İbrahim İnanç Yıldız
TİGRİS HABER - Diyarbakır’da bir kamu bankasının Bağlar ilçesindeki şubesinde bulunan kiralık kasada saklanan milyonlarca liralık euro ve ziynet eşyasının kaybolduğu iddiası yargıya taşındı. Hem mağdur hem de dosyanın avukatı olan Avukat Helin Aydın, Tigris Haber’e konuşarak, olayın ardından bankanın yaklaşımına tepki göstererek kapsamlı bir soruşturma yürütülmesini istedi.
2020 yılında hem kendi düğününün hem de ablasının düğününün gerçekleştiğini belirten Aydın, aile olarak hırsızlık ve dolandırıcılık olaylarından çekindikleri için ziynet eşyalarını ve birikimlerini kamu bankasındaki kiralık kasada muhafaza etmeye başladıklarını söyledi.
Aydın, “2020 yılında hem benim hem de ablamın düğünü oldu. Düğünlerden kalan altınlarımızı ve ziynet eşyalarımızı daha güvenli olması için kamu bankasında kiraladığımız kasaya koyduk. Sonrasında annemizin, kardeşimizin, amcamızın birikimleri de aynı kasada tutulmaya başlandı. Özellikle son yıllarda yaşanan telefon dolandırıcılıkları ve hırsızlık olaylarından korktuğumuz için bankanın güvenli olacağını düşündük” dedi.
“Kasada yaklaşık 60 bin euro ve çok sayıda ziynet eşyası vardı”
Kasada yıllar içinde ciddi bir birikim oluştuğunu belirten Aydın, şunları söyledi: “Amcam yurt dışında yaşıyor ve ev almak için birikim yapıyordu. Ablamın başka bir bankadaki hesabında bulunan eurolar da güvenli olması için çekilip kasaya konuldu. Kasada yaklaşık 60 bin euro, düğünlerden kalan altınlar, ziynet eşyaları ve aile birikimleri vardı. Bugünkü değeriyle toplam miktar 7 ila 7,5 milyon lirayı aşıyor.”
“Ablam kasayı boş görünce baygınlık geçirdi”
Olayın 20 Mayıs günü ortaya çıktığını anlatan Aydın, yaşananları şöyle aktardı: “20 Mayıs günü ablam ve babam kasaya gitmek için bankaya gidiyor. Personel her zamanki gibi iki anahtarla kasayı açıyor. Sonrasında ablam içeri giriyor ve kasanın tamamen boş olduğunu görüyor. O an baygınlık geçiriyor. Seslenmeye çalışmış ama tansiyonu düştüğü için kimse sesini duymamış. Sonrasında kendisini toparlayıp dışarı çıkıyor ve yardım istiyor. Hepimiz büyük bir şok yaşadık.”
“Şube müdürü odasından bile çıkmadı”
Olay sonrası banka yönetiminin tavrının kendilerini daha da mağdur ettiğini söyleyen Aydın, banka çalışanlarının kendilerini susturmaya çalıştığını öne sürdü. “Şube müdürü odasından bile çıkmadı. Bize ‘Bir yere bırakmışsınızdır’, ‘Kasada olduğunu sanıyorsunuzdur’ gibi söylemlerde bulundular. Hatta ‘Belki içinde bir gofret vardı’ diyerek bizi manipüle etmeye çalıştılar. Polis çağırmamamız için telkinlerde bulunuldu. ‘Gerek yok, olay farklı yerlere gider’ gibi ifadeler kullanıldı.”
Aydın, tüm bu söylemlere rağmen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradıklarını ve olayın resmi kayıtlara geçirilmesini sağladıklarını belirtti.
“Polis olay yeri inceleme yaptı, parmak izi alındı”
Olayın ardından polis ekiplerinin bankaya geldiğini söyleyen Aydın, sürece ilişkin şu bilgileri verdi: “112’yi aradıktan sonra polis ekipleri geldi. Daha sonra karakola çağrıldık ve ifade verdik. Olay yeri inceleme ekipleri bankada inceleme yaptı, parmak izi alındı. Dosya savcılığa intikal etti. Şu an soruşturma devam ediyor.”
“2025 yılındaki iki girişimizin kaydı tutulmamış”
Soruşturmada dikkat çeken başka ayrıntılar olduğunu belirten Aydın, ablasının 2025 yılında yaptığı iki banka ziyaretinin sistem kayıtlarında görünmediğini söyledi.
“Ablamın 2025 yılında bankaya yaptığı iki giriş kayıtlarda görünmüyor. Biri Ekim sonu ya da Kasım başı, diğeri ise yaz aylarında gerçekleşmişti. Ama bize bu girişlerin sisteme işlenmediği söylendi. Sebep olarak yoğunluk gösterildi. Böyle kritik bir yerde giriş kayıtlarının tutulmaması çok ciddi bir güvenlik açığı.”
Aydın, bu durumun kasaya başka kişilerin giriş yapmış olabileceği şüphesini güçlendirdiğini ifade etti. “Eğer bizim girişimiz kaydedilmediyse başka girişlerin de kaydedilmediğini nereden bileceğiz? Bu durum soruşturmanın en önemli noktalarından biri.”
“Bu olay sıradan bir hırsızlık değil”
Türkiye’nin farklı şehirlerinde benzer olayların yaşandığını belirten Aydın, özellikle Afyon’daki olaya dikkat çekti.
“Afyon’da aynı bankanın başka bir şubesinde benzer bir olay yaşandı. O olayda bilirkişi incelemeleri sonucunda kasa kilidinde teknik müdahale tespit edildi ve basına yansıyan bilgilere göre emekli bir banka personelinin olaya karıştığı ortaya çıktı. Yani bu tür olaylar yaşanabiliyor.”
Bu nedenle banka personelinin ihmali ya da dahli olmadan böyle bir olayın gerçekleşemeyeceğini düşündüklerini belirten Aydın, “Bu kadar büyük bir güvenlik zafiyeti sıradan bir vatandaşın yapabileceği bir şey değil. Bu sistemi bilen, güvenlik açıklarını bilen kişilerin dahil olduğu kanaatindeyiz” dedi.
“Kasa odasında kamera yok”
Bankadaki güvenlik sisteminin yetersiz olduğunu savunan Aydın, kasa odasında kamera bulunmadığını söyledi.
“Kasa odasının içinde kamera yok. Elbette kişisel mahremiyet nedeniyle kasanın içi görüntülenmeyebilir ama en azından kasaların açılıp kapatıldığı süreç kayıt altına alınabilirdi. Şu an içeride ne olduğuna ilişkin hiçbir görüntü yok.”
Aydın, kasa açma prosedürlerinin de güvenlik açığı oluşturduğunu öne sürdü.
“Normalde müşteri ve banka personeli birlikte gidip iki anahtarı aynı anda kullanmalı. Sonrasında personelin kendi anahtarını alıp çıkması gerekiyor. Ancak son girişimizde personel kendi anahtarını içeride bırakıp çıktı. Böyle bir durumda başka bir anahtarı olan biri teorik olarak başka kasaları da açabilir.”
“Anahtarların çoğaltılabildiği söylendi”
Kiralık kasa sistemine ilişkin bankanın kendilerine verdiği bilgileri de paylaşan Aydın, şöyle konuştu: “Kasayı kiraladığımızda bize bir anahtar verildi. Bir anahtar da bankada bulunuyordu. Ayrıca yedek anahtarın genel merkezde olduğu söylendi. Anahtar kaybolursa çoğaltılabileceği bilgisi verildi. Bu durum da güvenlik açısından soru işaretleri oluşturuyor.”
“Yargıtay kararları emsal niteliğinde”
Bankanın, kasanın içinde ne olduğunun resmi kaydı bulunmadığını öne sürdüğünü belirten Aydın, buna rağmen ellerinde çeşitli deliller bulunduğunu söyledi.
“Düğün takıları, banka hesap hareketleri, euro çekim kayıtları ve aile içi yazışmalarımız var. Ablamın kayınbiraderiyle yaptığı ‘Kasada ne kadar altın var?’ şeklindeki yazışmalar bile mevcut. Hayatın olağan akışına uygun şekilde elimizde deliller bulunuyor.”
Yargıtay’ın benzer davalarda verdiği kararlara dikkat çeken Aydın, “Yargıtay, insanların boş kasaya yıllarca kira ödemeyeceğini kabul ediyor. Kişilerin gelir durumuna, yaşam koşullarına ve sunduğu delillere göre değerlendirme yapılıp tazminata hükmedilebiliyor” dedi.
“Başka mağdurlar da olabilir”
Aynı şubede kasası bulunan vatandaşlara çağrıda bulunan Aydın, başka mağdurların da olabileceğini söyledi.
“İnsanlar bazen aylarca, hatta yıllarca kasalarını kontrol etmiyor. Belki başka mağdurlar da vardır ve henüz farkında değillerdir. Bu nedenle aynı şubede kasası bulunan vatandaşların kasalarını kontrol etmelerini öneriyoruz.”
“Bilirkişi incelemesi talep ettik”
Soruşturmanın genişletilmesini istediklerini belirten Aydın, taleplerini şöyle sıraladı: “Kasa kilidinin teknik olarak incelenmesini, anahtar mekanizmasının araştırılmasını, giriş-çıkış kamera kayıtlarına el konulmasını, anahtarların muhafaza edildiği alanların incelenmesini ve banka personelinin süreçteki rolünün araştırılmasını talep ediyoruz.”
Aydın, olayın yalnızca “nitelikli hırsızlık” kapsamında değil, banka personelinin dahli olması halinde “zimmet” suçu yönünden de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Biz yılların emeğini güvenli olduğunu düşündüğümüz bir kamu bankasına emanet ettik. Şimdi maddi ve manevi olarak büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. Tek isteğimiz maddi gerçeğin ortaya çıkarılması” diye konuştu.