Ramazan Yavuz-Özel Haber
DAĞKAPI BURCUNDA MERVANİLER TARAFINDAN YAPILMIŞ
TİGRİS HABER - Mervani Camisi, 1056 yılında kentte hüküm sürmüş Mervani Kürt sultanlarından Mervanoğlu Ebu NasrAhmed tarafından kentin korunmasından sorumlu olan askerlerin ibadetlerini yapabilmeleri için Dağkapı burcuna ek olarak yapılmış.
Bu camiyi sadece askerler değil vatandaşlarda ibadetlerini gerçekleştirmek için kullanmış. Mervani camisi, kiliseden bozma Ulu Camisinden sonra kentteki ikinci cami konumundaymış. Müslümanlar tarafından kentte yapılan en eski cami olduğu da dile getirilen Mervani camisi, 3-4 kez restorasyon geçirmesine rağmen su sızma probleminden bir türlü kurtulamadı.
Bu yılki yoğun Kar’dan sonra yağan yağmur nedeniyle caminin tavanı ve duvarlarından akan su namaz kılmaya gelen cemaate de güç anlar yaşatıyor.
CEMAAT ŞİKAYETÇİ
Cami imamı Şerif Savar ise, ıslanan duvarları sürekli bezle siliyor, tavandan akan suların halıları ıslatmaması için bazı yerlere kovalar koyarak önlem almaya çalışıyor. Caminin restore edildikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edildiğini, 3-4 kez restorasyondan geçmesine rağmen su sızıntılarına çözüm bulunamadığını belirten İmam Şerif Savar, “ Mervani camimiz 1056 yılında inşaa edilmiştir. İslam literatüründe her cami Kabe’nin birer şubesi gibidir. Cami, cami olarak kıyamete kadar da devam edecektir ve başka bir amaç içinde kullanılamaz.
Kullanıldığı takdirde yetkililerin, sorumluların Allah katında mesul olduğunu bilmemiz lazım. Ve her Müslümanda buna müdahale etmelidir. Camimiz Mervaniler tarafından ibadet amaçlı yapılmıştır. Başka bir amaçla kullanılamaz.
Dolayısıyla bizde Müslümanız. Burası restore edildi ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edildi. Tahsisinden sonra 3-4 defa restore edildi ve maalesef yağan yağmurla birlikte bir türlü bu su akıntısı sorunu çözülemedi.
Bu yıl kar ve yağmurla beraber caminin dört duvarından sular akmaya başladı ve halen devam ediyor. Su tavandan da geliyor.Cemaatte bundan şikayetçidir“ dedi.
“KORUMA KURULU SAHİP ÇIKMIYOR”
Caminin Diyarbakır’ın en önemli tarihi bir eserlerinden biri olduğunu ve sahip çıkılması gerektiğini dile getiren İmam Serif Savar, “Biz ilgili yerlere bu sorunla ilgili dilekçelerimizi verdik. Koruma Kurulu’ndan gelip baktılar ve ‘bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Siz isterseniz yapabilirsiniz’ dediler. Bu değerimizi yitirmememiz lazım.
Herkesin sahip çıkması lazım. Bu caminin tarihini duyanlar Türkiye’nin bir çok yerinden görmeye geliyor. Kimse gidip Dicle Kent’te, Ofis’te yapılan diğer camileri gezmez. Burası tarihi değeri yüksek bir mekan. Yetkililerin bu sorunu kulak ardı etmeden el atması lazım.
‘Malımız budur isterseniz kullanın isterseniz kullanmayın’ gibi tabirlerde bulunulması yanlıştır. Diyarbakır’ımıza ve tarihine sahip çıkmak her mesul olan kurumunda görevidir” diye konuştu.
“TERAVİHLERDE SIKINTI OLMAMALI”
Ramazan aylarında teravihlerde caminin bayağı kalabalık olduğuna dikkati çeken İmam Şerif Savar, “ camimiz açıldığından bu yana teravihlerimiz çok şükür bayağı kalabalık oluyor. Kentin dört yanından buraya teravihe gelenler bu tarihi ortamda huzur bulduklarını söylüyor.
Teravihe geldiklerinde başlarında su damlaları, sudan kaynaklı rutubet kokusuyla ayrılmaları bizi üzer. Buraya gelen her kişinin memnun ayrılmasını isterim. Bir an önce bu su akıntılarına çözüm bulunmasını istiyoruz” dedi.
“MECBUREN KOVALAR BIRAKTIK AMA BU ÇÖZÜM DEĞİL”
Caminin su akıntısı nedeniyle ıslanan duvarlarını sürekli bezle sildiklerini ancak tavan yüksek olduğu için bazı kesimlere kovalar koyduklarını da belirten İmam Şerif Savar, şunları söyledi;
“Zaman zaman su akıntısına karşı duvarları sürekli siliyoruz. Bez de bırakıyoruz. Islanınca dışarı çıkarıp kurutuyor tekrar geri seriyoruz halılar ıslanmasın diye.
Genelde batı tarafında meyil verilmediği için su birikiyor ve duvarın batı tarafı komple ıslanıyor. Kovalar koyuyoruz ama yine de camimiz ıslanıyor.
Tavandan damlalar cemaatin başına dökülüyor. Kovaları en çok akan yerlere bırakıyoruz. Kovalarda yetmiyor.
“BU İLKEL GÖRÜNTÜDEN KURTULMALIYIZ”
Bu asırda, bu çağda, bu şekilde olması kabul edilebilir bir şey değil. Bu camiye önem vermemektir, tarihe esere önem vermemektir yetkililere çağrı yapıyorum bir an önce çözüm bulsunlar. Burası hepimizin ortak değeridir.
Ben sadece cami imamı olarak bunu yapıyorum. Diyarbakır’ın atalarımız Mervanilerin değeridir. Bunu korumamız lazımdır, çözüm bulmamız lazımdır. İnşallah bir an önce çözüm bulunur ve bu ilkel görüntüden de kurtulmuş oluruz.”