TİGRİS HABER - Tanrıkulu, silahların yakılmasıyla verilen mesajın tarihi önem taşıdığını belirterek, kalıcı barışın ancak demokratikleşme, hukukun üstünlüğü ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını söyledi.
Tanrıkulu, geçmişte yaşanan çatışmasız dönemin toplum açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Tanrıkulu, 11 Temmuz’da gerçekleştirilen törende silahların yakılmasının sembolik ve tarihi bir anlam taşıdığını belirten. Tanrıkulu, Silahların gömülmesi ya da teslim edilmesi yerine yakılmasının, şiddetin bir yöntem olarak geride bırakılması yönünde güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi.
Tanrıkulu, geçen bir yıl içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyonun çalışmalarını ve hazırlanan raporu önemli bulduklarını belirterek, raporda çatışmanın sona erdirilmesi, çerçeve yasa hazırlanması, demokratikleşme, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına ilişkin önerilerin yer aldığını hatırlattı.
Ancak bu alanlarda beklenen ilerlemenin sağlanamadığını dile getiren Tanrıkulu, 2025 ve 2026 yıllarında hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, temel hak ve özgürlükler ile siyasi katılım konusunda geriye gidiş yaşandığını savundu.
İnsan Hakları Derneği’nin son raporuna da değinen Tanrıkulu, son 21 aylık sürecin demokratikleşme ve insan hakları açısından yeterince değerlendirilemediğini öne sürdü.
Diyarbakır’dan Ankara’ya çağrıda bulunan Tanrıkulu, kalıcı barışın ancak demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını ifade etti. Çerçeve yasa hazırlanırken siyasi partilerin ve toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin alınması, müzakere sürecinin ise şeffaf ve kapsayıcı biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.