Diyarbakır’da “Kırkambar” gibi araştırma merkezi

Diyarbakır’da “Kırkambar” gibi araştırma merkezi

Ramazan YAVUZ-ÖZEL HABER

TİGRİS HABER - Diyarbakır’da emekli öğretmen Mehmet Ali Abakay, 45 yıldır sadece Diyarbakır’la ilgili değil, Türkiye’nin bütün kentleri ve hatta Dünya’nın bir çok ülkesiyle ilgili biriktirdiği tarihten, kültüre, musikiden edebiyata kadar on binlerce kitabı, kurduğu “Diyarbakır Şehir Araştırmaları Merkezi” nde bir araya getirerek araştırmacıların hizmetine sundu.

KİTAPLIKLARA SIĞMAMIŞ

Kayapınar ilçesindeki bir Ofis Plaza’da bulunan 3 oda 1 salondan oluşan bu merkezi geçen gün arkadaşım Mehmet Songur ile birlikte ilk kez gezdim. Buranın ismi “Şehir Araştırmalar Merkezi”. Daha önce Mehmet Songur anlatmıştı. Ancak bu denli kitap olabileceğini tahmin etmemiştim. Merkez, "Diyarbakır Şehir Araştırmaları Merkezi", "Türkiye Şehir Araştırmaları Merkezi" ve "Yüz Dünya Ülkesi Şehri " diye üç bölümden oluşuyor. Bütün odaların duvarları komple kitaplıklarla kaplanmış ve ağzına kadar dolu. Kitaplar o kadar çok ki bazı odalarda düzenli bir şekilde yerde üst üste toplanmış. Bu merkezde sadece kitap ta yok. Belgesel çalışmaları içeren CD’ler, plaklar, kasetler, yerel gazeteler, Diyarbakırla ilgili haberlerin yer aldığı ulusal gazeteler, dergiler. Yani burada bir şehrin ekonomisi, sanayisi, tarımı, ziraatı ve hayvancılığının yanında tarih, kültür, sanat, musıkî, mimarî olmak üzere her yönüyle ilgili her an lazım olabilecek kaynaklar bulunabiliyor.

Oldukça büyük emek gerektiren bu merkezi, Diyarbakırlı Araştırmacı ve tezkire uzmanı olan Ali Emiri’yi kendisine şiar edinen eğitimci ve yazar Mehmet Ali Abakay oluşturmuş. Mehmet Ali Abakay, 25 yıl öğretmen ve idarecilik yaptıktan sonra emekli olmuş. Kaynak kitapları toplama merakı ise henüz 17 yaşındayken başlamış. Üniversiteye adım atar atmaz “emekli olunca ne yapabilirim” diye düşünerek öncelikle Diyarbakır’ı merkezine almış. İlk olarak Diyarbakırlı tarihçiler, şairler, yazarlar, düşünürler, sanatçılar, musiki ustalarının yazdıkları kitapları okumuş ve ardından biriktirmeye başlamış. Diyarbakırla ilgili hemen her alanda kaynak kitap ve belge biriktirirken ülkenin diğer kentlerine de yönelmiş. Zaten bir kez böylesi işe merak saldınız mı artık duramıyorsunuz. Sadece Diyarbakır değil Türkiye’nin diğer illerindeki sahafları sürekli gezmiş. Zamanla sahaflar da onu tanıdığı ve bu merakını bildiği için satışlarda kolaylıkta sağlamışlar ona. Yıllar yılı bir seyyah gibi ülkenin bütün illerini gezmiş, tıpkı Diyarbakır’la ilgili olduğu gibi kaynak kitapları toplamış. Çalışmaları zamanla sadece Türkiye değil, ülke sınırları dışına da taşmış. Dünya’daki 100 ülkeyle ilgili kaynak kitaplar toplamış.

1 DAİRE, 2 DEPO KİRALAYIP BİRİKTİRMİŞ

Kaynak kitapları ilk önce evinde toplayan Mehmet Ali Abakay, odaların kısa sürede kitaplarla dolup adım atılamaz hale geldiğini görünce bir daire kiralayıp kitaplarını burada bir araya getirmiş. Bir süre sonra kiraladığı daire yetersiz kalınca ardı ardına 2 depo daha kiralamış. Yani 45 yıl büyük emeklerle topladığı ve gözü gibi baktığı kitapları kiraladığı 1 daire ve 2 depoyu dizayn ederek biriktirmiş.

200 BİN KİTAPLIK DEV ARŞİV

Mehmet Ali Abakay, okulda bir tarafta öğrencilerine ders verirken, mesai dışındaki bütün zamanını bu kaynak kitapları okumaya ve toplamaya ayırmış. Kitap sayısı önce binler, sonra on binleri bulmuş. Dediğine göre yılda topladığı kitap sayısı 2000-3000 bini, emekli olduğunda ise toplam rakam 200 bini bulmuş. Abakay, bir taraftan da yerel ve uluslararası bazı gazete ve dergilere de yazılar yazmış. Mesela Diyarbakır’ın ağırlıklı olarak tarihi, kültürel ve sosyal dokusunu yazılarına taşırken, tarihi yapıların restorasyon çalışmalarında gördüğü aksaklıklar, yanlışlıkların düzeltilmesi için de sürekli yetkililere çağrıda bulunmuş.

“ÖMRÜMÜ ALDI”

Kendisini ziyaretimde büyük bir heyecanla Şehir Araştırmaları Merkezi’ni gezdiriyor. Hangi oda da hangi kitaplar bulunduğunu, topladığı gazete ve dergileri göstererek içeriklerini anlatıyor. Kendisine “bu kadar kitabı, belgeyi nasıl topladın ?” diye soruyorum, “Ömrümü aldı” diyor. Hakikaten de bu kadar kitabı toplamak, yıllarca yıpranmasın diye korumak oldukça zor iş.

EMEKLİ TAZMİNATINI DA BU İŞE HARCAMIŞ

Sohbetimizde, bu çalışmaları yaparken hiçbir yerden destek almadığını tamamen kendi imkanlarıyla gerçekleştirdiğine değinen Abakay, emekli tazminatının büyük bölümünü de bu işe harcadığını kaydediyor. En büyük yardımcılarının sahaflar olduğuna dikkat çeken Abakay, “ Kitaplar fiyatı pahalı olmasına rağmen sahaf arkadaşlar kolaylık gösteriyordu. Sahaflardan epeyce kitap topladım. Topladığım kitapları önce evde biriktirmeyi düşündüm. Ancak baktım olacak gibi değil. Bir daire ardından da 2 depo kiraladım ve orada biriktirdim. 45 yıllık emekle yaklaşık 200 bin kitap topladım. Öğretmenlik yaparken topladığım bunca kitabın heba olmaması için aklımda hep böylesi bir merkez kurmak vardı ve bunu çok şükür gerçekleştirdim. Tabi emekli olduktan sonra tazminatımın büyük kısmını da bu işe harcadım. Çocuklarım da sağ olsun yardımcı oldular” diyor.

Şehir Araştırmaları Merkezi’nde bir şairin, yazarın eserini, doğduğu şehrin kitapları bölümünde değerlendirdiklerini kaydeden Abakay, “Bu bir biyografi olur, hakkında yazılan eser olur, yazdığı çalışmalar olur. Şairlerin zaten çizgisi belli. Ama ‘Yazar’ derken eğitimci olur, politikacı olur, sanat tarihçisi olur, akademisyen olur. Onları da kendi içlerinde tasnif ediyoruz” vurgusunu yapıyor.

DİYARBAKIRLI YAZAR VE ŞAİRLERİN 600' Ü MERKEZDE MEVCUT

Merkezde bir şehrin A’dan Z'ye tanıtımını esas alan tarih, kültür, sanat, edebiyat, musiki, mimari olmak üzere her alanda kitapların kaynak olarak mevcut olduğunu belirten Eğitimci ve Yazar Mehmet Ali Abakay, konuşmasına şöyle devam ediyor;

“Diyarbakır bölümümüzde Şevket Beysanoğlu'nun tüm kitapları, İhsan Fikret Biçici'nin, Süleyman Nazif'in, Ali Emiri’nin, Ahmed Arif'in, Ziya Gökalp'in eserleri yanında Hattat Hamit Aytaç'la ilgili yazılan kitaplar, İhsan Işık, bunun beraberinde Esma Ocak olmak üzere 600'den fazla Diyarbakırlı şair ve yazarın kitapları ya tümüyle mevcut ya da temin edebildiğimiz ölçüde yer alıyor. Diyarbakır'da kurulan beylikler, Diyarbakır'la ilgili kurulan devletler ve burada hangi milletler yaşıyordu, hangi inanca mensup gruplar varsa Yezidiler, Keldaniler, Asuriler, Süryaniler, Ermeniler, Kürtler, bunun yanında Yahudiler olmak üzere değişik inanç gruplarının kaynaklarını içermesi için özel bölüm hazırladık.

“CANLI HAFIZA MERKEZİ”

Tabii bu çalışmalar yapılırken kitap ayrımında bulunmadık. Tez ve anti-tez üzerine çalışmalar yaptık. Bir kitapta övülen bir beylik varken öbür kitapta yerilen beylik haline dönüşüyor. Bunlar inançlar için de aynı şekilde devam ediyor.Şehir Araştırmaları bölümümüzde sadece 80 şehir değil, bunun yanında Osmanlı Devleti, Selçuklu Devleti, diğer devletler, beylikler olmak üzere bir özel bölümümüz var. Merkezimiz adeta bir ‘Canlı Hafıza Merkezi’ konumunda.

“DÜNÜ BUGÜNE, BUGÜNÜ YARINA TAŞIYOR”

Burada ansiklopedi bölümümüz de mevcut. Sinema kitaplığımız var, ekonomi kitaplığı, sözlük, felsefe, mimarî, musıkî olmak üzere geniş bir yelpazede kaynaklarımız yer alıyor. Şehrin ekonomisi, sanayisi, tarımı, ziraatı ve hayvancılığının yanında tarih, kültür, sanat, musıkî, mimarî olmak üzere her yönüyle bizim merkezimizde bir şehre dair her an lazım olabilecek kaynaklar mevcut. Bu kaynaklar dünü bugüne, bugünü de yarına taşıyor”

“BURASI KÜTÜPHANE STATÜSÜNDE DEĞİL”

Şehir Araştırmaları Merkezi’nin Akademik alanda araştırma yapan kişilere açık olduğunu da duyuran Mehmet Ali Abakay, ancak buranın bir kütüphane statüsüne sahip olmadığı uyarısı da yapıyor. Abakay, “ yaptığınız bir araştırma ile ilgili size bir kitap lazım olursa nezaketen kitabı bırakırız önünüze. İlgili sayfalar varsa fotoğraflarsınız. Fakat bir konu hakkında 150-200 tane kaynağı bir masaya yığarsak, haftalarca gelip gitmeler olur. Buna şu anda imkanımız el vermiyor. Bir konu olursa çalışanlarımız araştırır, fotoğraflar, bilgisayar çıktısını alır. Bir konu için bazen 500-600 sayfa bir bilgisayar çıktısı da oluşabilir. Bu çıkarılıp şahsa verilir” dedi.

“YER SIKINTISI ÇEKİYORUZ”

Mevcut merkezin kendilerine yetmediğine de dikkati çeken Mehmet Ali Abakay, Diyarbakır Şehir Araştırmaları Merkezi bağımsız bir bölüm olmalı. En az 1000 metrekarelik yer ihtiyacı söz konusu. Yetmiyor burası. Çünkü bir kitaplıkta üç kitap dizgisi var. Yüzlerce kitaba halen yer bulamadık ve odalarda yığınlarla öylece duruyor. 1000 Metrekarelik kapalı bir alan, 1000 metrekarelik de sosyal donatı alanların olması gerekir. İleride imkânımız olursa niyetimiz bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Umarım ilerde 2000-3000 metrekarelik alanla Dünyaya açılan bir pencere olacak bu merkez” diyerek sözlerini tamamlıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri