Mitingde konuşan HDP Eş Genel başkanı Figen Yüksekdağ, "Bugün ve bugüne kadar biz hiçbir zaman bir korunma zırhına bürünerek siyaset yapmadık. Bizim dokunulmazlığımız gerçekten de yoktu. Başta kadın milletvekillerimiz olmak üzere sayısız kez saldırıya uğradılar, siyasi linç saldırılarıyla karşı karşıya kaldılar" dedi.
Diyarbakır İstasyon Meydanı'ndaki mitinge HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP Grup Başkan Vekili Cağlar Demirel, milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Sibel Yiğitalp, Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın da aralarında bulunduğu kadınlar DTK binasında toplanıp, mitingin yapılacağı alana yürüdü. Konser etkinlikleriyle başlayan ve yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı mitingde konuşan HDP Eş Gene Başkanı Figen Yüksekdağ, dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmalarına değindi.
HDP'li milletvekillerin dokunulmazlıklarını kaldırmakla korku imparatorluğu inşa edilmek istenildiğini ileri söyleyen Yüksekdağ,
Hepinizin görkemli direnişini selamlıyorum. Bugün burada özgür kadının baş eğmeyen, teslim olmayan kadının sembolü olarak birleştiniz. Direniş şehrinden Amed'in Sur'un bağrında özgürleşerek güzelleşen kadını selamlıyorum. Çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz. İşte kadınlar direnerek baharı getirdi. Halklarımızın aydınlık günlerine merhaba.
“Zulüm iktidarını ayakta tutamayacaklar”
Bugün kadınların yüreğinden Sur'a, Cizre'ye, İdil'e baş eğmeyen özgürlük sevdalılarına selam olsun. Biz onlara kan dökemeseniz demedik. Çünkü onlar kan öldürmeyi, katletmeyi iyi bilirler. Ama onların bildikleri onları kurtarmaya yetmeyecek. Bu bildikleriyle zulüm iktidarını ayakta tutamayacaklar, onlar çöktüler ve çökecekler. Bu vahşetin ortasında zor olan ayakta dimdik durmaktır. Kadın, yaşam ve özgürlük iradesine kendini adamaktır. Biz tam da yaşamın ortasında dimdik ayaktayız, bu kadınlar eğilmedi asla eğilmeyecek. Önümüze koydukları zulme karşı direniş menziline ulaşmadan durmayacağız, çünkü verdiğimiz sözler var. Kadınlara, Sêvê, Pakize, Taybet anaya, Fatma anaya sözümüz var. Cizre'de çıplak bedenini utanmazca sergiledikleri kadın arkadaşımızın direnişine sözümüz var. Sözümüz kazanma teminatımızdır.
“Diz çökmedik, çökmeyeceğiz”
Biz kadınlara verdiğimiz sözden dönmedik dönmeyeceğiz. Tarih şahidimizdir. Bugün yine aylardır Sur'daki abluka sürüyor. Cizre'de yaptıklarını yapma peşindeler. 'Sivilleri tahliye ettik' demelerine rağmen hala orada siviller var. 'Eğer diz çökmüyorsanız zorla çöktüreceğiz' diyorlar. Ama bilmedikleri bir şey var biz diz çökmedik, çökmeyeceğiz. Biz gururluyuz. 0 vahşete rağmen Cizre kadınıyla çocuğuyla bu vahşete karşı koydu. Cizre onurumuzdur. Cizre'de vahşet bodrumlarında katledilen Mehmet Tunç'un dediği gibi direnişimizle gurur duyuyoruz, ama onlar tarih sayfalarında suç ve utanç olarak yazılacak.
“Biz direndikçe onların çöktürme planı çökecek”
Onlar bu utancın hesabını verecek. Biz direndikçe onların çöktürme planı çökecek. Biz direndikçe onların tankları topları işlevsizleşiyor, hükmü kalmamıştır. Biz, yaratmak istedikleri korkuları bertaraf ettik. Onların karşısında direnen bir halk var. İşte bu yüzden korkuyorlar. Bu topraklarda kamu 'düzenini sağladık' dedikleri yerde ne yaptıklarını tüm dünya görüyor. Onların girdiği yerde 'düzen' dedikleri yerde yıkılmış evler, nehirlere dökülen cenazeler var. Bizler bunlar karşısında kadın direnişini koruyacağız. Onlar insanlık değerlerini çiğnedikçe bizler bu değerleri bayrak kuşanıp yürüyeceğiz.
“Bir araya gelen 3 kadından korktular”
8 Mart etkinlikleri yasaklandı. İzin verilen yerlerde polis ordusu arkasında çalışmalarını yürüttüler. Ev ev, kapı kapı dolaşarak kadınların alanlara çıkmamaları için tehdit ettiler. Maden düzeni sağladınız neden kadınları tehdit edecek kadar küçüldünüz ve neden korkuyorsunuz? Neden acilleşiyorsunuz? Bizler alanlara, direnişlere çıkarken siz neden orduyla alanlara çıkıyorsunuz? Birilerini korkuyla iktidarı altına almaya çalışanlar korkunun en büyüğünü yaşalar. Bir araya gelen 3 kadından korktular. Biz sözlerimizi onların yüzüne vurduğumuz için korkuyorlar. Bu korkuyla yaşayan iktidarlar vekillerimizin dokunulmazlıklarını kaldırarak korkutmaya çalışıyorlar. Biz bu iktidardan her şeyi bekliyoruz. Bunlar tam bir terör devleti olmaya gidiyorlar.
“Tüm vekillerin dokunmazlığını kaldırın”
Bu zamana kadar terörlerinin karşısında tek güç kadınlar ve bizleriz. Bu gün böyle, yarın da böyle de olacak. Eğer bir parça cesaretleri varsa bir parça siyasi ahlakları varsa tüm milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırsınlar. Kim hırsızlıktan, kim düşünden yargılanacak o zaman göreceğiz. Biz hiçbir zaman korunma zırhına yaslanarak siyaset yapmadık. Bizler hiç dokunulmazlık zırhlıyla hareket etmedik. Biz mücadele etmeyi, sizleri alt etmeyi çok iyi biliriz. Sizler o zırhlar olamadan bir adım atmazsınız. Rahat olun bizler direndikçe önümüzde hiçbir güç duramaz.
“Tarihi direnenler yazacak”
Bizler, tarihi direnenler yazacak. Onlar bir zulüm, diktatörlük tarihini yazamaya çalışıyorlar. Bir bütün bir Türkiye tarihini biz direnişimizle yazacağız. Zulüm edenler kaybedecek. Bizi tehdit eden darbenin hazırlığını yapanlardır. Yargılanmadan kurtulamayacak olanlar savaş suçu işleyenlerdir. Bu irade de halkta vardır. Geçen yıl gibi Sayın Abdullah Öcalan'ın okuyacağımız bir mesajı yok ama selamı ve desteğini biliyoruz.
“8 Mart baharın müjdesidir”
Bu iktidarın zulüm tecridini kadınlar olarak lanetliyoruz. Bu tecridi kadınların direnişi kıracak. Bizler kazanacağız. 8 Mart baharın müjdesidir. Baharı müjdeleyen alanlardan şiddete karşı özsavunma bilinciyle ayakta duran kadınlara selam olsun."
Daha sonra konuşan Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, kadınların direndiğini, mücadele ettiğini, kendilerine ölümü reva görenlere inat her geçen gün mücadelenin büyütüldüğünü söyledi.
8 Mart’ı coşku içinde karşılayamadıklarını belirten Kışanak, “Yüreğimiz yanıyor, yüreğimizin bir parçası Sur’da, bir parçası Cizre’de ve bir parçası Nusaybin’de. Kadınlar her şeye rağmen barış dediler. Kadınların barış sesine ne yazık ki savaşla karşılık verildi.” dedi. Kadınlar olarak köleliği, eve hapsolmayı ve üçüncü sınıf vatandaş muamelesi görmeyi asla kabul etmeyeceklerini vurgulayan Kışanak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz kadınlar özgürlük mücadelesinin her zaman en ön saflarında yer almaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz kadınların özgür olmadığı bir toplumun özgür olması mümkün değil. Kadınların yer alamadığı barışın onurlu bir barış olması mümkün değil. Kadınların hakları bugün en temel insan hakkıdır. Hiçbir hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. Erkek ve devlet şiddetine karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz.”
Haber-Foto: Özcan Yıldız