Diyarbakır’da Bir Gece Değil, Bir Halkın 18 yıllık Hikayesi Yazıldı

Şehmus Kızılaslan

Amedspor’un tarihi şampiyonluğu sadece bir kupa töreni değildi…

O gece Diyarbakır, yıllardır özlemini çektiği, 18 yıllık bir serüven..

Birlik, sevinç ve gururun aynı anda yaşandığı dev bir meydana dönüştüğü uzun gece oldu.

Kutlama alanında toplanan yüz binlerce insan, adeta bir bayram atmosferi oluşturdu. Bu kutlama gecesi hafızalardan, uzun bir süre silinmeyecek ve kentin hafızasına kazınacak.. Görüntülere sahne oldu.

Şampiyonluk gecesi daha ilk dakikalardan itibaren sıradan bir organizasyon olmadığını gösterdi. Sahneye çıkan futbolcuların coşkusu, taraftarın alkışlarıyla birleşirken alanın dört bir yanında aynı duygu hissediliyordu..

Ama geceyi özel yapan yalnızca kupanın kaldırılması değildi. Süper lige yükselen, Amedspor’un lokomotif takımının yanı sıra Süper lige çıkan, Engelsiz basketbol takımı ile ekibi ve kadın futbol takımının tek tek sahneye çağrılması; Amedspor’un sadece bir futbol kulübü olmadığını, büyük bir spor ailesi olduğunu bir kez daha gösterdi…

Her branşın alkışlarla onurlandırılması, o gecenin en anlamlı anlarından biri oldu.

Futbolcular tek tek sahneye çıktığında alan adeta dalgalandı…

Yeşil kırmızı renklere bürünen meydanda meşaleler, marşlar, sloganlar ve halaylar birbirine karıştı. Ardından Türkiye Futbol Federasyonu kupasının havaya kaldırıldığı an geldi…

İşte o saniyede yalnızca bir takımın değil, bir şehrin ayağa kalktığı anlar yaşandı..

Gecenin belki de en dikkat çeken anları ise tek tek platforma çağrılan, sporcuların hemen ardından Şampiyonluğun yalnızca sahadaki mücadeleyle gelmediği bir kez daha, göründü. . görünmeyen emek sahipleri de unutulmadı.. Kulüp personelini sahneye davet ederek onları onore etmesi, gecenin en duygusal görüntülerinden biri oldu.

Çünkü bazen başarıyı alkışlayanlar görünür olur, ama başarıyı inşa edenler perde arkasında kalır.

Bu gece onlar da unutulmadı..

Ancak o geceyi unutulmaz yapan yalnızca protokol, futbolcular ya da sahne gösterileri değildi…

Taraftarın kendisi başlı başına bu gecenin hikayesiydi...

Alana eşleriyle, çocuklarıyla gelen aileler vardı. Omzunda çocuğunu taşıyan babalar, formasıyla halay çeken anneler, yüzlerine takım renklerini boyayan gençler… Hatta minik köpekleri ve evcil hayvanlarıyla kutlamaya katılan insanlar bile vardı..

Bahar havasının eşlik ettiği güzel akşamda bazıları çimlere oturup piknik yaptı, bazıları müzik eşliğinde saatlerce halay çekti. O alan bir stadyumdan çok büyük bir halk buluşmasına dönüştü.

Gece ilerledikçe sahnedeki ışık gösterileri ve müzik şöleni coşkuyu daha da büyüttü. Protokol üyeleri, sporcular, taraftarlar ve basın mensupları aynı halayın içinde buluştu. Belki de gecenin en güzel tarafı buydu; herkes aynı sevincin parçasıydı.

Ve sonra… O gecenin en önemli dakikalarında , Gökyüzü konuşmaya başladı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde yapılan drone gösterisi Diyarbakır semalarını adeta yeşil-kırmızıya boyadı. Gökyüzünde beliren yazılı ve görsel figürler, ışıklar ve koreografi alandaki binlerce kişiyi büyüledi…

İnsanlar telefon ışıklarıyla o anı kaydederken, Diyarbakır tarihi gecelerinden birine daha tanıklık ediyordu.

Çünkü bu şampiyonluk kentin uzun süren Süper Lig’e yükselme hayaliydi..

Bazı şampiyonluklar yalnızca puan cetveline yazılır…

Bazı şampiyonluklar ise ömür boyu hafızalara kazınır..

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.