Diyarbakır Barosu’ndan Meclis’e “Toplumsal barış ve entegrasyon” Raporu: Özel kanun çıkarılmalı

Diyarbakır Barosu, “Toplumsal Barış ve Entegrasyon Sürecine İlişkin Hukuki Görüş ve Öneriler” başlıklı raporunu kamuoyuna açıkladı.

Şaban YILMAZ - Mahsum Kara

TİGRİS HABER - Baro binasında yapılan toplantıda konuşan Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunacaklarını belirterek, kalıcı barış için özel bir yasal çerçeve oluşturulması gerektiğini söyledi.

Açıklamaya çok sayıda hukukçu katılırken, Baro yönetimi uzun yıllardır süren silahlı çatışma sürecinin başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlükler alanında ağır ihlallere yol açtığını vurguladı.

“Özel yasal çerçeve zorunlu”

Baro Başkan Yardımcısı Şilan Çelik, çatışma sonrası dönemin yalnızca güvenlik eksenli politikalarla değil; hukuki, siyasal ve toplumsal boyutları içeren bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Çelik, silahlı çatışmanın sona erdirilmesini hukuki güvenceye bağlayan ve toplumsal entegrasyonu mümkün kılan özel bir yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

Raporda, mevcut ceza hukuku mekanizmalarının toplumsal ve siyasal boyutu olan çatışmaların çözümü için yeterli olmadığı ifade edilerek, onarıcı adalet esaslı bir entegrasyon süreci önerildi.

“Af değil, istisnai barış hukuku”

Raporun sonuç bölümünde, silahlı çatışmaya katılan örgüt üyelerinin demokratik ve toplumsal yaşama katılımını sağlayacak özel hükümler içeren bir kanun çıkarılması gerektiği kaydedildi. Önerilen düzenlemenin genel ya da özel af niteliğinde değil, barış sürecine özgü istisnai bir hukuk rejimi olması gerektiği vurgulandı.

Bu kapsamda, örgütün feshi ve silah bırakması sonrasında üyeler, yöneticiler ve örgütle bağlantılı kişiler hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların düşürülmesi; silah bırakma iradesi beyan eden tutuklu ve hükümlülerin tahliyesi önerildi.

TMK kaldırılsın

Raporda, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) mevcut haliyle entegrasyon ve demokratikleşme hedefleriyle uyumsuz olduğu belirtilerek yürürlükten kaldırılması gerektiği ifade edildi. Silahlı örgütün feshi ve şiddetin reddi halinde TMK’nin uygulama alanının fiilen daralacağı savunuldu.

Terör listesinden çıkarılma çağrısı

Raporda ayrıca PKK’nin feshi ve silah bırakmasının TBMM tarafından tespit edilmesi sonrasında terör listesinden çıkarılması gerektiği belirtildi. Silah bırakan örgüt üyelerinin güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması ve sürecin uluslararası gözlemle desteklenmesi önerildi.

“Umut hakkı” vurgusu

Baro, demokratikleşme ve hukuki reformların entegrasyon sürecinin kalıcı olması açısından zorunlu olduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “Öcalan/Türkiye” kararına atıf yaptı. Bu çerçevede infaz mevzuatının uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesi ve “umut hakkı” doğrultusunda düzenlemeler yapılması gerektiği kaydedildi.

Hakikat ve Hafıza Komisyonu önerisi

Raporda, TBMM bünyesinde insan hakları savunucuları, barolar, sivil toplum ve mağdur temsilcilerinden oluşacak Hakikat, Onarım ve Toplumsal Hafıza Komisyonları kurulması önerildi. Ayrıca yerelde Barış İzleme Kurulları oluşturulması gerektiği ifade edildi.

Uluslararası iş birliği çağrısı

Baro, sürecin uluslararası meşruiyet ve güvence kazanması amacıyla Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği ile iş birliği yapılmasını önerdi. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uyum sağlanması ve AİHM kararlarının iç hukukta uygulanabilir hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.

Diyarbakır Barosu, hazırladıkları raporu önümüzdeki günlerde TBMM’ye sunacaklarını açıkladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri