol sonrası saç örme hareketi nedenleriyleideolojik propaganda yaptığı gerekçesiyle Amedspor’a600.000 TL para cezası vetakım kaptanı Çekdar Orhan'a da 5 maç men cezası verilmiştir.
•15 Şubat’ta Amedspor ve Sakaryaspor maçı sonrası, yönetici locasına giren Sakaryaspor Stadyum ve Tesislerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Kolunsağ’ın“Onların vücutlarının üzerinde baş varsa Gaffar Okan yüzündendir. Ayak bastığınız her yer bizimdir”şeklindekiifadeleri, ete kemiğe bürünmüş bir nefretinen somut ve tehlikeli tezahürüdür.Yanı sıramaçı izlemeye gelen Hilvan Kaymakamı Orhan Gazi Karakaş, protokol tribünündeki “tarafsızlık” kuralına hiçe sayıp karşılaşmayı Sakaryaspor atkısıyla izlemiştir. Oysa bir önceki sezon Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun, protokole Amedspor formasıyla girmek istediğinde aynı kural nedeniyle maça alınmamıştı.
•18 Şubat’ta Trendyol 1. Lig’de Sarıyer ile Amedspor arasındaki karşılaşmaya ise hakem kararları damga vurmuştur. Önce hakemin haksız yere verdiği kartlar nedeniyle takım 10 kişiye düşmüştür. Mücadelenin altmışıncı dakikasında Amedsporfutbolcusu Hasan Ali Kaldırım'ın ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyundan ihraç edilmesi, maçı canlı yayınlayan TRT spikerini şu ifadelerle hayrete düşürmüştür: “Ben neden kart çıktığını anlayamadım. Pozisyonda adam topa da dokunmuş. Topla oynama gayreti içinde. Top yön de değiştirmiş.”,böylece hakemin kasten müsabakanın sonucuna müdahale ettiğide,sportif rekabetin yerini masa başı müdahalelerin aldığı da anlaşılmıştır.
•Ayrıca Amedspor’un deplasmanda oynadığı kritik maçların ekserisine Valilikler ve İl Spor Güvenlik Kurulu kararlarıyla taraftarların deplasmana gidişi engellenmiş, iç saha maçlarında tribün blok kapatma cezaları uygulanmıştır.
Tüm bu yaşananlar, Amedspor özelinde somutlaşan baskıların artık sistematik bir cezalandırma rejimine dönüştüğünü tescillemektedir. Yeşil sahalarda sergilenen bu ayrımcı refleks, kulübün isminde ve renklerinde hayat bulan Kürt kimliğine ve toplumsal muhalefet odağına yönelik bir tasfiye çabasından farksızdır. Bir kentin kimliğini ve milyonların gönül bağını hedef alan bu herkese farklı işletilen hukuk kılıflı müdahaleler, sadece sporun evrensel etik değerlerini değil, aynı zamanda toplumsal barışın en temel dayanaklarını da sarsmaktadır. Unutulmamalıdır ki; stadyumları birer siyasi hesaplaşma alanına, tribünleri ise tecrit mekanlarına dönüştüren bu tutum, Amedspor’un temsil ettiği kollektif iradeyi zayıflatmak bir yana, adaletsizliğe karşı duyulan o tarihi isyanı ve aidiyet bilincini daha da perçinlemektedir.
Bu bağlamda;
1.“Dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikası” olarak Kürtlerle milli dayanışmayı tesis etmek için yoğun çaba sarf ettiğiniz böylesi bir süreçte Amedspor’un şampiyon olması, bir güvenlik sorunu olarak mı görülmektedir?” (Haber Merkezi)