Diyarbakır’daki 50 milyonluk vurgun soruşturması tamamlandı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Vali, kaymakam, yargı ve emniyet mensupları gibi birçok kamu çalışanlarının birikimlerini emanet ettiği 50 milyonluk kuyumcu vurgunuyla ilgili soruşturmayı tamamladı.

Norşin Öncel - Özel

TİGRİS HABER - Savcılık hazırladığı iddianamede, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık Zülfikar Ortaç, Z. O. ve S. A. hakkında 51 kez 2 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Savcılık, dolandırıcılık suçuna yardım eden, sanık Tamez Adıgüzel, Fatma Aydın, Mustafa Ortaç ve Rauf Tulpar hakkında ise 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarını talep etti.

Diyarbakır’da tarihe geçen 50 milyonluk kuyumculuk vurgunu ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, geçtiğimiz yıl aralarında Vali, kaymakam, yargı ve emniyet mensupları gibi birçok kamu çalışanlarının birikimlerini emanet ettiği kuyumcularla ilgili soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede 51 mağdur olarak yer alırken, paralarını kaptıran kamu çalışanlarının kuyumculardan şikayetçi olmaması dikkat çekti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, mağdurların beyanlarına yer verildi.

27 kilogram altın vereceğiz

Mağdurlardan Mehmet Eren verdiği beyanda, “Uğur 2 Kuyumculuk isimli iş yerini işletiyorum. Zerya Nuzar Gold Kuyumculuk isimli iş yerinin sahipleri olan Z. O. , Z. O.ve S. A. ile görüşüyorduk. Bu şahıslar bana elimdeki parayı altına çevirebileceklerini söylemeleri ve daha önceki işlemlerinden dolayı nezdinde güven bırakmış olmaları nedeniyle 16 Haziran tarihinde 12. 390. 035,45 TL para verdim. Bu para karşılığında bana 27 kilogram külçe atlın vereceğini söylediler. 22 Haziran günü bir tanıdığım telefonla arayarak Zerya Kuyumculuk iş yerine gittiğini ve iş yerinin boşaltılmış olduğunu söyledi. Bu bilgi üzerine şahısları aradım ama ulaşamadım. Bu şekilde dolandırıldığımı anladım. Bunlardan şikayetçiyim” dedi.

Sanık ifadelerinin de yar aldığı iddianamede, olay sonrası sanıkların malvarlıklarının tespiti için tapu müdürlükleri, bankalar, SGK ve diğer resmi kurumlar nezdine gerekli yazışma ve araştırmaların yapılarak elde edilen bilgilerin rapor haline getirilerek dosyaya konulduğu belirtildi.

Adıgüzel ve Ortaç’lar ortak

Savcı, müşteki beyanları, şüpheli savunmaları, arama tutanakları, kolluk tutanakları, raporlar, güvenlik kamera, Mobese ve PTS kayıtlarına ilişkin çözümler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şüpheliler Z. O. , Z. O. ve S. A. Zerya Kuyumculuk isimli iş yerini birlikte işleten ortakları oldukları, diğer şüpheliler Mustafa Ortaç, Tamer Adıgüzel ve Fatma Aydın’ın SGK kayıtları kapsamında iş yeri çalışanı, şüpheli Rauf Tulpar'ın ise SGK kaydı olmadan iş yeri çalışanı olduğunu tespit etti.

Müşterilerde yersiz bir güven oluşturdular

Hazırlanan iddianamede, Zerya Kuyumculuk iş yerini ortak olarak işleten , Z. O. ve S. A. iş yerine gelen müştekilere altın ve döviz fiyatlarının düşmesi durumunda alım yapacaklarını, yükselmesi durumunda satım yapacaklarını, bu şekilde yaptıkları al-sat işleminden yüksek kar elde edeceklerini, elde edilecek kârı kendilerine ödeyecekleri şeklindeki söylemlerde bulunarak müştekilerin iradelerini ifsad edip hile ile aldatarak onlarda yersiz bir güven oluşturmalarını tespit etti.

Hesaplarındaki paraları çektiler

Hazırlanan iddianamede, 2020 yılının Ocak ayından itibaren hesap hareketlerinin aylık olarak arttığı, özellikle 2020 yılı Mayıs ayındaki hesap hareketliliğinin 2019 yılı toplam hesap hareketlerine yakın olduğu, şüpheli Zülfikar Ortaç'ın 2020 yılı Mayıs ayında kendi hesabından 9.338.000,00 TL nakit para çektiği, 2020 yılı Haziran ayında ise 3.300.000,00 TL nakit para çektiğinin görüldüğü, şüpheli Z. O. 2020 yılı Mayıs ayında kendi hesabından 2.950.000,00 TL nakit para çektiği, 2020 yılı Haziran ayında ise 875.000,00 TL nakit para çektiği, şüphelilerin 23/06/2020 tarihi itibariyle hesaplarını sıfırladıklarını belirledi.

Paraları valize doldurup götürmüşler

Savcı, “Zerya Kuyumculuk iş yerine ait güvenlik kamera kayıtları, KGYS Kamera kayıtları incelendiğinde olay günü şüpheli Z. ve S. sabah Zerya Kuyumculuk iş yerine geldikleri, diğer şüpheliler ile birlikte iş yerinin vitrininde bulunan ziynet eşyalarını, iş yerindeki kasalarda bulunan ziynet eşyaları, döviz ve paraları toplayarak valize doldurdukları, iş yeri bilgisayarının da sökülerek valize konulduğu, şüpheli Rauf Tulpar'ın söz konusu valizi alarak iş yeri önündeki aracın bagajına yerleştirdiği, daha sonra Z. aynı araca bindiği ve şüphelilerin araçla oradan uzaklaştılar. Şüpheli Serdar'ın da iş yerinden çıkarak ayrıldığı, daha sonra şüphelilerden Fatma Aydın'ın elinde ziynet eşyası olduğu değerlendirilen çantalar ile Zerya Kuyumculuk iş yerinden çıkarak uzaklaştığının görüldüğü, böylelikle hile ile temin edilen paraların kaçırılarak dolandırıcılık suçunun haksız menfaat aşamasının da tamamlandığı” belirtildi.

Temin ettikleri haksız kazancın 50 milyon TL’den fazla

Şüpheliler Z. , Z. ve S. birlikte hareket ettiklerini ifade eden Savcı, “şüphelilerin kuyumculuk iş yerini işletmeleri nedeniyle Türk Ticaret Kanunu gereğince Tacir oldukları, şüpheliler Z. , Z. ve S. eylemlerinin aynı suçu işleme fikir ve kararlılığı içerisinde iştirak halinde hareket etmek suretiyle müştekilerden kâr elde edecekleri yönünde kanaat uyandırarak oluşturdukları güven duygusuyla müştekileri aldatıp müştekilerden aldıkları ziynet eşyası, döviz ve paraları kendilerine çıkar sağlamak amacıyla uhdelerine geçirmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemiş oldukları, şüphelilerin eylemlerinin normal bir ticari faaliyet olmadığı, müştekilerden para ya da ziynet eşyası almak için aktif olarak hareket ettikleri, müştekilerin bu işten karlı çıkacaklarına dair beyanlarda bulundukları, müştekilerin bir kısmına para ya da altın teslimi sonrası bir miktar para vererek güya kazanç sağladıkları şeklinde yersiz bir algı oluşturdukları, ancak asıl amaçlarının müştekilerden daha çok para almak ya da paralarının geri talep edilmesini engellemek olduğu, şüpheliler bu şekilde hareketle müştekilerden büyük miktarlarda haksız kazanç sağladıktan sonra altın ve paraları iş yerinden kaçırdıkları, eğer müştekilerle şüpheliler arasındaki ilişki normal bir ticari ilişki olsa idi şüphelilerin paraları ve ziynet eşyalarını iş yerinden kaçırmak, bankalardaki hesapları sıfırlamak yerine mağdur olanların alacaklarını tamamen ya da kısmen karşılamak iradesini gösterebilecekleri, ancak tamamen bu anlayışa aykırı olarak hileli hareketlerle elde ettikleri paraları kaçırarak haksız kazanç sağladıkları, şüphelilerin 51 kişi olan müştekilerden hile ile temin ettikleri haksız kazancın 50 milyon TL'den fazla olduğu, normal bir tacirin bu kadar paranın karşılığını bulundurmak suretiyle basiretli bir tacir gibi tedbirli davranmak yerine paranın tamamını ve ziynet eşyalarını kaçırarak, banka hesaplarını sıfırlayarak olayın başından sonuna kadar dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerini gösterdikleri, diğer şüpheliler Mustafa, Fatma, Tamer ve Rauf'un ise eylemleri ile Z. , Z. ve S. üzerlerine atılı suçları işlemelerine ve suç işlendikten sonra altın ve paraların kaçırılmasına yardım etmiş oldukları, böylelikle şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suçtan dolayı kamu davası açılabilmesi için gerekli olan yeterli şüphenin oluşmuş olduğu anlaşılmıştır” denildi.

Savcı toplam 350 yıl ceza istedi

Savcılık hazırladığı iddianamede, ‘Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı’ suçundan sanık Z. O. , Z. O. ve S. Adıgüzel hakkında mağdurlara karşı 51 kez 2 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Savcılık, dolandırıcılık suçuna yardım eden, sanık Tamer Adıgüzel, Fatma Aydın, Mustafa Ortaç ve Rauf Tulpar hakkında ise 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarını talep etti.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (8)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Diyarbakır Haberleri