DEM Parti 8 Mart Deklarasyonu’nu açıkladı

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, 8 Mart Deklarasyonu’nu açıkladı.

TİGRİS HABER - DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, "Bana bir şey olmaz diyen zihniyetinize de cezasızlık politikalarınıza da tahammülümüz kalmadı. 2025 yılının 'Aile Yılı' ilan eden iktidarın kadınları adım adım yok sayan rejimini tanımıyoruz. Kadınların ülkesi için demokratik bir cumhuriyet için 8 Mart'ta alanlardayız. Bu 8 Mart'ta isyanımızla direnişi direnişle özgür ve eşit yaşamı örüyoruz. Yaşasın kadın dayanışması" dedi.

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, "8 Mart Deklarasyonu"nu açıkladı. açıkladı. Türkoğlu, eşit ve özgür yaşam için beden ödeyen, katledilen kadınları saygıyla anarak, şunları söyledi:

"Orta Doğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında erkek egemen kapitalist sistemin, ulus devletlerin ve çetelerin kadınların kimliğine, kültürüne, inancına, emeğine ve bedenine saldırmalarını kabul etmiyoruz. İsrail'in Filistin savaşında soykırımın hedefinde olan Filistinli kadınlar yalnız değildir. Tüm dünyaya rağmen Filistinli kadınlara yönelik bu savaşın cinsiyetçi yüzüne karşı direnişin yüzünü asla kaybetmeyeceğiz. Bizler Afganistan'da en ağır cinsiyetçi zulme karşı direnen kadınlarlayız. Eşitsizlikten kaynaklanan şiddetin her yerde derinleşirken direnişimizin ve dayanışmamızın gücü daha da yükselmektedir. Bizler İran'da molla rejimine karşı öfkesiyle yaşamı geri alacağız diyen sokaklarda ve cezaevlerinde direnen kadınlarla birlikte Mahsa Amini'nin saçlarının telinden isyanımızdan örüyoruz. Suriye'de Alevi, Dürzi, Süryani, Hristiyan, Türkmen, Kürt ve Arap kadınları cinsiyetçilik ve ırkçılık kıskacında katletmeye çalışan tüm erkek egemen çetelere ve rejime karşı demokratik bir Suriye'nin inşası için mücadele eden kadınların sesine ses oluyoruz. Bizler Rojava'da IŞİD çetelerini yok ederek Orta Doğu'da erkek egemen sistemleri altüst eden ve kadın devrimini inşa eden kadınlardan ilhamımızı alıyoruz. Rojava'daki halkların devrimi eşitliğin, özgürlüğün, başka bir yaşamın ve barışın bu topraklarda mümkün olduğunu tüm dünyaya gösteren kadınların devrimidir."

"İstanbul Sözleşmesinden ve kazanımlarımızdan vazgeçmiyoruz"

"Rojava biz kadınların kalbidir, dünyasıdır" diyen Türkoğlu, kadın bedenlerine işkence edenlere geçit vermeyeceklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Başta Orta Doğu olmak üzere tüm dünyayı savaş ve talanla yöneten kadın düşmanlarını tanıyoruz, ifşa ediyoruz. Erkek egemen kapitalist sistemin gerçek yüzü dosyası arasında binlerce yıllık katil erkeğin sistemi olarak tekrar gün yüzüne çıktı. Bu katilleri, istismarcıları, savaşla beslenenleri, hayatlarımızdan ve topraklarımızdan bizleri çalanları tanıyoruz. Narin Güran'ı katleden zihniyet her yerde dolaşmaktadır. Bana bir şey olmaz diyen zihniyetinize de cezasızlık politikalarınıza da tahammülümüz kalmadı. 2025 yılının aile yılı ilan eden iktidarın kadınları adım adım yok sayan rejimini tanımıyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nden ve kazanımlarımızdan vazgeçmiyoruz. Biz kadınlar birbirimizle dayanışarak, birlikte mücadele ederek birbirimizden aldığımız güçle yaralarımızı sarmaya çalıştık. Sayın Öcalan'ın '27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı' bu ülkede şiddetin açtığı yaralara karşı çözümdür. Barışın inşası için Sayın Öcalan'ın fiziki özgürlüğü çalışabilir koşullara sahip olması, Kürt sorunun demokratik çözümünün güvencesidir. Bu 8 Mart'ta barışın ve umudun etrafında kenetleneceğiz. Eş başkanlık sistemimizi hedef alan kayyum siyasetini, genç kadınların hayatlarından çalan özel savaş politikalarını mücadelemizle ortadan kaldıracağız. Katledilen ve kaybettirilen binlerce Kadının anısı ve hakkı için hesap sormaktan vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz. Bulunduğumuz her alanda isyanımızla kadın düşmanı bu düzenin korkuları olmaya devam edeceğiz."

"Çözümün kadınların ısrarlı direnişinde olduğunu biliyoruz"

Nefret politikalarının LGBTİ artı bireylerin yaşam hakkını kısıtladığını ve erkek egemen anlayışın buna zemin hazırladığını belirten Türkoğlu, şöyle devam etti:

"Her krizin faturasını, kadınların emeğinden ve bir lokma ekmeğinden çalınmasına tahammülümüz kalmadı. Sermaye ve iktidar şiddetinin çemberine alınan kadın grevlerinin kazanması bu düzene dert olacak. Bu 8 Mart'ta her yer kadın direnişi ve grev alanı olacak. Çözümün kadınların ısrarlı direnişinde olduğunu biliyoruz. Kadınların ülkesi için demokratik bir cumhuriyet için 8 Mart'ta alanlardayız. Bu 8 Mart'ta isyanımızla direnişi direnişle özgür ve eşit yaşamı örüyoruz. Yaşasın kadın dayanışması." (ANKA)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri