İlyas AKENGİN
Tahliye olan Türk, Tigris Haber'e konuştu
Gözaltı ve tutukluğu esnasında askerlerin kendine iyi davrandığını ve herhangi bir kötü muamele ile karşılaşmadığını belirten Türk, tahliyesi için vicdani duyarlılık gösteren herkese teşekkür etti.
Sadece kendisinin bırakılmasının meseleyi çözmediğine vurgu yapan Türk, “Sonuç olarak diyalogdan başka bir seçenek yok. Umut ediyorum ki kısa bir süre içinde ortak bir akıl ortaya çıkar, silahlar tamamıyla Türkiye'nin gündeminde çıkar. Barış içerisinde bu toplumda gelişen öfkeyi ortadan kaldırmış oluruz. Halklar arasında bir sorun yok. Yürütülen yanlış siyasetler halkların arasında bir öfkenin bir gerginliğin büyümesine neden olmuş. Ama biz gerçekten tüm halkımızı kucaklayacak, özgürlükleri esas alacak, demokrasiyi esas alacak bir yaklaşımı ortaya koyabilirsek, bu yaşadığımız olumsuzluklar ortadan kalkar” diye konuştu.
Beklenen oldu, Mardin eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk salıverildi. Tahliyesinin ardından Tigris Habere konuşan Türk önemli açıklamalarda bulundu.
TAHLİYE edilen Mardin eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, tahliye edildiği günden beri Mardin ve Kızıltepe'nin Kasrı Konca'daki evi ziyaretçi akınına uğradı.
Mardin'de geçmiş olsun ziyaretlerini kabul eden Ahmet Türk, Tigris Haber Genel Yayın Yönetmeni İlyas Akengin’in sorularını yanıtladı. Türk, gözaltına alınma süreci, Baykal'ın kendisi için Mardin'e gelişi, MHP lideri Bahçeli'nin kendisi ile ilgili açıklamaları, Türkiye'nin geleceği ile ilgili önemli mesajlar verdi.
Mardin eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk'ün sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
“Bunu bizi sindirmek için yaptılar”
“Arkadaşlarımızın, beni gözaltına almazlar gibi bir düşünceleri vardı ama ben tam tersini düşünüyordum. Selahattin Demirtaş, gibi çok sayıda kişiyi aldılar. Bunu bizi sindirmek için yaptılar. Bundan dolayı gözaltına alınacağımı tahmin ediyordum.
“Vicdan sahibi herkes tutuklamama karşı tepkilerin ortaya koydular”
Ben mahkemedeyken Deniz Bey'in geldiğini bana avukatlar söyledi. Ailemi ziyaret edip, savcılığa gelmişti. Fakat o ortamda bizim görüşme imkânımız olmadı. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Tutuklandıktan sonra, sağdan sola kadar her insan büyük bir duyarlılık gösterdi. İdeolojik bir tartışmaya girmeden. Türkiye'deki en sağcı, en solcu vicdan sahibi herkes tutuklamama karşı tepkilerin ortaya koydular. Tahliye edilmem konusunda kamuoyunda yoğun bir baskı oluştu. Bu konuda emeği olan herkese teşekkürlerimi iletiyorum.
“Oturup ortak bir formül bulma dışında başka bir seçenek yok”
Tabii ki, bir şahsın bırakılması meseleyi çözmüyor. Genel Başkanlarımız, belediye başkanlarımız, hemen hemen bütün yöneticilerimiz içerde. Türkiye'nin normalleşmesi, yeni bir dönemin başlaması için, sorunların barışçıl yöntemlerle çözüm için umut ediyoruz. 12 Eylül sürecine yaşadım, 1994 yılları yaşadım. Sonuç olarak diyalogdan başka bir seçenek yok. Umut ediyorum ki kısa bir süre içinde ortak bir akıl ortaya çıkar, silahlar tamamıyla Türkiye'nin gündeminde çıkar. Barış içerisinde bu toplumda gelişen öfkeyi ortadan kaldırmış oluruz. Halklar arasında bir sorun yok. Yürütülen yanlış siyasetler halkların arasında bir öfkenin bir gerginliğin büyümesine neden olmuş. Ama biz gerçekten tüm halkımızı kucaklayacak, özgürlükleri esas alacak, demokrasiyi esas alacak bir yaklaşımı ortaya koyabilirsek, bu yaşadığımız olumsuzluklar ortadan kalkar. Çünkü biliyoruz, silah ve çatışma asla sorunu çözmüyor. Ne olursa olsun, bedeli çok ağır olmuş olabilir, Türk, Kürt ve Arap halkı için, sonuçta oturup ortak bir formül bulma dışında başka bir seçenek yok.
“Bahçeli, vicdani bir sorumluluğu yerine getirdi”
Sayın Bahçeli, vicdani bir sorumluluğu yerine getirdi. Bir parti hesabı yapmadan, vicdani sorumluluğu yerine getirdi. Kendisine teşekkür etmek istiyorum. İmkânım olursa kendisini ziyaret edeceğiz. Akademisyenler de aynı tepkiyi gösterdi. Sonuç olarak, bir bütün olarak şunu gördük, biz biraz daha demokrasiyi insan haklarını, hukuku, ortak yaşamı biraz daha ciddi bir şekilde ele alırsak, inanıyorum ki her taraftan da destek gelir, sorunları da çözmüş oluruz.
“Bana karşı zorlayıcı bir yaklaşımları olmadı”
Beni mahkemeye de hastaneye de götürdüler. Beni götüren askerler çok nazik davrandılar. Tabii hastaneye giderken, askerler çok nazik davrandılar. Hastaneye giderken kelepçe takılmadı. İki jandarma koluma girdi. Yerler buz olduğu için ben de önüme bakıyordum. Ondan dolayı böyle bir fotoğraf ortaya çıktı. Dürüstçe konuşmak lazım, bana karşı zorlayıcı bir yaklaşımları olmadı. Tam tersine çok insani bir yaklaşım sergilediler. Beni götüren ekip, görevini yapıyordu. İnsani bir yaklaşım sergilediler. Bir sıkıntım olmadı. Sonra da Adli Tıp'a gittiğimizde kimse koluma bile girmedi. Ben onlarla şakalaşıyordum, beni bıraksanız da kaçmam diye şakalaştım. Onlar da bana kaçmayacağımı bildiklerini, biri bana saldırmaması için, bir şey olduğunda onlar zor duruma düşeceklerin söylediler.
“ Herkesin yeniden düşünmeye ihtiyacı var”
Şu an zaman zaman insanlar umutsuzluğa kapılıyor. Ama düşünüp taşındığınız zaman başka seçenek de yok. Türkiye'nin demokrakitleşmesinde, sorunları tartışma dışında başka bir seçenek yok. Mutlaka bu bir gün gelişecektir diye düşünüyorum. Bugün Ortadoğu"da yaşananlar görüyoruz. Kürdün, Türkü, Türkün Kürdü kucaklayacağı bir süreç başlaması zorunludur. Ben şunu iddia ediyorum, Kürt Türk ilişkilerinin 1000 yıllık ilişkisi var. Türkiye biraz da dostane davransa, inanın Irak Kürdü de, Suriye'deki ve buradaki Kürdün de dostu olur. Milliyetçi anlayıştan kendimizi kurtarmamız lazım. Bugün Ortadoğu'da, Rojava'da görüyoruz; bütün sıkıntılara rağmen Kürtlerden Türkiye'yi rahatsız edecek bir şey gelişmedi. Kürtlerden orada Araplara da bir saldırı yapmadı, Kürtler sadece kendilerini koruyorlar. Türkiye'de Kürtlerin ve Türklerin geçmişi çok fazladır, Osmanlı İmparatorluğu günümüze gelen. Yeter ki birbirimize güvenecek bir ortam yaratalım. Artık şu mantıktan vazgeçmek lazım, Kürtler potansiyel bir tehlike değildir Türkiye için. Bunu kavratmak gerek, insanlarımıza bunu anlatmak lazım. Öyle bir süreçte yaşıyoruz ki artık herkesin nefes almaya ihtiyacı var. Herkesin yeniden düşünmeye ihtiyacı var. Biz de eksik ve yanlışlarımızı ortaya koymalıyız. Ama devlette gerçekten kucaklayıcı bir anlayışı ciddi bir şekilde ortaya koymalıdır.”