Dolunay Bize Ne Anlatıyor?

Gülfidan HADDAD

Sabah gazetenizi açtığınızda gözünüzün ilk kaydığı yerlerden birinin bu köşe olduğunu biliyorum. Kimimiz "Astrolojiye pek inanmam ama yine de bir bakayım" der, kimimiz ise günün ilk adımlarını gezegen açılarından aldığı cesaretle atar. Ancak gelin bu hafta klişeleşmiş, matbu kehanetleri bir kenara bırakalım; gökyüzünün gerçek matematiğine ve şu günlerde hepimizin üzerinde hissettiği o görünmez baskının somut kaynaklarına bakalım.

Son dönemde etrafınızdaki herkesin sebepsiz bir tahammülsüzlükten, bir anda tıkanan iletişim kanallarından ya da tam bitti derken aksayan işlerden şikayet ettiğini fark etmişsinizdir. Bu durum kişisel bir kısmetsizlik değil, tam aksine gökyüzündeki kozmik trafiğin doğrudan yansımasıdır.

Zira Merkür’ün geri harekete geçtiği retro dönemlerinde zihnimiz adeta yoğun bir sis tabakasının içinde ilerler. Böyle zamanlarda radikal kararlar almak, altına imza atılacak yeni sözleşmelere girişmek ya da çoktan rafa kalkmış tartışmaları yeniden açmak hüsranla sonuçlanmaya adaydır. Evren bu süreçte bize açıkça fren yapmamızı, dönüp arkamıza bakmamızı ve yarım bıraktığımız hesapları kapatmamızı söyler. Yıllardır görmediğiniz bir dostun aniden karşınıza çıkması ya da çekmecelerin dibinde unutulmuş bir evrakın tekrar gündeme gelmesi tesadüf değildir; gökyüzü önünüzü açmadan önce geçmişin tozunu almaktadır.

Tüm bunlar yaşanırken bir yandan da su grubunun o derin, sezgisel ve sarsıcı temasında şekillenen Dolunay etkisini hissettirmeye başlıyor. Dolunaylar doğası gereği saklı olanı görünür kılan, bastırılmış duyguları su üstüne çıkaran kozmik ışıldaklardır. "Aman huzurumuz kaçmasın" diyerek alttan aldığınız, muhatabına söyleyemeyip içinize attığınız ne varsa bu dönemde patlamaya hazırdır. İkili ilişkilerde havada kalan yarım yamalak konuşmalar ve iş hayatında bir süredir netleşmeyen belirsizlikler artık kaçınılmaz bir berraklığa kavuşmak zorunda kalacaktır.

Peki, gökyüzünün bu denli sert ve hareketli olduğu bir virajda nasıl hareket etmeliyiz? Gezegenler bize hazır reçeteler sunmaz, sadece yolun durumunu bildirir; dümende duran her zaman sizsiniz. Ağzımızdan çıkacak kelimeleri iki kez tartmamız gereken, yanlış anlaşılmaların havada uçuştuğu bir haftadayız. Finansal risklerden kaçınmak, büyük bağlayıcılığı olan kararları mümkünse birkaç hafta ertelemek ve en önemlisi zihnimizi size yük olan karmaşalardan arındırmak en sağlıklı yol olacaktır. Gökyüzü fırtınalıyken yapılması gereken en akıllıca şey rüzgara karşı koşmak değil, limana çekilip geminin eksiklerini tamamlamaktır.

Yıldızların rehberliği ve ışığı yolunuzu aydınlatsın. Sağlıkla, sükunetle ve farkındalıkla kalın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.