Diyarbakır İçkale’deki Türbede "Dilek" duvarı

Diyarbakır’ın tarihi Surlarının İçkale kesiminde bulunan çift kapılı türbenin dış duvarı, dilek ve temennilerin yer aldığı alana dönüşmüş durumda.

Ramazan YAVUZ-ÖZEL

TİGRİS HABER - Türbenin beyaz duvarına din alimlerinin “Bidat’tır” uyarısına rağmen ihtiyaca göre çeşitli dileklerin yazılması dikkat çekiyor.

Saraykapı bölgesinde Valilik Kabul Makamı, Saint George Kilisesi, eski cezaevi gibi 14 tescilli yapı ve binlerce tarihi eserin yer aldığı İçkale müze kompleksi ve hemen altında ise 27 sahabe türbesinin bulunduğu Hz. Süleyman Camisi yer alıyor.

İçkale ve Hz. Süleyman camisi bu özellikleriyle kenti görmeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilk uğrak mekanlarından biri. Hz. Süleyman camisinde dua edip İçkale Müze Kompleksini gezen turistler buradaki eserlere hayran kalıyor.

HEVSEL’E BAKAN İSİMSİZ TÜRBE

İçkale’de bu tarihi eserlerin arasında eski adliye binasının hemen arkasında Hevsel bahçelerine bakan kesimde bir de çok eski olan bir Türbe bulunuyor. Bu türbenin birbirine aralıklarla iki giriş kapısı var. Türbenin yanına Müze Müdürlü tarafından konulan tanıtım panosunda “İki hazireden oluşan türbenin yapım tarihi bilinmemektedir. Kitabesinde Celi Sülüs hattıyla Bakara süresi 126.Ayet yer almaktadır. Hani İbrahim ‘Rabbim bu şehri güvenli bir şehir kıl.

Halkında Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır’ demişti. Allah da ‘inkar edeni bile az bir süre (Bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır, sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası’ demişti" deniliyor

Panodaki yazıdan da anlaşılacağı üzere bu türbede bulunan iki mezarın kimlere ait olduğu resmi olarak henüz belirlenmiş değil.

TÜRBEDEKİ MEZARLAR KİME AİT?

Ancak yıllar yılı kent halkı, Hz. Süleyman camisindeki sahabelerin yanı sıra özellikle Perşembe günleri bu türbeyi de ziyaret etmeyi ihmal etmedi. Kimisi buraya “İnci baba türbesi”, kimisi “çifte evliya türbesi” diyordu. Diyarbakır’daki bazı tarihçiler ise bin yıllık tarihi geçmişi bulunan bu türbedeki mezarların Mervani Kürt Devletinin son hükümdarı olan Nasrüddevle Mansur ve eşi Sittünnas’a ait olduğunu iddia etseler de bu resmi olarak henüz kabul edilmiş değil.

DİLEK VE TEMENNİ YAZILARI

Geçen gün bir arkadaşımla İçkale’deki tarihi mekanları gezerken bu türbeye de uğradık. Türbenin iki giriş kapısı da birbirini görmüyor. Tabi aklımıza kadın ile erkeklerin farklı kapılardan girmesi için yapılmış olabileceği fikri geldi. Bu düşünülerek yapılmış olabilir. Türbenin sol tarafındaki kapının önünde bulunan ve sonradan yapıldığı varsayılan duvarın üzerindeki yazılar dikkatimi çekti. Bazısı silinmiş, bazısı eskimesine rağmen halen okunuyor. Bazısı yeni olan yazılarda türbeyi ziyarete gelenler ha bire dilek ve temennilerde bulunmuş.

Evlilikle ilgili dilekler ise ağırlıkta. Yazılardan okuyabildiğim bazılarını sıralayayım.

“Allahım bize hayırlı, salih, sağlıklı erkek evlat nasip et”, “Ya rabbihastalığı eşimin üzerinden al”, “Allahım kızıma şifa gönder, eşime ve anneme de şifa gönder”, “Kızımın ağlamasını dursun”, “bir ev nasip et”, “hayırlı bir evlilik”, “Emine’ye hayırlı bir eş nasip et, Derya’ya hayırlı bir kader nasip et”, “Rabbim her iki kardeşimin kaderini aç”, “Maddi, manevi bol rızık çocuklarıma”, “Barış’a iş ve Aşk”, “Huzur mutluluk”

KİLİTLERDE BULUNUYOR

Tabi buradaki yazılardan direkt türbeden talep falan bulunmuyor. Her şey Allah’tan isteniyor. Ancak bunun türbe duvarlarına yazılmasına Din alimleri onay vermiyor bilakis “bidat” olarak kabul ediyor. Türbedeki mezarların fotoğrafını çekerken kapıdaki kilitlerde dikkatimi çekti. Büyük ihtimalle bu kilitlerde bir takım duaların kabulü için buraya kilitlenmiş. Bu iki kapıyı yeşile boyayanlarda bu kilitlere karışmamış ve onları da boyamış. Oldukça da eski görünüyorlar.

DİYANET’İN UYARISI

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalarda da bu konu zaman zaman ele alınıyor. Bu konuda vatandaşları uyaran Diyanet, “Bu ziyaretleri dini bir vecibe gibi telakki etmek, çaput ve bez bağlamak, mum yakmak, türbelere ve orada yatanlara adak adamak, orada yatanlar adına kurban kesmek, şeker gibi yiyecek maddeleri dağıtarak onlardan yardım dilemek, kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak, kabrin etrafındaki demir ve taşları öpmek, onlara sarılıp ağlamak, türbe veya kabir etrafını tavaf etmek, türbe veya kabrin duvarlarına ev, araba gibi şeylerin resimlerini çizerek bunlara sahip olmayı dilemek, türbelerde yatmak ve bu vesile ile hastalıklara şifa beklemek, türbe ve kabirlerin etrafında çeşitli çalgı aletleri ile eğlenceler düzenlemek, türbelere eğilerek ve emekleyerek girmek Müslüman’a yakışan davranışlar değildir” diyor.

HZ. SÜLEYMAN’DA DA UYARI YAZISI VAR..

Burayı gezdikten sonra Hz. Süleyman camisindeki 27 sahabe türbesini ziyaret ediyorum. Caminin iç avlusunda ziyaretçilerin görebileceği şekilde İngilizce-Türkçe uyulması gereken kurallar yazılı pano yer alıyor. Panoda, “Mezarlara ve taşlara el sürülmez, mezarlardan istekte bulunulmaz, kabirlere çaput ve ip bağlanmaz, kabire muska atıp dilek dilenmez” uyarıları yer alıyor.

BURADA DA DUVARA TAŞ TUTTURULMAYA ÇALIŞIYOR

Dışarı çıkıyorum. Bu kadar uyarıya rağmen halen genç kızların ve ve bazı kadınların çocuklarıyla bir de camide sahabi mezarlarının bulunduğu yerin dış duvarına ha bire çakıl taşı tutturmaya çalıştıklarına şahit oluyorum. Hele bir kadın çocuklarını sürekli uyarıyor, taşı tutturmalarını istiyordu.

100 YIL KURBAN KESİLEN BAZI TÜRBELER BOŞ ÇIKMIŞTI

Bu konuyu kapatmadan önce Batman ve Çorumda daha önce gazetelere yansıyan ve hatırımda kalan haberlerden alıntı vereyim. Tam 100 yıl boyunca insanların ziyaret edip kurbanlar kestiği bazı türbeler yapılan kazılarda boş çıkınca büyük şaşkınlık yaratmış. Mezar bulunmamasına rağmen mesela dağ başında etrafı taşla örülmüş bir ağaç veya “ziyaret” denilen boş mekanlar halen var. Kimler tarafından, nasıl kutsallaştırıldığı bilinmeyen bu mekanlardan bölgemizde de bayağı var. Söz konusu mekanları yöredeki vatandaşa sorduğunuzda “mezar yok ama şu kişi zamanında burada ibadet yapmış, burası onun mekanı ve kutsal” diye cevaplar veriliyor. Bu konuda şartlanmış insanları ikna etmekte bayağı zor diyerek sonlandıralım.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri