“Devre Arası Transferleri Kurtuluş Mu?”

Saffet Azbay

Sporda başarının en önemli iki formülü,doğru planlama ve istikrardır. Bu iki formülü başarıyla uygulayanlar, başarıyı kurumsal hale getirmiş oluyor. Dünyada bunun önemli örnekleri var. Bunu başaran kulüpler,hem kurumsal hem sportif anlamda kalıcı başarılara imza atıyor.

Türkiye’de ise doğru planlama ve istikrarı uygulayan,bunu başaran kulüpler hemen hemen yok diyebiliriz.Belki bir –iki kulüp buna yaklaştı ama uzun vadede bunu başarabilen olmadı bugüne kadar.

Günü kurtarmaya,pansuman niteliğinde çözümlerle kulüpler yönetiliyor. Uzun yıllar görülmeyen ve önlem alınmayan tehlike kapımıza dayanmakla kalmadı,evin içine kadar uzandı. Şimdi herkes bunun sancılarını yaşıyor,bedelini ödüyor. Üretime değil tüketime dayanan,kontrol mekanizmasının olmadığı ülkemizin futbolu ve kulüplerimiz  mali açıdan çökmüş durumda. FİFA’nın /UEFA’nın mali fair play ve transfer sınırlamasını uyguladığı ülkelerin başında geliyoruz.

100 yıllık kulüpler,önemli kitle ve şehir kulüplerinin mali tabloları ortada. Daha üzücü olan eski kulüplerin batması üzerine onların yerine kurulan ve 3-5 yıllık geçmişi olan kulüpler de kısa zamanda borç batağına saplanmış durumda. Dünya ve Avrupa futbolunun patronu konumundaki FİFA ve UEFA’nın bundan sonraki yaptırımları çok daha ağır olacak. İnşallah olmaz diyelim ama görünen köy kılavuz istemez. Bu şekilde devam edersek,bir zamanlar önemli yere sahip olan ancak  benzer hatalardan dolayı çöken balkanlardaki kulüplerden daha kötü durumlara düşebiliriz.

Küresel bir ekonomik güç haline gelen dünyada futbol piyasasında bazı dönemlere ait iyi futbolcu jenerasyonlarının ürünü olan ve sadece söz konusu dönemlerle sınırlı olan birkaç başarı dışında bugün dünya futbolunda yokuz,çünkü bizim bir ekolümüz ve sistemimiz yok.

Bu kadar sıkıntının olduğu kulüplerimizin yaptığı ve ders almadığı hatalardan biri de transfer planlamalarıdır. Bir sezonda iki kez silbaştan kadro kuran takımlar,5-6 hoca değiştiren takımlar var. Sezon başında planlamayı doğru yapmayan ve istikrarlı bir yapı oluşturmayan kulüplerin yönetimleri, devre arasında zaten bilinçsiz olan taraftar kesimini avutmak için bir kez daha transfere sarılıyor. Bugüne kadar yapılan deneyimlerde devre arasında yapılan transferlerin bazı istisnalar hariç verim ve fayda sağlamadığı ortaya konulmuştur.

 

Sezon başında yanlış planlama yap,tutmayınca onca parayı heba et ve bir daha planlama hatası yaparak  yeniden trilyonları çöpe at,pardon bu işin simsarı olan menajerlerin veya onların ortağı olan bir takım yöneticilerin,belki ağır itham olacak ama komisyoncu antrenörlerin cebine at. Sonra aşı tutmayıp işler yolunda gitmeyince ve başarı gelmeyince de kendi elinle batağa sürüklediğin kulübü kurtarmak maskesi altında hasılı kendi paranı kurtarmak için camiadan,kurumlardan destek iste. Bir bedel ödenecekse  siz niye ödemiyorsunuz?.Ne hikmetse bunların bedeli bugüne kadar sorumlulara değil,bu işte hiçbir günahı olmayan camialara ödettirildi. Olan insanların,şehirlerin,camiaların hayallerine,umutlarına oldu.

Bunun çözümü yok mu?.Var elbette.Yasal düzenleme yaparak,kulüplerin borcunu ve mali başarısızlığın bedelini,faturasını işin sorumlusu olan yöneticilere yükletmek. Sen kendi şirketini zarara uğratırken acısını çekmiyor musun,o zaman halkın ortak değeri olan kulüpleri de kendi şirketinmiş gibi özenli ve dikkatli yöneteceksin,başarısız olunca da acısını sen çekeceksin.Başka türlü bu işler düzelmez.

 

  

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.