Demokrasi kurban eti değil ki, saklansın!

NACİ SAPAN

Sigara zammı tartışmaları,

Turizm, turist patlaması,

KAZ Dağları hikâyesi!

Derken, kurban bayramı da aradan çıktı.

Bayram aradan çıktı da kurbanlıklar konusundaki birkaç kelam etmeden geçmeyeceğim.

Sanırım A ya da B, yani işte onların, yani şu haramzadelerin TV’lerinin birinde, muhabir uzmanından bilgileniyor, halkımızı da bilgilendiriyor, topluma karşı sorumluluğunu yerine getiriyor. Bayramın son günü, son bilgiler önemli halkımızın eğitimi, kültürü, sağlığı, beslenmesi için, son derece çarpıcı bir başlık;

‘Kurban eti nasıl saklanmalı’!

Biz saklanmaması, dağıtılması gerektiğini biliyoruz da, demek ki eksik bilgiymiş bizimki. İşi uzmanından öğrenmiş muhabir, halkımızı da bu konuda aydınlatıyor!

Eti, kıymayı ayıracaksınız, ufak poşetlere, buzdolabı poşetlerine küçük gruplar halinde yerleştirip, buzluklara yerleştireceksiniz.

Önemli bir ayrıntı; Uzman kasaplar, buzluklara yerleştirilen kıyma ve etlerin 6 ayda tüketilmesi gerektiği konusunda da uyarıyor!

Bunlar tamam, eti kıymayı garantiye aldık, kalan kemikleri ne yapacağız? Değerlendirilmesi mümkün, kasap kardeşlerimiz, kemik suyu çorbasını unutmamış, sabah iyi gidermiş, son önerilerini de yapıp ekranlara veda ediyorlar.

**

Kurban eti buzlukta, 6 aylık kullanım süresi için garantide.

İhtiyaç sahipleri mi?

Hadi canım sende, öyle bir durum olsa ne diye ‘buzlukta saklayın’ diye öneri yapsın uzmanı!

O eskidendi, ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtımı, şimdi ihtiyaç fazlası etlerin korunup, kavurma için kışa hazırlık zamanı. Son 17 yıldır da memlekette fakir-fukara kalmadığı, hatta rastlayamadığımız içindir, kurban etini buzlukta korumak zorunda kalışımız.

Yoksa buzluk için ciddi ağırlık.

Neyse ki, et uzmanları akıl etti de kemikleri buzluğa değil de çorbaya yönlendirdi, muhabir de, halkımız da, kurban kesiciler de bu ağırlıktan kurtuldu.

Bu sahtekârlıklar TV ekranlarından izlenirken ne yapılır?

Vallahi aynen de öyle, sizin de düşündüğünüz gibi, deli hareketler yaptım!

Sigarayı da bırakmışım ki, deli hareketler konusunda kim tutar beni!

**

Bunların alayı sahtekâr!

İşte bu nedenle bu ülkeyi bunlara bırakmamalıyız.

Şimdi demokrasi güçlerinin kenetlenme zamanıdır.

Şimdi ileri demokrasiyle buluşmanın yeri ve zamanıdır.

Sorumluluk CHP’nindir.

Yüzde 25 olsun benim olsun anlayışı ciddi bir sorumsuzluktur.

Yüzde yüz olsun, hepimizin olsun.

O nedenle; yapısal, zihinsel değişim zamanıdır.

Zamanı kaybetmemek lazım, buzlukta kurban eti saklamaya benzemez demokrasi kaybı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.