Şirvan Oktay GÖRER
TİGRİS HABER - Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğunun ardından Edirne Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden tahliye edilerek özgürlüğüne kavuştu. Cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’da hayatını kaybeden siyasetçi Sırrı Süreyya Önder’in mezarını ziyaret eden ve akademisyen İsmail Beşikci ile telefonda görüşen Mızraklı, akşam saatlerinde havayoluyla memleketi Diyarbakır’a ulaştı.
Diyarbakır Havalimanı’nda Mızraklı’yı CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, DEM Parti milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Cengiz Çandar, Rüştü Tiryaki, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Serra Bucak, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş coşkuyla karşıladı. 31 Mart 2019 seçimlerinde belediye başkanı seçildikten kısa süre sonra görevden alınarak tutuklanan Mızraklı, havalimanında bir araya gelen kalabalığa duygusal ve barış odaklı bir konuşma yaptı.
"SELAHATTİN BAŞKAN'IN KOKUSU GELİYOR DEDİLER"
Konuşmasına Robert Frost’un ünlü Gidilmeyen Yol şiirinden alıntı yaparak başlayan Selçuk Mızraklı, barış mücadelesine vurgu yaparak, "7 yıl oldu. İnanın hiçbir şey bu işin ne matematiğine ne fiziğine bakıyor; ruhuna, yüreğine bakıyor. Bizler o gidilmeyen yola sapanlar ama aynı zamanda 40 yılı aşkın süredir barışı, onurlu çözümü ısrarla savunanlarız. O gidilmesi gereken yol, barışın tesisidir" dedi.
Karşılama sırasında yaşanan duygusal an aktaran Mızraklı, "Ceketimi öperlerken 'Senden hâlâ Selahattin Demirtaş'ın kokusu geliyor' dediler. Zindandaki arkadaşlarımızın tamamı serbest kalmayıncaya kadar bizim boynumuz bükük kalacak" ifadelerini kullandı. Demirtaş ile vedalaşmasını da paylaşan Mızraklı, "Ayrılırken yoldaşıma, Selahattin Başkanıma sarıldım. 'Ben seni burada yalnız bırakmıyorum. Senin yüreğinde milyonların yüreği var' dedim. Onlara söz verdim; 'Önce sen çıkmalıydın' dedim ama Edirne’nin kapısında sıra olup onları da alacağımız günler gelecek" diye konuştu.
"ARTIK BU TOPRAĞA BARIŞI EKELİM"
Toplumsal barış ve helalleşme çağrısını yineleyen Mızraklı, "Beraber ekmek yedik, bu topraklara beraberce kan ve gözyaşı döküldü. Bu kan ve gözyaşına toprak doydu. Artık bu toprağa barışı ekelim, rahmetini sevgiyle besleyelim ve bu topraklardan bereket fışkırsın" mesajını verdi. Kalabalıktan gelen sloganlar üzerine barışın adresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mızraklı, sürecin şeffaf ve hukuki yürümesi gerektiğini belirterek, "Eğer samimi olarak barışı istiyorsanız öncelikli tecridi kaldırın, İmralı'nın kapılarını açın. O zaman barış çok daha kolay olacaktır" dedi.
"BARIŞ ONARIR, ÇATIŞMA SAKAT BIRAKIR"
Sözlerini bir hekim ve siyasetçi kimliğiyle sürdüren Selçuk Mızraklı, hukuk sistemine ve kayyım uygulamalarına da dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:
"Bir hekim olarak diyorum ki: Barış onarır; çatışma hırpalar, yıkar, sakat bırakır. Barış samimiyet ve hukuk istiyor. Türkiye 2015'ten sonra kaybettiği o hukuka dönmek zorundadır. Kayyım atanan belediyelere niye o kayyımlar geri çekilmez? AİHM kararları orada dururken uygulanmıyorsa bu bütün siyasetin sorumluluğudur. Huzur ve güven için hukukun öngörülebilir olması gerekiyor. Hiç kimse bir adım atmazsa bile bizler bunun için bin adım atarız."