Mahsum KARA
TİGRİS HABER - Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde “Demokratik Toplum İçin Emekle Özgürlüğe Yürüyoruz” şiarıyla İstasyon Meydanı’na miting düzenlendi.
Kortej oluşturan örgütler, “Örgütlü mücadelemizle demokratik toplumu inşa edeceğiz”, “Bu düzen böyle gitmez, birlikte değiştireceğiz”, “1 Mayıs’ın devrimci ruhu yolumuzu aydınlatıyor”, “Kadın emeği demokratik sosyalizmle özgürleşir” pankartlarıyla yürüyüşe geçti. Kitle yürüyüş boyunca, “Bijî yek ê Gûlan”, “İş, barış, ekmek”, “Direne, direne, kazanacağız”, “Hak, hukuk, adalet”, “Jin, jiyan, azadî”, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız”, “Bijî berxwedana kedkara” ve “Bijî berxwedana zindana” sloganları attı.
Tertip Komitesi adına konuşan Anahtar Kaya, emeğin değersizleştirilmesine ve insan hayatının ucuzlaştırılmasına karşı mücadeleyi büyüttüklerini vurguladı. Kaya, “Demokratik toplum için emekle özgürlüğe yürüyoruz derken, bu düzeni değiştirme irademizi ortaya koyuyoruz. Demokratik toplum; fabrikalarda, belediyelerde, tarlalarda ve inşaatlarda, yani emeğin olduğu her yerde verilen mücadeleyle inşa edilir. Çünkü demokrasi en çok emeğin olduğu yerde anlam kazanır. Demokrasi ile emek mücadelesi birbirinden ayrı değildir. İnsanca yaşam ve demokratik toplum talebi aynı kökten besleniyor” dedi.
Kaya, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na da değinerek, “Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik çözüm perspektifi, emeğin özgürleşmesinin zeminidir. Çünkü barışın olduğu yerde kaynaklar savaşa değil halka ayrılır; baskı değil örgütlenme büyür; yoksulluk değil refah artar. Barış ve demokratik toplumu birlikte kuracağız. Emeğin sömürülmediği, halkların eşit ve özgür yaşadığı bir toplum mümkündür. Onu kuracak olan biz emekçileriz. Emekle, direnişle, dayanışmayla özgürlüğe yürüyoruz. Yaşasın 1 Mayıs” ifadelerini kullandı.
‘DEMOKRATİK KOMÜNAL TOPLUM İÇİN DİRENECEĞİZ’
Yenişehir Belediyesi işçisi Müzeyyen Sevim ise 1 Mayıs’larda yaşamını yitirenleri anarak sözlerine başladı. Sevim, “Emekçilerin sesini yükseltmek için buradayız. Haklarımız gasp ediliyor, ekoloji talan ediliyor. ‘Artık yeter’ diyoruz. İşçilerin birliği gücümüzdür, halkın özgürlüğüdür. Yeni bir yaşam için hazırız, onurlu bir barış için hazırız. Tarihi emekle yazacağız” dedi.
Sevim, Abdullah Öcalan’ın paradigmasına işaret ederek, “Biz işçiler sorumluluğumuzu biliyoruz ve yerine getireceğiz. Bu manifestonun hayata geçmesi için herkes sahip çıkmalı. Demokratik komünal toplum için direneceğiz” diye konuştu.
‘İKTİDARDAN SAHİCİ ADIMLAR BEKLİYORUZ’
Ardından konuşan Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) MYK üyesi Erdal Karakuş, “1 Mayıs bizden çalınan her şeyin geri alınmasının günüdür” diyerek hak kayıplarına dikkat çekti. Karakuş, “Bu hak kayıplarımız için buradayız ve itiraz ediyoruz” dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Karakuş, “Abdullah Öcalan bir yıl önce barış ve demokratik müzakere yönünde çağrı yaptı. Ancak bu süre içinde sahici ve gerçekçi bir adım atılmadı. Barış beklemeye gelmeyecek bir mücadeledir. İktidardan somut adımlar atmasını bekliyoruz. Sorumluluk almaya hazırız, barışın tarafıyız ve barış için emek vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.