Diyarbakır’da çıraksız kalan zanaat: Kalaycılık

Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde bulunan Bakırcılar Çarşısı, geleneksel el sanatlarının yanı sıra artık yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan mesleklere de tanıklık ediyor.

Aynur SEVER

TİGRİS HABER - Yarım asrı aşkın süredir ateşin karşısında bakır kaplara hayat veren Adem Usta, Diyarbakır’da kalaycılık mesleğinin çırak yetişmemesi ve bakır kullanımının azalması nedeniyle unutulmaya yüz tuttuğunu söylüyor.

Bir zamanlar her evin mutfağında kullanılan bakır kapların vazgeçilmez ustaları olan kalaycılar, günümüzde mesleklerini sürdürebilmek için mücadele ediyor. Yaklaşık 60 yıldır kalaycılık yapan Adem Usta da mesleğin Diyarbakır’da giderek kaybolduğunu belirterek zanaatın geleceği konusunda endişelerini dile getiriyor.

DİYARBAKIR’DA KALAYCILIK ZANAATI NASIL YAPILIYOR?

Kalaycılık, özellikle yemek pişirmede kullanılan bakır kapların iç yüzeyinin kalayla kaplanması işlemine dayanıyor. Bakır kapların gıdayla temas eden yüzeyinin kalaylanması, geleneksel kullanımda önemli bir işlev görüyor.

Adem Usta, henüz 7-8 yaşlarındayken başladığı mesleğini yaklaşık 60 yıldır sürdürüyor. Usta, kalaycılığın ateş, yüksek sıcaklık ve yoğun dumanla mücadele gerektiren oldukça zahmetli bir zanaat olduğunu ifade ediyor.

Kalaylama işlemi, bakır kabın körüklü ocakta yüksek sıcaklıkta kızdırılmasıyla başlıyor. Ardından eritilen kalay, kızgın bakır yüzeye uygulanıyor. Usta, özel kalaylama kiti ve pamuk yardımıyla erimiş kalayı kabın iç yüzeyine eşit şekilde yayıyor. İşlem sonunda bakır kabın iç yüzeyi parlak ve pürüzsüz bir görünüme kavuşuyor.

60 YILLIK USTA: “BU İŞ ATEŞ VE DUMANLA MÜCADELE"

Mesleğe çocuk yaşta başlayan Adem Usta, yıllar boyunca ocak başında çalışarak kalaycılığın tüm inceliklerini öğrendiğini anlatıyor.

Kalaycılığın yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda sabır ve deneyim gerektirdiğini belirten usta, özellikle yüksek sıcaklık ve yoğun dumanın mesleğin en zor tarafları arasında olduğunu söylüyor.

Geçmişte kalaycı dükkânlarının yoğun ilgi gördüğünü aktaran Adem Usta, bakır kapların günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğu dönemleri ise özlemle hatırlıyor.

ADEM USTA’DAN KALAYCILIKTA SAĞLIK TAVSİYESİ

Kalaycılık mesleğini yıllarca yüksek sıcaklık, yoğun duman ve kullanılan maddelerin oluşturduğu çalışma ortamında sürdüren Adem Usta, geçmişte koruyucu ekipmanların yeterince kullanılmadığını belirtiyor.

Yıllarca maskesiz çalıştıkları dönemleri anlatan Adem Usta, kendi deneyimine dayanarak düzenli olarak yoğurt ve ayran tükettiğini söylüyor.

“O duman ve zehirli gaz doğrudan boğazımıza gidiyor. Yoğurt yemezsen bu işte duramazsın” diyen Adem Usta, mesleğin zorlu çalışma koşullarını yılların deneyimiyle anlatıyor.

Ancak yoğurt veya ayranın mesleki zehirlenmeye karşı koruyucu olduğuna dair bu kişisel deneyimin tıbbi bir öneri olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Kalaycılık gibi yüksek sıcaklık ve duman bulunan işlerde uygun havalandırma, kişisel koruyucu ekipman ve iş sağlığı güvenliği önlemleri büyük önem taşıyor.

BAKIR KAPLAR NE ZAMAN KALAYLANMALI?

Adem Usta, bakır kap kullanan vatandaşların kalaylama işlemini düzenli olarak yaptırması gerektiğini belirtiyor.

Kullanım sıklığına göre bakır kapların 3 ay, 6 ay veya en geç 1 yılda bir kalaylanması gerektiğini ifade eden usta, kabın iç yüzeyindeki kalayın zamanla aşınabileceğine dikkat çekiyor. Bakır yüzeyin ortaya çıkması durumunda kabın kullanımına ilişkin dikkatli olunması gerektiğini belirten Adem Usta, kalaylanan bakır kapların da özenli şekilde muhafaza edilmesini tavsiye ediyor.

“Kalaylanan kap adeta bir çocuk gibi özen ister. Yıkandıktan sonra ıslak bırakılmamalı, oksitlenmeyi önlemek için mutlaka kurulanmalıdır” diyen Adem Usta, bakır kapların bakımının da en az kalaylama işlemi kadar önemli olduğunu vurguluyor.

“NE ÇIRAK GELİYOR NE DE İŞİ YAPAN KALIYOR”

Diyarbakır’da kalaycılığın geleceği konusunda en büyük sorunun çırak yetişmemesi olduğunu belirten Adem Usta, gençlerin artık bu zahmetli mesleğe ilgi göstermediğini söylüyor. Çelik ve granit mutfak gereçlerinin yaygınlaşmasıyla bakır kullanımının ciddi oranda azaldığını anlatan usta, bunun kalaycılık mesleğini de doğrudan etkilediğini ifade ediyor.

“Şimdi herkes kolaylığa alışmış. Ateşin önünde bir saat kimse çalışamaz. İşi öğrenmek için büyük sabır gerek ama ne çırak yetişiyor ne de gelen kalıyor. Yanıma aldığım 4-5 çırak da işi bırakıp gitti.”

Adem Usta, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi kentlerde geleneksel üretimin ve çıraklık kültürünün belirli ölçüde devam ettiğini, Diyarbakır’da ise ustaların mesleği bırakması veya hayatını kaybetmesiyle kalaycılığın giderek yok olduğunu dile getiriyor.

“DESTEK SÖZÜ VERİLDİ FAKAT TUTULMADI”

Kalaycılığın yaşatılması için geçmişte çeşitli destek ve projeler konusunda kendilerine sözler verildiğini belirten Adem Usta, ancak bu girişimlerin devamının gelmediğini söylüyor.

Bir dönem kendilerine “Destek vereceğiz, yanınızda 10-15 kişi çalışacak, çırak yetiştireceksiniz” denildiğini aktaran usta, sonrasında ise herhangi bir gelişme yaşanmadığını ifade ediyor.

“Sonra kimse ilgilenmedi, vazgeçtiler. Şimdi ne kazancımız kaldı ne de isteğimiz.”

DİYARBAKIR’DA KALAYCILIĞIN GELECEĞİ BELİRSİZ

Diyarbakır’ın tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda onlarca yıldır sürdürülen kalaycılık, günümüzde hem ekonomik hem de kültürel açıdan zor bir dönemden geçiyor.

Bakır kullanımının azalması, çırak yetişmemesi ve mesleği sürdüren usta sayısının giderek düşmesi, Diyarbakır kalaycılığının geleceğini belirsiz hale getiriyor.

Yarım asrı aşkın süredir ateşin karşısında çalışan Adem Usta’nın hikâyesi ise yalnızca bir mesleğin değil, Diyarbakır’ın geleneksel el sanatları kültürünün de nasıl kaybolma riskiyle karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri