Toplantı öncesi DEM Partili vekiller ve beraberindeki kitle, Demiryolu Kavşağı’nda toplandı. Kitle, Eş Genel Başkanlar Hatimoğulları ve Bakırhan'la birlikte Sınır Parkı'na yürüdü. Yürüyüş ardından Hatimoğulları konuşmaya başladı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM Parti), Nusaybin'deki grup toplantısı öncesi beraberindeki kitleyle birlikte Kamışlı sınırına yürüdü.
DEM Parti, Suriye'de geçici yönetim HTŞ ve beraberindeki güçlerin SDG'ye ve Kürt mahallelerine yönelik saldırıları nedeniyle bu haftaki grup toplantısını Nusaybin'deki Sınır Parkı'nda düzenleme kararı aldı.
GRUP TOPLANTISI BAŞLADI
Hatioğulları'nın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatioğulları'nın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
"Halep'te Kürt halkına yönelik amansız bir katliam başlatıldı. Rojava'da işgal girişimi başlatıldı. Bu katliamını başlatan HTŞ güçlerini kınıyoruz. Savaşa hayır, barışa hemen şimdi diyoruz. Temizlik harekrti başlamalı diyorlar. Siz neyi nereden temizliyorsunuz? Ey iktidar zehirlenmesi yaşayanlar, demokratik demek savaş karşıtlığını istemektir. Burada asıl darbeyi bu sürece HTŞ ile el ele tutuşanlar.
Destekleyenler, bu süreci sabote edenlerdi. Türkiye'de HTŞ sözcülüğü yapıyorsunuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki "Haklıyken haksız yere düşmeyecek şekilde bir cerrahi hassasiyetle Suriye hükümeti operasyonlarını yürütüyor. Buradan da HTŞ'yi tebrik ediyor. Cumhurbaşkanı'na sesleniyoruz. Kürt kardeşlerimiz katlediliyor. Ortada bir savaş var, ne tebriği bu?
“İSLAM KARDEŞİM DEDİĞİN KÜRDÜ KATLEDİYORSUN”
Alkş ve zılgıtlarımızla Rojava'da katliama hayır diyoruz.Uluslararası bir komplo olduğunun farkındayız. Surye'deki Kürt halkıyla onların siyasi iradesiyle Türkiye görüşmeler gerçekleştirsin dedik. Suriye'deki iç barışı konuşalım dedik. İslam kardeşim dediğin Kürdü katlediyorsun. Buna asla izin vermeyeceğiz. Rojava halkı yalnız değildir."
Tuncer Bakırhan, gündeme ilişkin şunları söyledi:
"Sanırım grubunu Meclis çatısı altında yapmayıp çeşitli kentlerde yapan parti biziz. Bugünleri yaratanları kınıyoruz. Kuzey Doğu Suriye'de bir örgüt, onun uzantıları, onu destekleyen uluslarası güçler var. Rojava'da Kürtler tek, dünya bir olmuş. Kürtlerin statüsüz, kimliksiz yaşaması için bir oluyorlar. Kazanımlarınızdan vazgeçin diyorlar, Kürt gençleri Kobani'de kendi anadiliyle eğitim görmesin diyorlar. Kürtler teslim olsun istiyorlar. Biz oradaki soydaşlarımızın onursuz bir yaşamını istiyor muyuz?
“YETKİLİLERİ DİKKATLİ DAVRANMAYA ÇAĞIRIYORUM”
Rejim Halep'te bir pusu kurdu. Alçakça. Kürtler anlaşmaya uyarak geri çekilmesine rağmen, toplarla tüfeklerle Kürtleri sürmeye çalışmıştır. 10 Mart mutabakatına uymayanlar Şara'dır. Kürt düşmanlarını unutursak kalbimiz kurusun. İktidar medyası algı oluşturuyor. Kürtlerin dilini tehdit olarak göstermek istiyor. Asıl tehdit olan Şara iktidarıdır. Bunu Türkiye kamuoyu çok iyi bilmelidir. Utanmadan Kürt-Türk kader birliği yaptı diyorlar. Sınırın ötesinde düşmanlık yaptığın düşmanlık yaptığın nasıl bir kader birliği yapmışsın. Bir tarafta barış elini uzatacaksın, bir tarafta Rojava'da yaşayan halkımızın katledilmesine çanak tutacaksın. Bu riyakarlıktır, sahtekarlıktır. Grup toplantımızı yaptığımız bu saatlerde gençlere saldırıyorlar. Yetkilileri dikkatli davranmaya çağırıyorum. Saygılı olun biraz. Bunu kabul etmiyoruz."
BAHÇELİ'YE YANIT
Bakırhan, Bahçeli'nin "SDG Kürtleri temsil etmiyor" sözlerine şöyle yanıt verdi:
"Beyefendiler kimin kimi temsil ettiğine de karar veriyorlar. Dilinizi konuşmayın, statünüz olmasın diyorlar. Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Özerk yönetim oradaki bütün halkları temsil ediyor. Bu hükmü siz veremezsiniz. Sandığı koysanız bu toplumun rızasını alabilir misiniz? Alamazsınız. Asıl siz kimi temsil ediyorsunuz? Sayın Devlet Bahçeli, "PKK’nin kurucu önderi" diyor ama onun dediğini yapmıyor, "Her karışı temizlenmeli, kurutulmalı" diyor. Sen kuru temizlemeci misin?"